Ayakkabıcılıkla geçen bir ömür…

Kunduracılıkta uzmanlık alanının ‘sayacılık’ olduğunu anlatan Olgun Şila, sektördeki tüyoları ADRES okuyucuları için aktarıyor…

Fehime ALASYA

Kunduracılıkta uzmanlık alanının ‘sayacılık’ olduğunu anlatan Olgun Şila, sektördeki tüyoları ADRES okuyucuları için aktarıyor…

Ayakkabı yapımı ve kaliteli ayakkabının sırlarını ADRES okuyucuları ile paylaşan Olgun Şila, Nam-ı diğer Olgun Shoes, meslekteki serüvenine bizi de ortak ediyor.

Daha ilkokul çağında başladığı meslekte halen daha ter döken Olgun Şila, Surlariçi’nin birçok değişimine tanıklık eden büyüklerimizden…

Kunduracılığa henüz ilkokul çağında iken babasına yemek götürme bahanesiyle başladığını anlatan Şila, Kıbrıs’ın tarihinde iz bırakan birçok döneme de tanıklık etmiş.

Babası Kazım Şila’nın 1958 yılında 60-70 arkadaşı ile Kıbrıs Türk Kundura Şirketini kurduğu dönemleri anımsayan Şila, geçmişi şöyle yâd ediyor;  

“Babam Kazım Şila, 1958 yılında 60-70 arkadaşı ile Kıbrıs Türk Kundura Şirketini kurdu. Sonrasında ise 1963 yılında bu, Modern Kooperatif Ayakkabısı’na dönüştü. 1972 yılında Kof isimli bir fabrikamız oldu. Ardından bu iki fabrikayı birleştirip Ayko Ayakkabı Fabrikası’nı açtık. Ben de bir yıl kadar bu fabrikada çalışma fırsatı buldum.”

“AYAKKABININ TABANI ÇOK ÖNEMLİDİR”

Sağlıklı ayakkabı ve ayakkabı yapımıyla ilgili küçük tüyolar veren Şila şunları dile getiriyor;

“Sağlıklı ayakkabı deri ayakkabıdır. Ayakkabının tabanı da çok önemlidir. Yumuşak tabanlı olmalı. Ayakkabılarımızın birçoğu ortobetiktir, bu sağlıklı ayakkabı anlamına gelir.

Fantezi ayakkabılarda çok fazla ortobetik taban bulunmuyor. Zaten onlar birkaç saat giyilen ayakkabılardır. Kaldı ki uzun süre bile giyilse eğer herhangi bir sağlık sorununuz yoksa sizi etkilemiyor, sorun yaratmıyordur.

Ayakkabı yapımında öncelikle bilinmesi gereken sayacı ve kunduracı diye iki bölüm vardır. Sayacı dediğimiz benim esas mesleğimdir. Bu alanda ayakkabı üzerinde gördüğünüz dikişler yapılıyor.

Ayakkabı yapımında önce deri alınır ve istenilen kalıp ve modele göre kesilir. Sayacı diker, bunu kunduracıya iletir, o da kalıba çekip tabanını atar. Akabinde ayakkabı satışa çıkar.” 

“BU HER ZAMAN İÇİMDE BİR UHDE OLARAK KALDI…”

Dükkânına gelen turist veya öğrencilerle İngilizce konuşan, Rum misafirlerini ise Rumca konuşarak karşılayan Şila, okul ve yabancı dil serüvenini de bizlerle paylaşıyor:

“1960’lı yıllardan başlayan maceram, hem okul hem de ayakkabı fabrikası arasında gidip geldi. Akşama kadar çalışırdım.

Akabinde çıkan hadiselerden dolayı kaldığımız bölgeden göç etmek durumunda bulunduk. Gittiğimiz yerde okula ve yeni arkadaş çevreme ayak uyduramamış, mutlu olamamıştım, okula devam edemedim. Bu her zaman içimde bir uhde olarak kaldı… 

Bu sektöre girdiğime hiç pişman olmadım ama okumadığıma pişman oldum, bu yüzden de üç, dört yıl boyunca gece kurslara gidip İngilizce dilini öğrendim... Şu an dükkânda çok işime yarıyor.” diyor.

AİLECE SEKTÖRDELER…

1975 yılında ilk dükkânını açan Şila “Kapan Kapana” adıyla sektöre giriyor, akabinde zamana ayak uydurarak isim değişikliğine gidip Olgun Shoes adını alıyor.

Surlariçi yanında Küçük Kaymaklı Bölgesi’ndeki Muhtar Yusuf Galeria’da da dükkânı bulunan Şila, ailece bu sektörde hizmet verdiklerinin anlatıyor.

Şila, “Artık ayakkabı yapmıyoruz, talep de kalmadı zaten, ufak tefek tadilatlar oluyor hepsi bu. Oğlum, eşim ve kızım da diğer dükkânda çalışıyor.” diyor. 

“BU ÇARŞI ESNAFINA VURULAN EN BÜYÜK SEKTEYDİ…”

Surlariçi’ndeki müşteri kitlesinin giderek değiştiğini belirten Şila, “Surlariçi’ndeki otobüs terminali dışarıya çıkarılınca buradaki müşteri kitlesi ve atmosfer çok değişti. Köyden gelen kesimi yüzde 90 elimizden kaçırdık, burayla bağını kopardık. Bu çarşı esnafına vurulan en büyük sekteydi…” diyor. 

Dergiler Haberleri