“Basının eli kolu bağlanmak isteniyor”

TDP Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, hükümet ortakları arasındaki tartışmaları değerlendirdi; YDP, DP ve UBP arasında yıllardır benzer krizlerin yaşandığını söyledi.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar,

hükümet ortakları arasındaki tartışmalara dikkat çekti; YDP, DP ve UBP arasında yıllardır benzer krizlerin yaşandığını söyledi.

Nazar Eriskin’in hazırlayıp sunduğu “Güne Dair” programına konuk olan Reynar, hükümetin son dönemdeki açıklamalarını “alışılmış hükümet ortaklığı gerilimleri” olarak nitelendirdi.

 

“Basına yönelik kuşatma yıllardır sürüyor”

Basın özgürlüğüne yönelik baskıların yeni olmadığını ifade eden Reynar, sürecin özellikle 2018 yılında yaşanan olaylardan sonra hız kazandığını söyledi.

Son yıllarda geçirilen yasalarla birlikte basının hareket alanının daraltıldığını savunan Reynar, özellikle Ceza Muhakemeleri Usul Yasası’nda yapılmak istenen düzenlemelerin “masumiyet karinesi” adı altında basını kuşatan bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.

Reynar, “Yasaların içine suç maddeleri koyarsanız yalnızca basının değil, yargıcın da eli bağlanır. Bu süreçte yalnızca medya değil, ifade özgürlüğü anlayışı da baskı altına giriyor” dedi.

Barolar Birliği üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Reynar, tüm sorumluluğun yalnızca Barolar Birliği’ne yüklenmesini doğru bulmadığını belirterek, esas sorumluluğun yasayı meclisten geçiren siyasilerde olduğunu söyledi.

 

“Nefret dili organize şekilde büyütülüyor”

17 Mayıs Onur Yürüyüşü sonrası sosyal medyada ortaya çıkan nefret söylemlerine ilişkin de konuşan Reynar, yaşananların bireysel tepkilerden çok organize bir nefret kültürünün sonucu olduğunu ifade etti.

Bazı sosyal medya hesapları üzerinden sistematik saldırılar yürütüldüğünü belirten Reynar, nefret söyleminin yalnızca cezayla değil eğitim ve toplumsal bilinçle mücadele edilmesi gereken bir alan olduğunu söyledi.

“Bu toplum farklı kimliklerden oluşuyor. Dil, din, ırk, cinsel yönelim ya da kimlik fark etmeksizin herkes bu toplumun parçasıdır” diyen Reynar, ortak yaşam kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

 

“Alternatif sesleri kaybetmemeliyiz”

İki partili bir siyasal düzene doğru gidilmesinin tehlikeli olabileceğini ifade eden Reynar, alternatif siyasi ve toplumsal alanların korunmasının önemine dikkat çekti.

Siyasette kullanılan kutuplaştırıcı dilin toplumsal gerilimi artırdığını söyleyen Reynar, “Biz dediğimiz yapının içinde farklı renkler, farklı hayatlar ve farklı kimlikler var. O ortak çatıyı koruyamazsak birlikte yaşam kültürünü de kaybederiz” ifadelerini kullandı.

 

Programın sonunda ise nefret suçları ve ayrımcılıkla mücadelede hukuki mekanizmaların yeterince işletilmediğini belirten Reynar, polise yapılan birçok başvurunun hala ciddiyetle ele alınmadığını söyledi.

Reynar ayrıca ülkede siyasetin iki partili bir yapıya sıkıştırılmasının demokratik yapı açısından tehlikeli olduğunu belirterek, alternatif siyasi seslerin korunmasının önemine dikkat çekti. TDP’nin herhangi bir baraj sorunu yaşamadığını ve yapılan tüm anketlerde üçüncü parti konumunda bulunduğunu ifade eden Reynar, bunun toplumun farklı görüşlere ve alternatif siyasete duyduğu ihtiyacın açık bir göstergesi olduğunu vurguladı. Demokrasinin korunması gerektiğini de ifade ederek “Demokrasiyi ayakta tutan yalnızca büyük partilerin varlığı değil, farklı seslerin de Meclis’te temsil edilebilmesidir” dedi.

Haberler Haberleri