“Ben LŞA G-18, gözüm üzerinizde!”

MOBESE'lerle gelen çirkinlik…

Hasan YIKICI

Serin bir Lefkoşa akşamüzerinde, çarşı esnafı yaz yorgunluğu eşliğinde kepenklerini kaparken, sokak aralarında kediler pineklerken, gökte kuşlar dairler çizerken güneşin batışını uğurlayıp gecenin gelişinden kaçarken, tam da kiliseden uyarlanmış caminin tüm tarihsel heybeti ile karşılaşacağınız sırada, önünüze soğuk, çirkin ve itici bir demir yığını çıkar.

“Merhaba” bile demez, LŞA G-18 isimli demir yığını; gözü bedeninizde, tüm çirkinliğini sokaklara kusacak gibidir. Üzerinize çöken küstah bakışlarını hissederek önünden geçip gidersiniz. Geride bıraktığınızda içinizde hafif bir rahatlama, ama aynı zamanda hafiften hafife dalgalanan bir de huzursuzluk çoğalır… Ta ki bir diğerine denk gelene kadar.

***

Kıbrıs'ın kuzeyinde artık yeni bir dönem başladı. Kentlerin çeşitli yerlerine dikilen çirkinlik abidesi  MOBESE'lerle beraber bundan böyle kamusal yaşam 24 saat, hiç kesintisiz iktidarın gözetim ve denetimine tabi olacak.

Bunun yanında totaliter rejimleri konu alan bilim-kurgu filmlerindeki sahnelerden neredeyse hiçbir farkı olamayan MOBESE'ler, soğuk ve çirkin demir yığını olarak iktidarın kamusal alanlardaki ve sosyal ilişkilerin üzerindeki belirleyiciliğini de sağlayacak.

Öte yandan Lefkoşa'nın tam ortasında, Selimiye Camisi, Bedesten gibi, dayanıklılığıyla zamana meydan okuyan Bizans dönemine ait tarihi figürlerin ve mekanların arasına dikilmiş bu MOBESE, kentin ve mekanın dokusunu adeta gasp etmekte, mekanın ruhunu kovmakta, kendi sıkıcılığını dayatmakta.

MOBESE'lerle sadece sosyal yaşamlarımız üzerinde yeni bir denetim ve gözetim tahakkümü kurulmadı, aynı zamanda kentlerin ve mekanların geçmişten getirdikleri özellikleri, kendilerine has karakterleri de gasp edildi...  

***

Yine de gökte uçan, maviliği çoğaltan o kuş, “özgürlük her şeyin üstündedir” diye haykırmakta...

 

Özel Haber Haberleri