Selanik’te Monica Bellucci rüzgarı

İtalyan oyuncu Monica Bellucci kendisine verilecek Onursal Altın İskender ödülünü almak için Selanik’teydi.

Murat OBENLER / SELANİK

İtalyan oyuncu Monica Bellucci kendisine verilecek Onursal Altın İskender ödülünü almak için Selanik’teydi. Dünya sinemasının önemli kadın yıldızlarından, oyunculuğu, zerafet ve güzelliğiyle birçok önemli yönetmenle çalışmış İtalyan Monica Bellucci seyirciyle buluşmadan önce John Cassavetes Salonu’nda basın mensuplarının karşısına çıktı.

Yaklaşık bir saat süren basın toplantısı öncesi foto muhabirleri ve kameraların karşısına geçerek poz veren Bellucci, Tom Wolf’un yazıp yönettiği büyük orkestra eşliğindeki “Maria Callas: Letters and Memoirs” tiyatrosundan sinema yaşamındaki diğer bazı filmlere, sinemanın kadına bakışından iş yaşamındaki tecrübelerine, güzellik kavramından rollere nasıl hazırlandığını kadar birçok konuda görüşlerini aktardı, TIFF Programlar Bölümü Başkanı Yorgos Krassakopoulos’un ve sinema yazarlarının sorularını yanıtladı.
 

“Callas benim için ilham verici, güçlü, etkileyici bir sanatçı. O asla ölmeyecek”
Yirminci yüzyılın divası olarak da soprano Maria Callas’ın hayatının tiyatro sahnesinde anlatıldığı oyunla ve kendisinin bu projede yer almasıyla ilgili sorular toplantının ana konusunu oluştururken Bellucci, “ Callas dünyadaki birçok insan için olduğu gibi benim için de ilham verici, güçlü, oldukça etkileyici, sanatın en üst seviyelerinde eserler vererek diva sanatçı unvanını sonuna kadar hak etmiş bir insan. O hala daha dinlenen, üzerine konuşulan filmler çekilen, kitaplar yazılan bir kadın. Bu özellikleri ile asla ölmeyecek. Ben de onunla ilgili bir projede onu insanlarla buluşturabilmenin gururunu yaşıyorum. Sevgisi ile, sanatı ile, duruşu ile beni de çok etkilemiş ve kalbime dokunmuş birisi. Bu role hazırlanırken özel bir rol olacağını biliyordum. İlk başlarda tiyatro olmasından, sanatçının kapasitesinden ve değerinden dolayı biraz korkuyordum ama sonra sahneye çıkıp seyirci ile iletişim kurmaya başladıktan sonra bu korkum yerini heyecan ve mutluluğa bıraktı. Onunla ortak yanlarımız olduğunu hayatımızda bazı noktalarda paralellikler olduğunu ve bazı ortak şeylerin(Akdenizli olmamız, Paris’te yaşamak, sanat vs) bizi bu projede buluşturduğunu düşünüyorum.” Dedi.
Sahne, setler, şöhret, ışıklar konuyla ilgili sorulara da ilk başlardaki gibi heyecan duyarak yanıt verdiğini söyleyen Bellucci, şöhret ile birlikte ışıklara da alıştığını ama karanlığı da sevdiğini söyledi.

“Zamanla kavga etmiyorum. İşler bir sinerji içinde gelişiyor. İnandığım, ruhuma dokunan her projede yer alırım”

Hayat ve iş ilişkisi üzerine soruya da optimistik bir yaklaşımla cevap veren oyuncu “ Hayatta çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Model olarak başladığım kariyerime sinemada devam ettim. 25 yaşında ilk filmimde rol aldım ve bu kariyer sürüyor. Zamanla kavga etmiyorum. Zamanla kavga edersen kaybedersin. Her yaşta hayatı yaşıyorum ve şanslıyım ki ailem, işim, çok iyi arkadaşlarım, sevdiğim dostlarım var. Hayatta geldiğim noktadan memnunum. İşimle ilgili plan yapmıyorum. Bu işler bir sinerji içinde gelişiyor. Genç yönetmenler ile de düşük bütçeli filmlerde de çalışırım, yeter ki projeye inanayım ve ruhuma dokunsun” dedi.

“Kadının güzellik imaj olarak kullanımı değişiyor. Sinematik devrim devam ediyor. Kendinize inanın, güvenin ve kendinizi geliştirin”

Sinemadaki kadın imajı ve kadın rolleri üzerine de sorular sorulan Bellucci, İtalyan sinemasında birçok önemli kadın oyuncunun İtalyan filmlerinde rol alarak şöhreti yakaladığını ve sinema tarihine adlarını gururla yazdırdıklarını söyleyerek kendisinin Paris’e giderek kariyerine orada devam ettiğini kaydederek farklı kültürlerin sadece sinema olarak değil her açıdan insana çok şeyler kattığını, onu zenginleştirdiğini vurguladı. Sinemada erkek egemen bir aklın yönettiği filmlerde de rol aldım. Yaşlandıkça gerçeklikten uzaklaşıyorsunuz, roller daralıyor, makyaj yapıyorsunuz vs. Sinema her zaman yenilenen, değişen bir sektör oldu. Sinemada devrim süreci devam ediyor. Güzelliğin yani kadının sinemada imaj olarak kullanılması da değişiyor. Fransa’da oyunculukları ile ünlü olan çok değerli kadın oyuncular vardır. Zamanla bizler de değişiyoruz. Oyuncu kendine güvenirse en büyük itici güç kendisidir. İçinizdeki tutkuyu kaybetmeyin, kendinize inanın ve kendinizi geliştirin”

“Teknoloji çok hızla değişiyor ama hala daha sinemanın büyüsü sürüyor”

Sinemadaki değişimlere yönelik olarak Covid ile birlikte Netflix’in insanlığın hayatına girdiğini, orada da çok iyi birçok sinema filmi izlediğini ve hem sinema salonu hem de sinema platformlarını takip ettiğini söyleyen Bellucci, “Hala daha sinemanın büyüsü sürüyor. Ünlü Fransız yönetmen Godard’ın dediği gibi sinema perdesinin karşısına geçiyorsunuz, ışıklar sönüyor, makineden yansıyan ışık ile perdedeki büyünün içine dalıyorsunuz. Bu büyük ve sihirli bir olay. Teknoloji çok hızlı değişiyor. Çocuklarımızın teknolojiyi(fazla) kullanımlarını biz bile anlamlandıramıyoruz, onlara yetişemiyoruz. Ben hala daha ilk sinemaya başladığım yıllardaki gibi sürekli yeni filmler izleme heyecanımı sürdürüyorum. Bu heyecan ve tutku hep sürecek.”

Kültür & Sanat Haberleri