Ekonomist Erkan Okandan, Temmuz ayında yüzde 2,90 olarak açıklanan enflasyonun, 2026’nın ilk yedi ayında yüzde 20,34’e, yıllık bazda ise yüzde 38,10’a ulaştığına dikkat çekti. Yüksek enflasyonun ülkede kronikleştiğini belirten Okandan, 2027 yılı için öngörülen yüzde 18’lik enflasyon hedefini “iyimser ötesi” olarak nitelendirdi. Enflasyonla mücadelenin siyasi irade ve bilimsel yaklaşımla mümkün olduğunu vurgulayan Okandan, “Bu ülke yüksek enflasyona mahkûm değildir” dedi.
Okandan, enflasyonun nedenlerinin sorgulanması ve çözüm üretilmesi gerektiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
TÜM DÜNYADA ENFLASYON VAR DEĞİL Mİ? VARSIN BİZDE DE OLSUN!!! DİYE GEÇELİM Mİ? YOKSA NEDENLERİNİ SORGULAYIP ÇARELER ÜRETELİM Mİ?
İstatistik kurumu TEMMUZ ayı enflasyonunu bir önceki aya göre %2,90 olarak açıkladı.
Yapılan açıklama sonrasında 2026 yılının 7 aylık enflasyon toplamı önceki yılın ARALIK sonuna göre %20,34 olarak gerçekleşti.
GRAFİĞİMİZDEN DE GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE SON 1 YILLIK ENFLASYON RAKAMIMIZ İSE %38,10 OLDU. VE BİRİNCİLİĞE OTURDUK !!!!
Bugün açıklanan yıllık enflasyon rakamımız %38,10 verisinden sonra KKTC olarak %35'in altındaki yıllık enflasyon rakamını ülke olarak,
TAM 57 AY ÖNCE KASIM 2021 TARİHİNDE %27,39 OLARAK GÖRMÜŞTÜK,
Yani bu sene ana sınıfa başlayacak bebelerin doğduğu 57 ay önce %35'in altında olmuştu ????
Bu noktada üzülerek belirtmek zorundayım ki ülkemizdeki ENFLASYON buradan tekrar etmeye gerek yok ama artık KRONİK bir hal almıştır diyebiliriz. Bu durumu destekleyen bir diğer veri de,
2025 YILI ENFLASYON ORTALAMASININ %39,99
2026 YILI 7 AYLIK ENFLASYON ORTALAMASININ %38,43 ve BUGÜN AÇIKLANAN 1 YILLIK %38,10 ENFLASYON RAKAMLARININ ÇOK YAKIN OLMASINI SÖYLEYEBİLİRİZ.
Bu veriler ışığında DPÖ tarafından 29 Temmuz tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 2026-2028 OVP raporunda 2027 yılı için öngörülen yıllık %18 enflasyon öngörüsünün bulunduğumuz coğrafyadaki olumsuz gelişmeler ve özellikle kullandığımız para birimi TL'nin değerli olması nedeniyle belki kısa vadede değil ama er veya geç devalüe edilme riski nedeniyle iyimser değil, iyimser ötesi bir rakam olduğunu üzülerek tekrardan vurgulamak isterim.
Grafiğimizden de görüldüğü üzere Temmuz ayı itibariyle AB 27 ülkelerinin enflasyon ortalaması %3,0 ve Eurozone yani Euro bölgesi ortalama enflasyonu %2,9 olurken,
KKTC'DE SADECE 1 AYLIK TEMMUZ AYI ENFLASYONU %2,9 OLDU
Yüksek enflasyonun bir ülkede gelir dağılımını bozduğu, kayıt dışı ekonomiyi artırdığı, bütçe açıklarını kapatmak için hükümetlerin dolaysız vergiler yani direkt kazanç üzerinden değil de dolaylı yani geliri ne olursa olsun herkesin aynı oran/miktarda vergiler aracılığıyla kapatmaya çalıştığını göz önüne alırsak ve en önemlisi KKTC merkezi bütçesinin en büyük/katı gider kalemi olan maaş nitelikli transfer giderlerinin çalışanların/emeklilerin geriden de olsa satın alma gücünü korumak için yasa gereği EŞELMOBİL ile düzenlendiğini yani enflasyona duyarlı bir gider bütçesi olduğunu dikkate alırsak ileriye dönük iyimser olmak sanırım çok zor olacaktır.
Bugün basında çıktığı kadarıyla Sn. Maliye Bakanının ''gelirlerimizi artırdık'' açıklamasını sosyal medyadan okudum. Doğrudur arttı.
PEKİ GİDERLERİMİZ NE KADAR ARTTI?
BÜTÇE AÇIKLARIMIZ NİYE ARTIYOR?
YÜKSEK ENFLASYONUN BUNA KATKISI NEDİR?
ENFLASYONU MAKUL SEVİYELERE İNDİRMEK GEREKMEZ Mİ?
TL KULLANDIĞIMIZ SÜRECE BU MÜMKÜN MÜ?
Bu sorulara hazır koalisyon hükümetimizin başlattığı çalıştay süreci içerisinde cevap verilerek çözümler üretilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Tabii ki bu sorulara sadece hükümetin büyük ortağı değil, Ülkeyi yönetmeye talip olan tüm siyasi partiler çare bulup cevap vermek zorundadır. Aksi halde bu ülkede YÜKSEK ENFLASYON ve onun detaya girmeden yukarıda yazdığım sorunlarını yaşamaya devam edeceğiz.
SON SÖZ: BU ÜLKE YÜKSEK ENFLASYONA MAHKUM DEĞİLDİR. SİYASİ İRADE ve TABİİ Kİ BİLİMSEL YAKLAŞIMLA BUNUN ÜSTESİNDEN GELİNEBİLİR.