“Yaşamı plansızlığa teslim eden bu anlayış derhal değişmeli”

CTP Yerel Yönetimler Komitesi, su politikalarındaki plansızlığın artık yalnızca bir yönetim zaafı değil, yaşam güvenliğini tehdit eden yapısal bir krize dönüştüğünü vurguladı.

CTP Yerel Yönetimler Komitesi, su politikalarındaki plansızlığın artık yalnızca bir yönetim zaafı değil, yaşam güvenliğini tehdit eden yapısal bir krize dönüştüğünü vurguladı. Son bir yıl içinde yerel yönetimlerin su maliyetlerine yapılan yüzde 140’lık artışa dikkat çeken Komite, suyun stratejik bir yaşam kaynağı olarak değil, plansız yönetilen bir altyapı hizmeti olarak ele alındığını kaydetti.

Komite açıklamasında, 2015 yılında Türkiye’den Su Projesi kapsamında ülkeye ulaştırılan suyun halka “kalıcı çözüm” olarak sunulduğu anımsatılarak, aradan geçen süreye rağmen güncel nüfus verilerine dayalı, bütüncül ve sürdürülebilir bir ulusal su politikasının hâlâ oluşturulmadığı ifade edildi. UBP-YDP-DP Hükümeti’nin planlı ve kalıcı adımlar atmadığı belirtilirken, bu plansızlığın faturasının bugün artan su bedelleriyle, yarın ise kesintiler ve tanker bağımlılığıyla halka ödetileceği uyarısı yapıldı.

Açıklamada, Türkiye’den Su Projesi’nin üzerinden on yılı aşkın süre geçmesine rağmen kırsaldaki birçok köyün hâlâ bu suya erişemediğine dikkat çekildi. Lefke ve Güzelyurt ilçelerine ulaştırılması öngörülen 2. etap hattının, başlangıçtaki planlamanın aksine Mesarya’ya yönlendirilmesinin bilimsel kaynak planlamasından değil, plansız yapılaşmanın yarattığı kontrolsüz su talebinden kaynaklandığı kaydedildi.

CTP Yerel Yönetimler Komitesi, suya yapılan zamların belediyelerin sınırlı bütçeleri üzerinde ağır bir yük yarattığını, bu durumun yerel yönetimlerin halka temel hizmet sunma kapasitesini zayıflattığını belirtti. Ülke genelinde şebeke kayıp ve kaçaklarının çok ciddi boyutlara ulaştığına işaret edilen açıklamada, altyapı yetersizlikleri nedeniyle suyun önemli bir bölümünün halka ulaşmadan kaybedildiği vurgulandı. Ayrıca belediyeler tarafından işletilen yerel kuyulardan elde edilen suyun birim fiyatının kısa sürede 3 TL’den 10,5 TL’ye yükseldiği, bunun da yüzde 250’lik artış anlamına geldiği hatırlatıldı.

Merkezi yönetimin tüm sorumluluk ve yükü yalnızca yerel yönetimlerin sırtına bırakmasının doğru bir yaklaşım olmadığı ifade edilen açıklamada, su kaçaklarının azaltılması, şebeke yenileme yatırımları ve altyapı iyileştirmeleri için belediyelere gerekli teşvik ve kaynak desteği sağlanmadıkça etkin su yönetiminin mümkün olmayacağı belirtildi.

CTP Yerel Yönetimler Komitesi, Türkiye’den gelen suyun stratejik değerinin doğru yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu kaynağın yerel yeraltı su rezervlerini besleyen, yağmur suyu hasadı ve geri kazanım sistemleriyle desteklenen bütüncül bir döngünün parçası haline getirilmesi çağrısında bulundu. Güncel nüfus verilerine dayanan ulusal su politikalarının hayata geçirilmesi, yağmur suyu hasadı ve geri kazanım projelerinin yaygınlaştırılması, tarımsal ve içme suyunun ayrıştırılması ile yerel yönetimlere yetki ve kaynak devrinin kaçınılmaz olduğu kaydedildi.

Haberler Haberleri