Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası ilk kez kameraların karşına çıktı, konutunun önünde bekleyen gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Açıklama yapma konusunda dün basın mensuplarına söz verdiğini ancak yoğun telefon trafiği nedeniyle ses tellerinde sorun çıktığı için açıklamanın bugüne kaldığını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel'i yeniden CHP TBMM Grup Başkanı seçilmesinden dolayı tebrik etti.
“Bu sabah yeni bir gelişme oldu. Özgür Bey'e yeni görevi hayırlı olsun.” diyen ve Özgür Özel'in kendisiyle görüşeceğini ifade ettiğini fakat şu ana kadar görüşmenin gerçekleşmediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Umarım önümüzdeki günlerde veya bugün bir görüşme gerçekleşir. Kendisi arayacaktı, bana 'Arkadaşlarımla görüştükten sonra sizi arayacağım.' demişti. Bu görüşme henüz gerçekleşmedi, belki bugün gerçekleşir." dedi.
"CHP ahlaki değerlerini korumak zorundadır"
Kemal Kılıçdaroğlu; CHP'nin köklü, devlet kuran ve devlete yön veren bir parti olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:
"CHP ahlaki değerlerini, üstünlüğünü korumak zorundadır. Hepinizin huzurunda bütün vatandaşlarıma, özellikle de partililere söz veriyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'ni kuruluşundaki kodlara yeniden kavuşturacağız. Ahlaki değerleri olacak. Bizim partiye çok eleştiri gelmiştir. Muhalefetten, sivil toplumdan eleştiri gelmiştir ama partinin ahlaki değerleriyle ilgili bugüne kadar hiçbir eleştiri gelmemişti, şimdi geliyor. Bu ahlaki değerleri düzeltmemiz lazım.
"Partiyi ayrıştıran, tabanı düşmanlaştıracak söylemler olmamalı"
Bu süreçte partinin tabanını ayrıştıracak söylemlerden özenle kaçınmak lazım. Ben, bu konuda çok dikkatli bir dil kullanıyorum. Bütün arkadaşlarıma aynı şekilde ifade ediyorum. Partinin tabanını ayrıştıracak, düşmanlaştıracak söylemlerden özenle kaçınmak gerekiyor. Bu parti, Cumhuriyeti kuran, ahlakı, erdemi kendisine temel felsefe edinmiş bir partidir. Bu partiyi ahlaki sorunlarla karşı karşıya bırakmak, buna benzer bazı olaylar karşısında suskunluğumuzu sürdürmek artık doğru değil."