YENİDÜZEN
Araştırmacı, gazeteci, yazar ve barış aktivisti Sevgül Uludağ, yıllarca emek verdiği YENİDÜZEN Gazetesi'nde düzenlenen törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı.
Törene, Uludağ’ın ailesi ve sevenlerinin yanı sıra Kıbrıslı Rum müzakereci Menelaos Menelau, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli , AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, adanın iki kuzeyi ve güneyinden milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, gazeteciler ve kayıp yakınları katıldı.
Törende ilk olarak Kıbrıs’ta Barış İçin İki Toplumlu Koro, Uludağ anısına şarkı söyledi. Ardından Uludağ’ın ailesi, çalışma arkadaşları ve sevenleri konuşma yaptı.
Konuşmalarda Uludağ; barış, insan hakları, kayıpların aydınlatılması ve hakikat mücadelesine adadığı yaşamıyla anıldı. YENİDÜZEN yöneticileri Mert Özdağ ve Ertuğrul Senova, Uludağ’ın, gazeteciliğe ve gazeteye bağlılığını vurgularken, Politis Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Dionysis Dionysiou, toplumlar arasında güven inşa eden ve adaletin peşinden giden bir isim olduğunu söyledi. Cenk Mutluyakalı, Uludağ'ın sevgi ve adaletle insanları bir araya getirdiğini ifade etti.
Eşi Zeki Erkut, 43 yıllık yaşam ve mücadele arkadaşını gözyaşlarıyla uğurlarken, oğlu Burak Erkut ise annesinin çok yönlü kişiliğini, genç gazetecilerle kurduğu eşit ilişkiyi ve geride bıraktığı değerli mirası anlatarak, acılarını paylaşan herkese teşekkür etti. Erbay Akansoy da Uludağ'ı "çok değerli bir kişilik" olarak nitelendirerek duyduğu sevgiyi dile getirdi.
YENİDÜZEN’deki törenin ardından Uludağ için Lefkoşa İsmail Safa Camii’nde öğle namazına müteakip cenaze namazı kılındı.
Cenaze törenine Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bakanlar, siyasiler, gazeteciler, kayıp yakınları ve çok sayıda kişi katıldı.
Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis de cenaze törenine çelenk gönderdi.
Uludağ, cenaze namazının ardından Lefkoşa Mezarlığı’nda toprağa verildi.
YENİDÜZEN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mert ÖZDAĞ:
“Geride bıraktığın izler yaşamaya devam edecek”
“Sevgül, canım abam…
Bu satırlar sana ulaşmayacak biliyorum. Ama seni tanıyan, seninle yürüyen herkes gibi ben de inanıyorum ki geride bıraktığın izler yaşamaya devam edecek.
Bugün orada olmayı, sana son kez sarılmayı, çok isterdim. Ne yazık ki uzaktayım. Ama bil ki yüreğim gazetenin önünde, arkadaşlarının, dostlarının ve seni sevenlerin arasında.
Yarım kalan cümlelerini tamamlamak kolay olmayacak. Ama inanıyorum ki seni tanıyan herkes, senden öğrendiği cesaretle o cümleleri tamamlamaya çalışacak.
Sana minnetle, sevgiyle ve tarifsiz bir özlemle veda ediyorum.
Işıklar içinde uyu canım abam.”
YENİDÜZEN Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ertuğrul Senova:
“Kıbrıs için bir ışık kaynağıydı”
“Bugün, sadece çok büyük bir gazeteciyi değil, ömrünü barışa, karanlıkta kalmış hikayelerin aydınlatılmasına, insan haklarına, asimilasyon politikaları altında yok olmaya yüz tutmuş kültürüne adamış, güçlü bir kadını, Sevgül ablayı uğurluyoruz.
Onu son gördüğümde kendine has tarzıyla bir hastane odasında oturmuş, tırnaklarını kırmızı ojesiyle boyuyordu. Bir yanında romanı, diğer yanında ise YENİDÜZEN’i vardı.
O katıksız bir YENİDÜZEN’ciydi.
Gazetesini ve o sayfalar için kaleme aldığı her bir satırı her alanda en ön safta savunan, burayı sadece bir iş yeri değil, bir mücadele alanı ve yuva olarak gören çok özel bir isimdi.
Onunla geçirdiğim mesailerin her bir saniyesine minnettarım.
Sadece benim için değil, Kıbrıs için bir ışık kaynağıydı.
Işıklar hep yoldaşı olsun...”
Politis Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Direktörü Dionysis Dionysiou:
“Kıbrs’ın yeniden birleşmesi için çalışan ve bu uğurda ömrünü veren bir arkadaşımızdı”
“Bu ülkede kültürel ve siyasi olarak iki toplumu birleştiren pek çok şey var. Fakat bunun yanında şarkılarıyla, yaptıklarıyla ve eylemleriyle bizleri birleştiren insanlar da var. Sevgül Uludağ da onlardan biriydi. Maalesef bugün onu uğurluyoruz.
Kendisiyle uzun yıllara dayanan bir iş birliğimiz vardı. Sevgül’le 25 yıl önce çalışmaya başladık. Bir 15 yıl önce de yaşlı bir beyefendi Politis Gazetesi’ne telefon etmişti. Bir Kıbrıslı Türk kayıp ile ilgili anlatacağı şeyler olduğunu söylemişti. Biz de kendisiyle röportaj yapması için bir ekip kuracağımızı ve onunla iletişime geçeceğimizi söyledik. Bahse konu beyefendi de bize, ‘ben Sevgül Uludağ’ı istiyorum. Eğer o olmazsa anlatmam’ dedi. Bunun gerekçesini sorduğumuzda ise ‘Sevgül Uludağ bir Kıbrıslı Türk ve Rum değil. Adaletin peşinde olan birisidir. Herkese şefkatle yaklaşıyor ve eşit davranıyor. O yüzden bildiğim şeyleri Sevgül Uludağ dışında başka birine söylemeyeceğim’ dedi.
İşte biz Sevgül Uludağ ile böyle yürüdük. Adaletin peşinde, hiçbir ayrım gözetmeksizin, sevgisini, bilgisini ve dostluğunu herkesle paylaşan, Kıbrs’ın yeniden birleşmesi için çalışan ve bu uğurda ömrünü veren bir arkadaşımızdı. Onu kaybettiğimiz için çok üzgünüz. Hatırası daim olsun.”
Gazeteci Cenk Mutluyakalı:
“Bir kalem bazen bir ülkeyi birleştirir”
“Çok kolay değil Sevgül’e veda etmek, ama bir kalem bazen bir ülkeyi birleştirir. Eğer sevgi dolu bir yürek varsa.. Ayırmak ve parçalamak kolaydır ve çok uzun yıllardır çoğu buna hizmet ediyor. Ama bir insan bir ülkeyi sadece adaletli olduğu için, sadece sevdiği için birleştirebiliyor. Yurtsever olduğu için ama yurt tanımı sınırsız olduğu için, ülkenin her karışında alın teri olduğu için. Sevgül Uludağ’ı Kıbrıs’ın her yerinde toprağa veriyoruz, çünkü Sevgül bu memleketin kendisi. Onun anılarıyla, onun o hakikat ile yüzleşme çabasıyla, onun merhametiyle ne olursa olsun. Bu ada, barış mezarlığında bekleyenlerin huzurunda bir gün birleşecek ne olursa olsun”
Kayıp yakını Christina Pavlu:
“Hiçbir ayrım yapmayan tüm kayıp yakınlarının sesi oldu”
Kayıp yakını Christina Pavlu, Uludağ’ın hiçbir ayrım yapmadan kayıp yakınlarının sesi olduğunu belirterek, “Sevgül, gerçeğin milliyeti olmadığına, gerçek adalet ve uzlaşının ancak herkesin acısı kabul edildiğinde mümkün olacağına inanıyordu.” dedi. Pavlu, Uludağ’ın çalışmaları sayesinde babasının ve kardeşinin bulunabildiğini, bunun kendilerine yas tutma ve yakınlarını onurlu bir şekilde defnetme imkanı verdiğini söyledi.
AKEL Yeniden Yakınlaşma Bürosu Sorumlusu Elias Dimitriu:
“Acı çeken tüm Kıbrıslıların sesi olan Sevgül Uludağ için ne söylesek az kalır”
“Bugün Sevgül’ün de isteyeceği gibi ülkemizin her iki dilinde konuşmak istiyorum. Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin bugünkü buluşması Sevgül’ün vizyonunu tam anlamıyla yansıtıyor. Çünkü Sevgül Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin acıda, mücadelede, yaşamda birlikte olmasını istiyor. Çünkü biz birlikte olduğumuzda her şeyi daha iyi başarabiliriz. Acı çeken tüm Kıbrıslıların sesi olan Sevgül Uludağ için ne söylesek az kalır. O tüm Kıbrıslıların hakkını tüm çıkarlarının üstünde tutan bir kişiydi. Milliyetçiliğin ve şovenizmin tek boyutlu anlatılarına karşı ‘Biz’ kavramına yeni bir anlam kazandırdı. Savaşın ve toplumlar arası çatışmaların korkunç suçlarının yol açtığı tabloya karşın o umut verdi. Kıbrıslıların kendilerini başkalarının gözlerinden görebilmelerini sağladı. Tüm bunlar nedeniyle her iki toplum da onu onurlandırmalıdır, onurlandırmalıdır ki Kıbrıs’tan adaletsizliğe, bölünmeye ve nefrete asla boyun eğmeyen insanların geçtiğini hatırlayalım. Sevgül’ü gelecek nesiller için tarih derslerinde anlatalım, hepimiz Sevgül olalım.”
Sevgül Uludağ’ın eşi Zeki Erkut:
“Onun yolu çiçeklerle, sevgiyle, eşitlikle ve barışla dolu”
“İçimde derin bir boşluk bırakan değerli eşimi yolcu etmek için buraya geldik. O sadece benim için bir eş değildi, bir mücadele arkadaşıydı. Bana ‘can yoldaşım’ diyordu çünkü biz onunla ellerimizi birleştirirken mücadelemizi de birleştirdik. YENİDÜZEN’in haftalık yayınlandığı günlerde biz günlüğe geçme çabasını gösteriyorduk, o heyecanı yaşıyorduk. Ve, bu birlikteliğimiz yol bir yoldur sanmki dümdüzdür engebelerle doludur. Tahditler alacağız, işsiz kalacağız. Bana ‘seninle sonuna kadar yürümeye hazırım’ dedi ve 43 yıl oldu. Şimdi o boşluğu hissediyorum. Onun gittiği yol artık çiçeklerle, sevgiyle doludur. Eşitlikle, barışla doludur.Bize gönül verenler Kıbrıs’ın sorununa barışcıl bir çözüm bulmak isteyenler bu yolu lütfen yürüsünler. Bu ada, bu dostluk hepimize yeter.”
Sevgül Uludağ’ın oğlu Burak Erkut:
“Kuşaklar arasında köprü kurdu”
“Acımızı paylaşan herkese çok teşekkür ederim. Annem beni şaşırtmayı çok severdi. Mesela Atatürk’ün doğumunun 100. yılı kapsamında düzenlenen ralli organizasyonunda hakem ve basın sözcüsüydü. Moda fotoğrafçılığı da yaptı. Benim yıllar sonra keşfettiğim ahilikle ilgili yazı dizisi de vardı. Ömrü boyunca pek çok şey yaptı. Kayıplara olan katkıları ve kadın hareketlerindeki rolü bunlardan birkaç tanesiydi. Bunları yaparken genç muhabir arkadaşlarla eşit bir diyalog kurdu. Onlara deneyimlerini aktarırken onlardan ne öğrenebileceğini bize gösterdi. Bence bir kuşağın diğerine en değerli katkısı da eşitler arasındaki diyalogtur.”
Dayanışma Evi Yönetim Kurulu Üyesi, Kayıp yakını Erbay Akansoy:
“Sana hoşça kal diyemiyoruz”
“Çok değerli bir kişilik. Biz çok uzun yıllar birlikte çalıştık. Sevgül abla seni çok seviyorum ve sana hoşça kal diyemiyoruz.”
Barış aktivisti Gina Chappa:
“Kıbrıs’ın tüm çocuklarının, tüm ailelerin acısını taşıdı”
Barış aktivisti Gina Chappa, Uludağ’ın yaklaşık 50 yıllık gazetecilik hayatındaki üretkenliğine dikkat çekerek, özellikle kayıp şahıslar konusundaki çalışmalarının önemi vurguladı. Chappa, onun Kıbrıs’ın tüm çocuklarının, tüm kayıp yakınlarının ve ailelerin acısını taşıdığını ifade ederek, yaptığı işe kalbini, ruhunu ve bütün varlığını kattığını belirtti.
Arkeolog Demet Karşılı:
“Her gün toprağa dokunduğumuzda onu toprakta yaşatacağız”
Kayıp Şahıslar Komitesi’nde görev yapan arkeolog Demet Karşılı ise Uludağ’ın kayıplar konusundaki emeğine işaret ederek, “Her gün toprağa dokunduğumuzda onu toprakta yaşatacağız.” dedi.
Sanatçı Nilgün Güney:
“Dostluğumuzun temelinde ülkemiz için aynı istekler vardı”
Sanatçı Nilgün Güney de Uludağ’la uzun yıllara dayanan dostluklarında tamamen gönüllülükle ortak çalışmalar yürüttüklerini kaydederek, dostluklarının temelinde aynı yöne bakmaları, ülkeleri için aynı isteklere sahip olmaları olduğunu vurguladı.