Uğradığı silahlı saldırı sonucu 6 Temmuz 1996'da katledilen YENİDÜZEN gazetesi yazarı- araştırmacı Kutlu Adalı, 30’uncu ölüm yıl dönümünde kabri başında anılacak.
Kutlu Adalı anısına, Kutlu Adalı Vakfı ve YENİDÜZEN Gazetesi tarafından düzenlenecek anma töreni, yarın, saat 09.30’da Adalı'nın Lefkoşa Mezarlığı'ndaki kabri başında gerçekleştirilecek.
Etkili soruşturma yok
6 Temmuz 1996’da geceleyin evinin önünde kurşunlanarak öldürülen YENİDÜZEN yazarı Kutlu Adalı’yı öldüren katillerle ilgili hiçbir zaman etkili bir soruşturma yapılmamış, Meclis’te Kutlu Adalı cinayetini ve bu cinayetin Türkiye’deki Susurluk skandalıyla bağlantılarını araştırmak üzere kurulan araştırma komiteleri de, polisin sivil makamlara bağlı olmayışı ve bu nedenle etkili işbirliği yapmayışı nedeniyle herhangi bir sonuca ulaşamamıştı.
Kutlu Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili olarak Türkiye’ye karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava açmış ve bu davayı kazanmıştı. Ancak bu dava dahi, bu “faili meçhul” cinayetin aydınlatılması için yeterli olmadı.
Kutlu Adalı öldürülmeden önce, Sivil Savunma Teşkilatı’ndan bazı görevlilerin karıştığı St. Barnabas baskını hakkında yazılar yazmış ve çeşitli ölüm tehditleri almıştı.
Kutlu Adalı öldürüldüğü zaman, Susurluk çetesinin elemanlarından ülkücü Abdullah Çatlı’nın adada bulunduğu da belirlenmiş olduğu halde, polis bu konularda kamuoyunu tatmin edecek etkili bir soruşturma yapmakta yetersiz kalmıştı.
Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili YENİDÜZEN’de yazılar yazan emekli polis yetkililerinden Tema Irkad da, bu yazılarıyla ilgili olarak askeri mahkemede yargılanmıştı.
İtiraflardan sonra da soruşturma ilerlemedi
2021 yılında da bazı çevreler cinayetle ilgili itiraflarda bulunmuş, kimi isimlere dair bilgileri kamuoyuna açıklamıştı. Bu itirafların ardından geçen 3 yılda cinayet soruşturmasının ileriye taşınması için eylemler yapılmış, Polis Genel Müdürlüğü göreve davet edilmişti.
Bu kapsamda son olarak geçtiğimiz yıl Sedat Peker, Atilla Peker ve Mehmet Korkut Eken hakkında, KKTC polisi tarafından tutuklama emri çıkarıldığı açıklanmıştı. Tüm bu gelişmelere rağmen soruşturmada yol alınamamıştı.
Kutlu Adalı Vakfı ve YENİDÜZEN Gazetesi:
“Bu dava bizim için kapanmamıştır!”
“Kutlu Adalı, kalemiyle bu coğrafyanın bağımsızlığı, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi ve barış içinde bir gelecek kurabilmesi için yılmadan mücadele etmiştir. Tam 30 yıl önce sıkılan o hain kurşunlar, sadece Adalı’yı değil; bu topraklardaki düşünce özgürlüğünü, çok sesliliği ve adaleti de hedef almıştır.
Evinin önünde sinsice katledilen Kutlu Adalı’yı aramızdan koparan katillerle ilgili hiçbir zaman etkili bir soruşturma yürütülmemiştir. Adalı, öldürülmeden önce Sivil Savunma Teşkilatı’ndan bazı görevlilerin karıştığı St. Barnabas baskını hakkında cesurca yazılar yazmış ve bu nedenle çeşitli ölüm tehditleri almıştır. Cinayetin işlendiği dönemde, Türkiye’deki Susurluk çetesinin elemanlarından ülkücü Abdullah Çatlı’nın adada bulunduğu belirlenmiş olmasına rağmen, polis kamuoyunu tatmin edecek adımları atmakta yetersiz kalmıştır.
Cumhuriyet Meclisi’nde bu karanlık cinayeti ve Susurluk skandalıyla olan bağlantılarını araştırmak üzere kurulan komiteler; polisin sivil makamlara bağlı olmayışı ve bu nedenle etkili bir iş birliği yapmaması sebebiyle somut bir sonuca ulaştırılamamıştır. Eşi İlkay Adalı’nın açtığı davada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’yi mahkûm etmiş olsa da bu karar dahi faili meçhul bırakılan bu cinayetin aydınlatılmasını sağlayamamıştır. Geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkan yeni itiraflar, ifşaatlar ve isimlere rağmen kurumsal sessizlik ve cezasızlık kültürü sürdürülmektedir.
Bu dava bizim için kapanmayacaktır.
Aradan geçen koca otuz yıla, değişen hükümetlere ve ortaya çıkan onca yeni itirafa ve delile rağmen, cinayetin üzerindeki sis perdesinin bilinçli olarak aralanmaması kabul edilemez bir gerçektir.
Bizler, Kutlu Adalı Vakfı ve YENİDÜZEN gazetesi olarak, ilk günkü kararlılığımızla haykırıyoruz: Bu cinayetin arkasındaki karanlık odaklar açığa çıkarılana, azmettiriciler ve failler adalet önünde hesap verene kadar bu dava bizim için kapanmayacaktır. Cezasızlık kültürünün bu topluma kanıksatılmasına asla izin vermeyeceğiz. Polis Genel Müdürlüğü başta olmak üzere tüm yetkili makamları bir kez daha göreve davet ediyoruz.
Kutlu Adalı’nın bıraktığı onurlu miras; kalemiyle, fikirleriyle ve açtığı aydınlık yolla YENİDÜZEN sayfalarında ve bu halkın belleğinde yaşamaya devam ediyor. Onu susturduğunu sananlar, her 6 Temmuz’da Adalı’nın düşüncelerinin ne kadar ölümsüz olduğunu bir kez daha görmektedir.
Adalı’nın barış ve demokrasi meşalesini gelecek nesillere taşımak, her şeyden önce bu topluma ve tarihe karşı sorumluluğumuzdur.
Kutlu Adalı’yı katledilişinin 30’uncu yılında bir kez daha sevgi, saygı ve minnetle anıyor; adaletin yerini bulacağı güne kadar sesimizi yükseltmekten vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”