Kıbrıs ve Bölge
Kıbrıs sorununda önümüzdeki aylar yoğun geçecek. Temmuz sonu veya Ağustos başı 5+1 için toplantı hazırlığı yapıyor BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Angela Houlgin. Şu anda Newyork’ta ve kısa bir süre sonra tekrar Ankara-Atina-Lefkoşa turu atabilmek için bölgeye geleceği söyleniyor.
***
Tabii ki taraflardan açıklamalar geliyor. Hristodulidis “Crans Montana’da kaldığımız yerden devam ederiz” derken Erhürman’ın 4 kriteri var. Bunlardan biri siyasi eşitlik. Bunu ve diğer 3 maddeyi önceden Rum tarafı kabul etmeli ki masaya oturulabilsin.
Erhürman; “Medya üzerinden oyun oynamaya hiç niyetimiz yok. Sakiniz, soğukkanlıyız, sabırlıyız, ortaya koyduğumuz çerçeveyi, yaklaşımımızı istikrarlı bir biçimde, tutarlılıkla anlatıyoruz ve kararlıyız” şeklinde sürece bakışını ortaya koyuyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti Meclis Başkanı Dimitriu, bir açıklama yapıyor ve “tarafların şu ana kadar yaptığı yorumlardan Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin aynı noktada olmadığının anlaşıldığını” söylüyor. Aynı noktada olsalar zaten müzakereye gerek kalmaz. İmzalar atılır ve olur biter. Neden böyle bir açıklama yaptı anlamadım.
***
‘Bugün’ Gazetesi yorumunda; “Kıbrıs sadece yeni 5+1 sürecinin değil; Gazze’nin savaş sonrası düzeni, Doğu Akdeniz doğal gazı, ABD’nin bölgesel hamleleri ve Türkiye-AB pazarlığının da kesişme noktasına dönüştü. Diplomasi trafiği, enerji hesapları ve güvenlik başlıkları aynı masada birleşirken, Kıbrıs’ın geleceği artık ada sınırlarını aşan büyük bir pazarlığın parçası olarak şekilleniyor” cümlelerini kullanıyor ki bölgedeki gelişmelere baktığımızda Kıbrıs’ta yeniden başlama sürecine giren çözüm çabalarının yalnız başına değerlendirilemeyeceği anlaşılabilir.
‘40 yılı 4 yıla sığdırmak!’
Atanmış hükümetin atanmış Başbakanı Ünal Üstel, “40 yılda yapılması gerekeni 4 yılda yaptık” derken bu görüşün aksine siyasilerden, sendikalardan ve vatandaştan “tarihin en kötü hükümeti” tespitleri geliyor.
Son olarak 5.5-6 ay önce 364 bin kişinin kişisel verilerinin çalındığı belirtiliyor ama Arıklı, Özuslu’nun konuya ilişkin sorusuna karşılık “Bu bir iddia. Araştırıyoruz. Olma ihtimali var mı, var. Boyutu nedir, BTHK araştırıyor. Bu bir iddia. Bu iddianın boyutlarını da BTHK’nın araştırması ve raporu üzerine konuşuruz” diyerek aslında olaydan pek de haberi olmadığı ortaya çıkıyor.
CTP Milletvekili Sami Özuslu da, Arıklı’nın açıklamasından olayı Yenidüzen’in o günkü manşetinden duyduğu anlamı çıkarıyor ki; “Bugün mü duydunuz?” sorusunu yöneltince ise Arıklı, “Dediğim gibi bu bir iddia. Lütfen kamuoyunda paniğe neden olacak açıklamalar yapmayın” şeklinde cevap veriyor.
***
Başbakan “40 yılda yapılmayanı 4 yılda yaptık” diyor ya! Herhalde bu da o cümlede söylenmek istenen şeylerden biridir çünkü Maliye yine Merkez Bankası aracılığıyla maaş ve kamu ödemelerini yapabilmek için bugün 6 milyon dolar, 2 milyon euro ve 12 milyon sterlinlik (1,1 milyar lira) yeni iç borçlanma ihalesine çıkıyor.
Geçmiş dönemlerde de Maliye borçlanmalarının olduğunu biliyorduk ama Üstel hükümeti kadar sık sık borçlanıldığını görmemiştik gerçekten. Belki de bu dönemdeki borçlanmalar 40 yıldaki borçlanmalardan fazla olacak ki Başbakan bu cümleyi kullanabiliyor!
Baksanıza 364 bin kişinin kişisel verilerinin çalınması üzerinden neredeyse 6 ay geçiyor ama BTHK daha araştırıyormuş. Bu olaydan da ancak Yenidüzen yazdığında haberimiz oluyor. Galiba Arıklı da öyle. 4 yılın başarılarından biri de bu olsa gerek.






