“Tüm Dişlerim Ağrıyor” Diyen Hastalarımıza: Gerçek Sorun Nerede?

Dt. Simge Alıcı yazdı: “Tüm Dişlerim Ağrıyor” Diyen Hastalarımıza: Gerçek Sorun Nerede?

2. Bölüm

Geçen hafta, hastalarımızın sık kullandığı “Bütün dişlerim ağrıyor.” ifadesinin her zaman tüm dişlerin hasta olduğu anlamına gelmediğini anlatmıştık. Bu hafta ise diş ağrısını taklit eden hastalıkları, doğru tanının önemini ve bu şikâyet karşısında neler yapılması gerektiğini ele alacağız. İlginçtir ki bazı durumlarda ağrının kaynağı dişler değildir. Özellikle sinüzit, üst çenedeki azı dişlerinde ciddi ağrı hissedilmesine neden olabilir. Çünkü bu dişlerin kökleri sinüs boşluklarına oldukça yakındır. Sinüslerde gelişen iltihap nedeniyle hasta diş ağrısı yaşadığını düşünür. Oysa yapılan muayenede dişlerin tamamen sağlıklı olduğu görülür.

Benzer şekilde çene eklemi rahatsızlıkları da yaygın diş ağrısına neden olabilir. Çene açarken ses gelmesi, ağız açmada zorlanma, kulak önünde ağrı ve çiğneme sırasında rahatsızlık yaşayan kişiler çoğu zaman sorunun dişlerinden kaynaklandığını düşünür. Oysa esas problem çene eklemindedir.

Kulak enfeksiyonları, yüz kaslarının spazmları ve hatta bazı nörolojik hastalıklar bile diş ağrısını taklit edebilir. İşte bu nedenle yalnızca ağrının yerine bakarak teşhis koymak mümkün değildir. Diş hekimi gerektiğinde radyografik inceleme yapar, canlılık testleri uygular ve ağrının gerçek kaynağını belirlemeye çalışır.

Muayene sırasında hastalarımızın verdiği bilgiler de büyük önem taşır. Ağrının ne zaman başladığı, daha önce böyle bir durum yaşanıp yaşanmadığı, gece artıp artmadığı, sıcak-soğuk hassasiyeti olup olmadığı doğru tanıya ulaşmayı kolaylaştırır. Toplumda sık yapılan hatalardan biri de ağrıyan tarafa karanfil, alkol, kolonya veya çeşitli kimyasallar uygulamaktır. Bu tür yöntemler dişi iyileştirmez. Aksine ağız içindeki yumuşak dokuların yanmasına ve yeni problemlerin oluşmasına neden olabilir. Bir diğer yanlış davranış ise çevreden önerilen antibiyotikleri kullanmaktır. Antibiyotik yalnızca gerekli görüldüğünde ve hekim önerisiyle kullanılmalıdır. Çünkü her ağrının nedeni enfeksiyon değildir. Gereksiz antibiyotik kullanımı, hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli bir sağlık sorunudur.

Peki bu tür sorunlardan nasıl korunabiliriz?

Öncelikle günde en az iki kez doğru teknikle diş fırçalamak, diş ipi kullanmak ve düzenli ağız bakımı yapmak temel koruyucu adımdır. Altı ayda bir yapılacak diş hekimi kontrolleri sayesinde çürükler ve diş eti hastalıkları henüz başlangıç aşamasındayken tespit edilebilir. Eğer gece diş sıkma alışkanlığınız varsa bunu önemseyin. Sabahları çene yorgunluğu, baş ağrısı veya yaygın diş hassasiyeti yaşıyorsanız mutlaka diş hekiminize danışın. Gerekli durumlarda hazırlanan gece plakları hem dişlerinizi korur hem de ağrıların azalmasına yardımcı olur.

Unutulmamalıdır ki diş ağrısı yalnızca ağız sağlığını değil, yaşam kalitesini de olumsuz etkiler. Uyku düzeni bozulur, beslenme güçleşir, iş verimi düşer ve sosyal yaşam etkilenebilir. Bu nedenle ağrıya alışmaya çalışmak yerine nedenini araştırmak en doğru yaklaşımdır. Sonuç olarak “Bütün dişlerim ağrıyor.” ifadesi bir hastalık adı değil, önemli bir belirtidir. Bu belirtinin altında basit bir hassasiyet de olabilir, kanal tedavisi gerektiren bir enfeksiyon da hatta dişlerle ilgisi olmayan başka bir sağlık sorunu da. Doğru teşhis ise ancak ayrıntılı bir diş hekimi muayenesiyle mümkündür. Unutmayın; erken teşhis, hem dişlerinizi hem de genel sağlığınızı korumanın en etkili yoludur. Ağrıyı bastırmaya değil, nedenini öğrenmeye odaklanın. Çünkü sağlıklı bir gülümseme, sağlıklı bir yaşamın en önemli parçalarından biridir.

Sağlık Haberleri