Deneyimli bürokrat Asım Özer, Bakanlar Kurulu’nun belediyelere verilen suyun ton fiyatını 18,28 TL’den 24,50 TL’ye yükselttiğini belirterek artışın 6 ayda yaklaşık yüzde 34,30’a ulaştığını kaydetti. Özer, yeni düzenlemenin su faturalarına doğrudan yansıyacağını, bazı belediyelerde suyun tonunun 85-90 TL’ye kadar çıkabileceğini savundu.
Deneyimli bürokrat Asım Özer, Bakanlar Kurulu’nun belediyelere sağlanan suyun ton başına fiyatını artırmasına tepki gösterdi. Özer, Haziran ayında 18,28 TL olarak belirlenen satış fiyatının Ocak ayı itibarıyla 24,50 TL’ye çıkarıldığını ifade ederek, artış oranının yaklaşık yüzde 34,30 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti.
Özer, belediyelerin suyu halka satışında alış bedelinin üzerine “en az yüzde 100” oranında fiyat eklediğini ileri sürerek, bu durumun Ocak ayı itibarıyla su faturalarında ciddi artışlara yol açacağını söyledi.
“Bazı bölgelerde suyun tonu 85-90 TL’ye çıkabilir”
Özer’in açıklamasına göre, ülkede bazı belediyeler bugün suyun tonunu 37 TL’den satarken, bazı belediyelerde satış fiyatı 50 TL’ye kadar çıkmış durumda. Hükümetin belediyelere satış fiyatını artırmasının ardından, suyun ton fiyatının birçok bölgede 50 TL’nin üzerine çıkmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Özer, bazı belediyelerde suyun tonunun 85-90 TL bandına yükselebileceğini savundu.
Özer ayrıca, haziran ayından sonra bazı belediyelerde suyun ton fiyatının 100 TL’ye ulaşabileceğini de öne sürdü.
Enflasyona dikkat çekti
Su zammının yalnızca su faturalarıyla sınırlı kalmayacağını kaydeden Özer, iğneden ipliğe birçok alanda yaşanan artışların haziran ayı sonunda açıklanacak enflasyon oranlarını “şimdiden alev topuna” dönüştüreceği görüşünü dile getirdi.
Özer, KKTC’deki su fiyatlarının değerlendirilmesi için Türkiye ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki tarifeleri de karşılaştırma amacıyla paylaştı.
Türkiye’de Antalya örneğinde su tarifelerinin henüz güncellenmemiş haliyle;
5 tona kadar: 13,90 TL
6-20 ton arası: 28,44 TL
21-40 ton arası: 49,97 TL
40 ton üzeri: 99,96 TL
şeklinde olduğunu kaydeden Özer, “Türkiye’den gelen suya yerel kullanıcılar, Türkiye’deki kullanıcıdan daha fazla bedel ödüyor” iddiasında bulundu.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ise ise Limasol örneğini veren Özer, ton fiyatının;
50 tona kadar: 0,85 Euro
101-150 ton arası: 2 Euro
151 ton üzeri: 4 Euro olarak fiyatlandırıldığını aktararak, yüksek tüketimi sınırlamak için kademeli tarifenin “stratejik bir uygulama” olduğuna işaret etti.
“Asıl mesele TL kullanımı ve denetimsizlik”
Açıklamasında ekonomideki genel tabloya da değinen Özer, Türk Lirası kullanımının ücretler ve fiyatlar üzerinde baskıyı artırdığını savundu. İthalata dayalı ticarette “fahiş kâr oranları” uygulandığını öne süren Özer, denetim ve yaptırım eksikliğini eleştirdi.
Özer, siyasi partilerin Türk Lirası kullanımı konusunda net bir yol haritası ortaya koyması gerektiğini belirterek, “stabileye endeksleme” ya da “stabileye geçiş” gibi seçeneklerin açıkça tartışılması gerektiğini ifade etti.
“Kamu küçültülmeli” çağrısı
Özer ayrıca kamu maliyesi açısından acil önlemler gerektiğini savunarak, kamunun “çok aşırı şekilde küçültülmesi” gerektiğini ileri sürdü. Mevcut yönetimi hedef alan Özer, ortaya çıkan ekonomik tablonun sorumlularının istifaya zorlanmasının kaçınılmaz olduğunu da iddia etti.