723 Milyon hibenin 70 Milyon’u kullanıldı, 653 milyonu kullanılmadı

Sektör ve altyapı projelerinin geliştirilmesi için Türkiye Cumhuriyeti tarafından KKTC’ye hibe edilen miktarları ve hibenin kullanımını inceleyen YENİDÜZEN, rakamları kalem kalem ortaya koydu

Türkiye Cumhuriyeti tarafından bu yıl KKTC’ye hibe edilen 723 Milyon’un 70 Milyon’u kullanılırken, 653 Milyon’u kullanılmadı. Bu durumu değerlendiren Maliye Eski Bakanı Birikim Özgür ‘günübirlik siyasetin sonucu’ yorumunda bulundu

Fehime ALASYA

2017 yılının ilk beş ayını geride bıraktığımız şu günlerde Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği, Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin verilerinden alınan bilgilere göre 5 ayın sonunda altyapı yatırımları için sunulan hibelerin % 10’unun dahi kullanılmadığı görülüyor.

Bu hibelerin kullanılmamasındaki temel nedeni YENİDÜZEN’e değerlendiren CTP Milletvekili, Maliye Eski Bakanı Birikim Özgür ise ‘günübirlik siyasetin sonucu’ yorumunda bulundu. Özgür,  açıklamasında “Bu hükümetin bırakınız mali disiplini sürdürmeyi veya reform yapmayı, kamunun gerek mali gerekse diğer kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak gibi bir kabiliyeti olmadığı ve olamayacağı artık kesinleşti” ifadelerine yer verdi.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği, Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin verilerinden alınan bilgiler ışığında 2017 yılında yapılan özet harcama rakamları Altyapı Projeleri ve Reel Sektör Projeleri olarak iki bölüme ayrıldığı görülüyor. Altyapı projeleri ve Reel Sektör Projelerine ayrılan yaklaşık 724 Milyon’luk hibenin yüzde 20’si yani yaklaşık 71 Milyon’u kullanıldı, yaklaşık 654 milyon ise kullanılmadı.  

2016 yılında yapılan hibe ve kredilerin 729 Milyon’u kullanıldı, 675 Milyon’u kullanılmadı

KKTC gerçekleştirmesi gereken altyapı yatırımları, mali açığın kapatılması ve özel sektöre destekler, savunma giderleri gibi konularda Türkiye’nin desteğini talep edip, üç yıllık programlar imzalayan KKTC, bu süre içerisinde, destek ihtiyacını azaltıp kendi ayakları üzerinde durabilmesi için uygulanması öngörülen reformlara da imza atıyor. Bu üç yıllık protokol içerisinde her yılbaşında imzalanan hibe ve kredi protokolü, Türkiye’nin o yıl için KKTC’ye sunacağı hibeleri yasal zemine kavuşturuyor. Bu süreç içerisinde en son programda 2016-2018 protokolü imzalanmış, hayata geçirilecek reformlara, yapısal dönüşüm adı altında protokol ekinde yer verildi. 2016 yılı içinde bu iki protokole bakıldığı zaman %54.81 düzeyinde harcama olduğu görülüyor. Kredi protokolünde ise kredi kullanım oranı %46,28 oldu. Buna göre 2016 hibe ve kredi kullanım oranının toplamda 1 milyar 404 milyon TL’nin 729 milyon TL’si şeklinde gerçekleştiği görülüyor. Kullanılan 729 Milyon TL’lik hibe ve kredi kullanımına karşın 675 milyon TL’nin de kullanılamamış olduğu ortaya çıkıyor. Toplamda kullanım oranının %51,92 olduğu görüldü.

2017 yılında ise ocak ayında KKTC’ye sunulacak hibe ve kredilere ilişkin 2 protokol imzalanarak, protokolde, bu hibe ve kredilerin hükümetin 2017 yılındaki performansına bağlı olarak kullanabileceği yer aldı.

Hibe protokolüne göre altyapı yatırımları için 511 milyon 833 bin TL hibe sunulurken, reel sektörü destek için 212, kredi protokolü kapsamında ise bütçe açığına katkı için 150 milyon TL, reform destek ödeneği kapsamında 540 milyon TL ödenek sunuluyor.

2017’de hükümetin performansına bağlı olarak bu hibe ve kredileri kullanabileceği kapsamında 540 milyon TL’nin kullanım düzeyi % sıfır olarak görüldü. Reform destek ödeneği kapsamında sunulan 540 milyon TL ödeneğin hiç kullanılmadığı ve reform yapılmadığı görüldü.

Bütçe açığındaki ödenek ‘mali disiplin bozulduğu gerekçesiyle’ kullandırılmayacak iddiası

Bütçe açığına katkı için yapılan 150 Milyon TL ödenekten sadece 80 Milyon TL’sinin kullanıldığı, geri kalan rakamın ise mali disiplin bozulduğu gerekçesiyle Türkiye Cumhuriyeti tarafından KKTC’ye kullandırılmayacağı iddia edildi. Hibe protokolü kapsamında ise kalkınma ve ekonomik işbirliği ofisinin internet sayfasında yayınlanan verilere göre mayıs ayı sonu itibariyle hükümetin altyapı yatırımlarına ilişkin hibelerin kullanımı ve reel sektör destekleriyle ilgili performansının oldukça düşük olduğu görülüyor.

Altyapı projeleri için yüzde 8,78’lik harcama

Altyapı Projeleri adı altında 2017 yılında olan harcamalar için verilen toplam ödeneğin 511 Milyon 833 Bin Türk Lirası olmasına karşın, henüz yüzde 8,78’lik oran ile 44 Milyon 919 Bin TL’sinin harcandığı görülüyor.

Reel Sektör Projeleri için yüzde 12,16 harcama

Reel Sektör Projeleri için ise 2017 yılında harcanan toplam tutar 25 Milyon 780 Bin TL olarak görülüyor. Reel Sektör Projeleri adı altında olan harcamalar için verilen toplam ödenek ise 212 Milyon TL.

En az ödenek Sanayi ve Ticaret Sektörü’ne

Altyapı Projeleri adı altında yer alan toplam dokuz sektör bulunuyor. Tarım Sektörü, Sanayi Ve Ticaret  Sektörü, Ulaştırma Sektörü, Eğitim Sektörü, Kültür Sektörü, Sağlık Ve Sosyal Hizmet Sektörü, Diğer Kamu Sektörü, Çevre Sektörü İle Savunma, Güvenlik Ve Adalet Sektörü bu dokuz kalem arasında yer alan isimler.

Türkiye Cumhuriyeti, bu sektörler arasında en fazla toplam ödeneği 250 Milyon 595 Bin TL ile Diğer Kamu Sektörüne ayırırken, en az ödeneği 10 Milyar ile Sanayi ve Ticaret Sektörü’ne ayırmış durumda.

Altyapı Projeleri kapsamında bulunan Tarım Sektörüne ayrılan 22 Milyon 200 Bin TL’den 2 Milyon 939 Bin TL harcama yapıldığı görülüyor. Sanayi ve Ticaret Sektörüne ayrılan 10 Milyon’luk toplam ödenekten sadece 863 Bin TL’si, Ulaştırma Sektörüne ayrılan 86 Milyon 600 TL’den, 20 Milyon’u, Eğitim Sektörüne ayrılan 33 Bin 587 TL’den 4 Milyon 477 TL’si, Kültür Sektörü’ne ayrılan 34 Milyon 974 Bin TL’si, Sağlık ve Sosyal Hizmet Sektörü’ne ayrılan 22 Milyar 876 Bin TL’den 426 Bin TL’si, Diğer amu Sektörü’ne ayrılan 250 Milyar 595 Bin TL’den 9 Milyon 737 Bin TL’si, Çevre Sektörü’ne ayrılan 13 Milyon 500 Bin TL’den 471 Bin’i, Savunma, Güvenlik ve Adalet Sektörü için ayrılan 37 Milyon 500 Bin TL’den sadece 2 Milyon 25 Bin TL’si kullanıldı.   

Reel Sektör Ödenekleri’ni detaylandır

Reel Sektörde ise yapılan aylık harcama tutarının sadece yüzde 12,16’sı yapılmış. Bu sektöre ayrılan 212 Milyon’dan sadece 25 Milyon 780 Bin TL’si kullanılmış. Reel Sektör projeleri içerisinde yer alan Tarım Sektörü, Sanayi Ve Ticaret  Sektörü, Turizm Sektörü, Yüksek Öğretim Sektörü ve Diğer Kamu Sektörü’ne ayrılan toplam ödenekler içerisinde en yüksek ödeneğin Yüksek Öğretim Sektörü ve Turizm Sektörü’ne ayrıldığı görülüyor. Yüksek Öğretim Sektörü’ne 83 Milyon 889 Bin TL ayrılırken,Turizm Sektörü’ne 61 Milyon 350 Bin TL ayrıldığı görülüyor.

“Siyasi istikrar ortamında ülkeyi düzlüğe çıkarabilmek için özgün projelere ihtiyaç duyulacak”

2016 yılını ‘kayıp yıl’ olarak nitelendiren Özgür, çeşitli örnekler vererek, kronik sorunların giderek derinleştiğine parmak bastı. Özgür, mali disiplinin bozulduğu, reformların gerçekleştirilmediği, altyapı yatırımlarına ağırlık verilemediği ve bundan ötürü de 2016’da ekonomik büyümenin %2,4’te kaldığını ifade etti.

Bu sürecin 2017 yılında da devam etiğini anlatan Özgür, altyapı yatırımları ve reel sektör projeleri için ayrılan hibelerin kullanılmamasını örneklendirdi.

Özgür, UBP-DP hükümetinin, mali disiplini sürdürme, reform yapma, kamunun gerek mali gerekse diğer kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak gibi bir kabiliyeti olmadığı ve olamayacağının artık kesinleştiğini kaydederek, erken seçimin ardından siyasi istikrar ortamında ülkeyi düzlüğe çıkarabilmek için özgün projelere ihtiyaç duyulacağını belirtti. 


 

CTP Milletvekili Birikim Özgür;
“Kronik sorunlarımız daha da derinleşti”

Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin verilerini YENİDÜZEN’e değerlendiren CTP Milletvekili Birikim Özgür, 2016 yılı ve 2017 yılının geride kalan ilk beş ayını değerlendirirken şu ifadelere yer verdi:

“UBP-DP hükümetinin meclise getirdiği ilk yasa Sayıştay Başkanı ve üyelerinin maaş artışıydı. Sonra başbakanlıkta reform süreçlerini ileriye taşıyacak bir beyin takımı oluşturmak için bizim 2016 bütçesine koyduğumuz üst düzey sözleşmeli kadrolara yandaşlarını atadıklarını gördük. Yani ilk günden bu hükümet eski siyasete geri dönüş mesajı vermişti. Nitekim 2016 kayıp yıl oldu. Mali disiplin bozuldu, reformlar gerçekleştirilmedi, altyapı yatırımlarına ağırlık verilemedi. Bundan ötürü de 2016’da ekonomik büyüme %2,4’te kaldı, kronik sorunlarımız daha da derinleşti. 2017’de de aynı süreç devam ediyor. İlk 5 ayın sonunda altyapı yatırımları için sunulan hibelerin % 10’unun dahi kullanılmamış olması günübirlik siyasetin bir sonucudur. Benzer durum ilk 5 ayda kaynağın sadece % 12’sinin kullanıldığı reel sektör projeleri için de geçerli. Bu hükümetin bırakınız mali disiplini sürdürmeyi veya reform yapmayı, kamunun gerek mali gerekse diğer kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak gibi bir kabiliyeti olmadığı ve olamayacağı artık kesinleşti. Önümüze bakmamız gerekiyor. Erken seçimin ardından siyasi istikrar ortamında ülkeyi düzlüğe çıkarabilmek için özgün projelere ihtiyacımız olacak. KEİ Ofisi’ne şeffaf bir şekilde harcama rakamlarını paylaştığı için teşekkür ederim.” Eski siyaseti deşifre ederek ilerici bir anlayışla halkımıza hizmet sunabilmemiz için bu verileri tartışmamız gerektiği kanısındayım.

Özgür; “Bu hükümetin bırakınız mali disiplini sürdürmeyi veya reform yapmayı, kamunun gerek mali gerekse diğer kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak gibi bir kabiliyeti olmadığı ve olamayacağı artık kesinleşti”

“UBP-DP, günübirlik harcama yapma derdinde”

Kaynakların etkin ve verimli kullanılamamasının esas sebebini uzmanlar siyaset anlayışına bağlıyor. UBP-DP, günübirlik harcama yapma derdinde. Ancak sunulan dış yardımlar pek çok alanda hizmet kalitesinin artırılmasını sağlamaya dönük. Hal bu olunca hibe kaynakları kullanılarak ülkemizde altyapı projelerini uygulamak ve reel sektörü geliştirmek mümkün olamıyor. Hizmet binaları dökülüyor, bakanlıklar barakadan bozma binalarda faaliyet yürütüyor ama hükümet hazır hibe kaynağı kullanarak yeni hizmet binaları inşa edemiyor. UBP-DP döneminde yanlış siyaset anlayışı nedeniyle yürütme felç olmuş durumda…

 

 

Özel Haber Haberleri