Recep DAL
Girne Antik Liman’da restorasyon sonrası tartışmaların odağına yerleşen yeni iskele çalışmalarıyla ilgili kriz büyüyor. Restorasyon kapsamında yapımına başlanan ve ihale süresine göre altı ayda tamamlanması gereken tahta iskele, aradan 19 ay geçmesine rağmen tamamlanamazken; teknik eksiklikler, yetki tartışmaları ve güvenlik endişeleri ciddi soru işaretleri yarattı.
Yaptığı yayınlarla konuyu gündeme getiren Deniz Turizmi İşletmecileri Derneği Başkanı ve Girne Antik Liman Özerk Kurulu Komite Üyesi Faik Gencer, YENİDÜZEN’e yaptığı açıklamada, “Yetkisiz, izinsiz ve tehlikeli bir yapı yapıldı” diyerek, çalışmanın hem hukuki hem de teknik açıdan sorunlu olduğunu vurguladı.
Gencer, “İskelenin yapıldığı bölge Turizm Bakanlığı’nın yetki alanında mı? Yapılan bu iskele bu alanda yetkili olan Ulaştırma Bakanlığı’ndan izinli mi? Bir de Bakanlar Kurulu onayı var mı? Bu 3 soruya cevap bekliyorum” ifadelerini kullandı.
İskelenin denizcilik açısından risk taşıdığına dikkat çeken Gencer, “Yapılan bu iskeleler son derece tehlikeli durumdadır” diyerek, yapının yüksekliğinin yanlış olduğunu belirtti. Mevcut iskelenin su seviyesinden yüksekliğine dikkat çeken Gencer, “Su seviyesinin en yüksek olduğu dönemde dahi suyun 104 santim üstünde. Mevcut iskelelerin en yükseği şu anda 72 santimdir” dedi.
Gencer, yalnızca yeni iskelenin değil, Antik Liman’ın genel güvenliğinin de tehdit altında olduğunu belirterek, mendirekteki sorunlara dikkat çekti. “Eğer müdahale edilmezse kulenin yanındaki bölge bu kış çökebilir. Orası çökerse limandaki 10-15 civarı tekne batabilir. Ölümle sonuçlanan bir felaket yaşayabiliriz” uyarısında bulunan Gencer, önceliğin yeni bir iskele yapmak değil, mevcut yapıları güvenli hale getirmek olması gerektiğini söyledi.
Öte yandan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ise iskeleyle ilgili sorumluluğu hükümet ortağı UBP’ye yöneltti. Arıklı, YENİDÜZEN’in sorularını yanıtlarken, “UBP billboardlarda Antik Limanı tek başına kendileri yenilediklerini söylüyor. O yüzden sorunun muhatabı UBP’dir. Dolayısıyla bu iskeleyle ilgili sorunu UBP’ye sormanda büyük fayda var” diye konuştu.
Konuyla ilgili YENİDÜZEN tarafından görüşü sorulan Turizm Bakanlığı yetkilileri ise açıklama yapmaktan kaçındı. Yetkililer, ilerleyen günlerde yazılı açıklama yapılacağını belirtmesine rağmen henüz kamuoyuna herhangi bir bilgilendirme yapılmadı.
Girne Antik Liman'da restorasyon krizi derinleşiyor
Hükümetin büyük ortağı Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP), "yarım asır sonra yeniledik" diyerek övgüyle anlattığı Girne Antik Liman restorasyonu, her geçen gün yeni bir tartışmayla gündeme geliyor. Hükümetin küçük ortakları Demokrat Parti (DP) ve Yeniden Doğuş Partisi (YDP), restorasyon sürecindeki katkılarının yok sayıldığı gerekçesiyle UBP'ye tepki gösterirken, tarihi limanın ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle alarm veren durumu şimdi de iskele kriziyle daha da görünür hale geldi.
19 ay geçti, iskele hâlâ bitmedi
Tartışmaların odağında, restorasyon projesi kapsamında inşa edilen tahta iskele bulunuyor. İhaleye göre altı ayda tamamlanması gereken iskele, aradan geçen 19 aya rağmen yalnızca beşte bir seviyesinde kaldı. Bitmeyen inşaat hem kamu kaynaklarının kullanımı hem de projenin yönetimi konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.
Yetki karmaşası ve teknik eleştiriler
Krizi büyüten en önemli başlıklardan biri ise yetki karmaşası. Söz konusu iskele, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'nın yetki ve kontrolünde bulunan mendireğin hemen yanında inşa ediliyor. Ancak projeyi yürüten kurum Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı değil, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı oldu.
Turizm Bakanlığı bünyesinde mimar Özgün Olguner tarafından yürütülen projeye ilişkin ciddi teknik eleştiriler de gündemde. İddiaya göre iskele, gerekli standartları karşılamıyor, beklenen işlevi yerine getiremeyecek nitelikte bulunuyor ve bölgedeki tekneler ile gemiler açısından güvenlik riski oluşturuyor.
Balıkçılar demirlerin üzerinden yürümek zorunda
Eksik bırakılan inşaatın yarattığı tehlike ise yalnızca teknik boyutla sınırlı değil. İskele tamamlanmadığı için bölgeyi kullanan balıkçılar, açıkta kalan demirlerin üzerinden adeta cambaz gibi yürümek zorunda kalıyor. Bu nedenle bazı balıkçı yakınlarının düşerek yaralandığı öğrenildi. Ortaya çıkan tablo, bölgede can güvenliğinin sağlanamadığını açıkça ortaya koyuyor.
Yasal süreç belirsizliğini koruyor
İskeleyle ilgili bir diğer önemli tartışma ise hukuki boyutta yaşanıyor. Ulaştırma Bakanlığı'nın yetki alanındaki mendireğin hemen yanına ve denizin içerisine yapılan yapının, Turizm Bakanlığı tarafından yürütülmesi hem idari yetki karmaşasına neden oluyor hem de yasal zemini konusunda ciddi kuşkular yaratıyor. Proje için Bakanlar Kurulu'ndan gerekli izinlerin alınıp alınmadığı, yasal prosedürün usulüne uygun işletilip işletilmediği ise halen belirsizliğini koruyor.
Deniz Turizmi İşletmecileri Derneği Başkanı Faik Gencer:
“Yetkisiz, izinsiz ve tehlikeli bir yapı yapıldı”
Girne Antik Liman’daki yeni iskele çalışmalarıyla ilgili eleştirilerini sosyal medya üzerinden gündeme taşıyan Deniz Turizmi İşletmecileri Derneği Başkanı ve Girne Antik Liman Özerk Kurulu Komite Üyesi Faik Gencer de YENİDÜZEN’e konuştu.
Gencer, yapılan iskelenin hem teknik hem de hukuki açıdan sorunlu olduğunu vurgulayarak, süreçte gerekli izinlerin alınmadığını, bilimsel bir çalışma yapılmadığını ve ortaya çıkan yapının liman güvenliği açısından risk oluşturduğunu vurguladı.
Sosyal medya paylaşımlarıyla konuyu gündeme getiren Gencer, amacının yapılan hatalara dikkat çekmek olduğunu söyledi. Ancak Turizm Bakanlığı mimarı Özgün Olguner’in kendisini hedef alan bir paylaşım yaptığını ifade eden Gencer, yaşanan tartışmanın ardından cevap verme gereği duyduğunu kaydetti.
“Amacım bu iskeleyle ilgili yapılan hataları söylemekti” diyen Gencer, Olguner’in sosyal medya hesabından iskelenin fotoğrafıyla birlikte kendisini kastederek, “Eşek hoşaftan ne anlar, suyunu içer, tanesini seçer” şeklinde paylaşım yaptığını söyledi. Gencer, “Olguner bana hakaret edince ben de cevap vermek durumunda kaldım” dedi.
“Üç soruya cevap bekliyorum”
İskelenin yapıldığı alanla ilgili yetki tartışması olduğunu belirten Gencer, Turizm Bakanlığı’nın yetki alanı dışında bir işlem yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşması gerektiğini söyledi. Gencer, şu üç sorunun yanıtlanmasını istedi:
“İskelenin yapıldığı bölge Turizm Bakanlığı’nın yetki alanında mı? Yapılan bu iskele bu alanda yetkili olan Ulaştırma Bakanlığı’ndan izinli mi? Bir de Bakanlar Kurulu onayı var mı? Bu 3 soruya cevap bekliyorum.”
“Bana göre gerekli izinlerin hiçbiri alınmadı” diyen Gencer, “Turizm Bakanlığı, yetkisinde olmayan bir alana hiçbir standarda uymadan iskele yaptı. Bununla ilgili bir bilimsel çalışma dahi yapılmış değil” ifadelerini kullandı.
“İskele son derece tehlikeli durumda”
Yapılan iskelenin yüksekliğinin yanlış olduğunu savunan Gencer, mevcut yapının denizcilik açısından risk taşıdığını söyledi. “İddiam şu ki bu yapılan iskeleler son derece tehlikeli durumdadır” diyen Gencer, iskelenin gereğinden fazla yüksek yapıldığını belirtti.
Gencer, “Su seviyesinin en yüksek olduğu dönemde dahi suyun 104 santim üstünde. Mevcut iskelelerin en yükseği şu anda 72 santimdir” dedi. Daha önce konuya ilişkin görüşlerini yetkililere ilettiklerini ancak dikkate alınmadığını ifade eden Gencer, sürecin kendilerinden habersiz yürütüldüğünü söyledi.
“Önceleri her sorduğumuzda bize projesinin çizilmiş olduğunu söylediler. Fakat yaptıkları proje ortada” diyen Gencer, ortaya çıkan çalışmanın kendilerini haklı çıkardığını belirtti.
“Mendireğe müdahale edilmezse felaket yaşanabilir”
Gencer, Antik Liman’daki asıl önceliğin mendireğin güvenliği olması gerektiğini belirterek, tarihi kule ve çevresindeki kayaların tehlike oluşturduğunu vurguladı. “Mevcut mendirek üzerindeki tarihi kule adeta eğilmiş vaziyette. Onun yanındaki kayalar da hiç iyi durumda değil” diyen Gencer, gerekli müdahalenin yapılmaması halinde ciddi sonuçlar yaşanabileceğini söyledi.
Gencer, “Eğer müdahale edilmezse kulenin yanındaki bölge bu kış çökebilir. Orası çökerse limandaki 10-15 civarı tekne batabilir. Ölümle sonuçlanan bir felaket yaşayabiliriz” ifadelerini kullandı. Bu risklere rağmen mendireğin onarılması yerine yeni bir iskele yapıldığını kaydeden Gencer, hükümete yönelik eleştirilerde bulundu.
“Bu hükümet görevde olduğu sürece proje kapsamında tekrardan yapılacağı söylenen mendireğe bir taş bile koyulmaz” diyen Gencer, “Hiçbir işten anladıkları yok. İlgilenmiyorlar, umursamıyorlar” ifadelerini kullandı.
“Arıklı’nın niyeti limanın daha kötü olup yıkılması”
Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın mendirekle ilgili sorumluluğunun farkında olmadığını ileri süren Gencer, “Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın ne olduğundan haberi bile yok. Mendireğin olduğu bölgenin kendi sorumluluğunda olduğunun farkında bile değildir” dedi. Gencer, Arıklı’nın yaklaşımını da eleştirerek, “Onun niyeti limanın daha kötü olup yıkılması ve sonrasında buranın özelleştirilmesi” iddiasında bulundu.
“Tekneler iskeleye çarpabilir”
Yeni iskelenin yüksekliğinin tekneler açısından da sorun yaratacağını belirten Gencer, deniz seviyesindeki değişimlerin risk oluşturacağını söyledi. Gencer, “Deniz seviyesi yükselip alçaldığında tekneler iskeleye çarpabilir. Tekneyi iskeleye bağlayan ipler seviyenin yükselmesinden dolayı boşa çıkabilir. Bu da hiç güvenli değil” dedi.
İskelenin liman çıkışına doğru olan bölümünün de kullanım açısından sorunlu olduğunu vurgulayan Gencer, yapının karadan fazla uzaklaştırıldığını söyledi.
Gencer, “Tekne ve gemi sahipleri bu iskelenin son 30-40 metresini kullanamayacak. Çünkü oraya tekne bağlandığında, karşı kulede de bağlı olan teknelerden dolayı giriş çıkışlar engellenmiş olacak. İki teknenin geçebileceği bir alan kalmadı. Hal böyle olunca tekneler için çarpışma riski doğdu” ifadelerini kullandı.
“Lefkoşa’daki ofislerde fotoğrafa bakıp proje çizdiler”
İskele yapım sürecinde uzman görüşü alınmadığını ve yerinde inceleme yapılmadığınıa dikkat çeken Gencer, “Hiçbir bilimsel çalışma yapılmadan, iskele yapımında uzman bir kişinin görüşüne başvurulmadan ve hiçbir onay ve izin alınmadan yapılan bir iskeleden bahsediyoruz” diye konuştu.
Turizm Bakanlığı’nın süreci iyi yönetmediğini kaydetti Gencer, Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu’nun geçmişte liman için yaptığı çalışmaları ise ayrı tuttu.
“Ataoğlu bu liman için güzel şeyler yaptı. Bunu hiçbir zaman inkar etmem” diyen Gencer, ancak restorasyon sonrasında yaşananların Bakan’ın hanesine eksi yazdığını söyledi. Gencer, “Restorasyondan sonra olanlar ve yaşananlar Ataoğlu’nun notunu ciddi derecede düşürmüştür” ifadelerini kullandı.
“Liman eski haline dönebilir”
Antik Liman’ın mevcut yönetim anlayışıyla yeniden eski sorunlu dönemlerine dönebileceğini kaydeden Gencer, “Aynı yönetim anlayışı devam ederse bu liman eski haline dönebilir” dedi.
Gencer, “Önceden olduğu gibi çadır kente benzeyen bir manzaranın oluşacağı ve yürümeye bile korkar hale geldiğimiz zamanlar yaşayabiliriz. Turizmin kalbi olan Girne Antik Liman böyle yönetilemez” ifadelerini kullandı.
“Kayalar yerinden alındı, yapı bozuldu”
Çalışmalar sırasında mendirek çevresindeki kayalara zarar verildiğini de vurgu yapan Gencer, bazı kayaların iskele hizası nedeniyle kaldırıldığını belirtti. “Denizin içini temizleyeceklerini gerekçe göstererek birçok kayayı yerinden alıp attılar. Aslında iskele düz ilerleyebilsin diye bunu yaptılar” diyen Gencer, yerinde inceleme yapılmadığını öne sürdü.
“Lefkoşa’daki klimalı ofislerinde fotoğrafa bakıp sözde projeyi çizdiler. Mevcut yapı bozuldu” ifadelerini kullanan Gencer, kayaların rüzgarlı havalarda iskelenin üzerine düşme ihtimali olduğunu söyledi.
“UBP bunu kendi yapmış gibi gösterdi”
Restorasyon sürecinin uzun sürdüğünü ve limanın yıprandığını belirten Gencer, UBP’nin seçim dönemindeki söylemlerine de tepki gösterdi. “Antik Liman restorasyon yapacaklar diye yaklaşık 4 senedir sersem hale geldi. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil” diyen Gencer, UBP’nin “Yarım asır sonra Girne Antik Liman’ı yeniledik” şeklindeki seçim pankartını eleştirdi.
Gencer, “Bu limanın restorasyonu sırasında bir taş bile koymayan ve hiçbir katkısı olmayan UBP, bunu kendi yapmış gibi gösterince bize de cevap hakkı doğdu” dedi.
“Ben bu limanın iyiliği için yayın yapıyorum”
Kendisinin limanın geleceği için kamuoyunu bilgilendirdiğini vurgulayan Gencer, Girne Antik Liman Özerk Kurulu’ndaki görevine dikkat çekti. Gencer, “Tüzük kapsamında bu limanda denetleme yetkisine sahibim. Bu yetkilerimi de kullanarak Antik Liman’ın geldiği tehlikeli durumla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek istedim” dedi.
Bugüne kadar herhangi bir kişi veya kurumu hedef almadığını söyleyen Gencer, “Ne zaman ki Olguner’in benimle ilgili paylaşımını gördüm, ben de hodri meydan dedim” ifadelerini kullandı.
Gencer, son olarak Özgün Olguner’e şu soruyu yöneltti:
“Turizm Bakanlığı’nda çalışan birinin, Ulaştırma Bakanlığı’nın yetki alanında olan Antik Liman’ın mendireğinde ne işi vardı? Çıksın ve açıklasın.”
Yayınlarına devam edeceğini belirten Gencer, “Ben bu limanın iyiliği için yayınlarıma devam edeceğim” dedi.
“YDP’li arkadaşlarım genel başkanlarını tekrar düşünsünler”
YDP Genel Başkanı ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’yı destekleyen yurttaşlara da çağrıda bulunan Gencer, “YDP’li arkadaşlarım genel başkanlarını tekrar düşünsünler” ifadelerini kullandı. Gencer, “Ulaştırma Bakanı olarak limanların eksiklerini gidermesi gerekirken, neden bugüne kadar bir taş bile koymadı? Bence sorgulanması gereken bir durum” açıklamasında bulundu.
Turizm Bakanlığı yetkilileri açıklamadan kaçındı
Öte yandan konuyla ilgili soruların yöneltildiği Turizm Bakanlığı yetkilileri ise açıklama yapmaktan kaçındı. YENİDÜZEN'in ulaştığı yetkililer, ilerleyen günlerde yazılı bir açıklama yayımlayacaklarını belirtmelerine rağmen bugüne kadar kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadı.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı:
"Sorunun muhatabı UBP'dir”
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın açıklaması da hükümet içindeki çatlağı bir kez daha gözler önüne serdi. Deniz içerisine yapılacak inşalardan sorumlu bakanlığın başındaki Arıklı, sorumluluğu doğrudan UBP'ye yükledi.
YENİDÜZEN'in iskeleyle ilgili sorusunu yanıtlayan Arıklı, "UBP billboardlarda Antik Limanı tek başına kendileri yenilediklerini söylüyor. O yüzden sorunun muhatabı UBP'dir. Dolayısıyla bu iskeleyle ilgili sorunu UBP'ye sormanda büyük fayda var" ifadelerini kullandı.