“Memleketin kamusal yapılarını, bu ülkenin yetiştirdiği mimarlara emanet ediniz”

Mimarlar Odası, Yeni Atatürk Stadyumu ve Çok Amaçlı Spor Kompleksi Projesi’nin yerel mimarların sürece dahil edilmeden hazırlanıp Meclis’te sunulmasına tepki göstererek, şeffaf ve katılımcı bir proje süreci çağrısı yaptı.

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (KTMMOB) bağlı Mimarlar Odası, Lefkoşa Atatürk Spor Salonu’nun yerine yapılması öngörülen Yeni Atatürk Stadyumu ve Çok Amaçlı Spor Kompleksi Projesi’nin, Oda’ya kayıtlı olmayan bir mimarlık ofisi tarafından hazırlanarak Cumhuriyet Meclisi’nde sunulmasına tepki gösterdi.

Mimarlar Odası tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu durumun “üzüntü ve kaygıyla” karşılandığı belirtilerek, projenin hazırlanması ve sunulması sürecinde Kıbrıs Türk mimarlık ortamının dışarıda bırakıldığı izleniminin oluştuğu ifade edildi.

Açıklamada, Cumhuriyet Meclisi’nin yasama organı olarak ülke insanlarının kendi iradesiyle yönetilmesinin ve kamusal karar süreçlerine katılımının en önemli simgelerinden biri olduğu kaydedilerek, “Böylesi bir kurumda, ülkemizde mesleğini icra eden 1.752 mimarın, yerel mesleki birikimin ve Kıbrıs Türk mimarlık ortamının sürecin dışında bırakıldığı izlenimini yaratan bir sunumun gerçekleştirilmesi, meslek camiamız açısından kabul edilmesi güç bir durumdur” denildi.

Kıbrıs Türk mimarlarının dünya standartlarında eğitim almış, uluslararası mesleki yeterliliğe sahip ve dünyanın farklı ülkelerinde çok sayıda kapsamlı ve prestijli projede görev üstlenmiş meslek insanları olduğu vurgulanan açıklamada, kamu kaynaklarıyla veya kamu yararına gerçekleştirilecek önemli mimari yatırımlarda bu bilgi birikimi ve mesleki kapasitenin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi.

Mimarlar Odası, Oda üyesi olmayan bir mimarlık ofisinin kendi kurumsal kimliğiyle Cumhuriyet Meclisi’nde Kıbrıslı Türk seçilmiş yöneticilere böylesi önemli bir kamusal yapının projesini sunmasının, “yerel mimarlık mesleğinin süreçteki konumu, mesleki yetki ve sorumluluklar ile kamu yapılarında izlenmesi gereken proje üretim yöntemleri açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu” ifade etti.

Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkenin gelişimine katkı sağlamak amacıyla finanse ettiği veya destek verdiği yatırımların herhangi bir siyasi ya da ideolojik tartışmanın konusu haline getirilmek istenmediği vurgulandı.

Açıklamada, “Bizim itirazımız yatırımın kaynağına değil, mimarlık hizmetinin üretilme biçimine ve yerel mesleki kapasitenin sürecin dışında bırakılmasına yöneliktir” denildi.

 

“Kıbrıs Türk mimarları etkin biçimde dahil edilmeli”

Mimarlar Odası, Cumhuriyet Meclisi ve ilgili tüm kamu kurumlarına da çağrıda bulundu. Açıklamada, “Bu ülkenin mimarlarının bilgi, beceri ve mesleki yetkinliğine gereken saygı gösterilmeli; kamuya ait büyük ölçekli ve simgesel yapılarda Kıbrıs Türk mimarlarının proje süreçlerine etkin biçimde dahil edilmesi sağlanmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Uluslararası veya Türkiye merkezli mimarlık ofislerinin yer aldığı projelerde ise Kıbrıs Türk mimarlık ofisleriyle ortak girişim (JV: joint venture), proje ortaklığı veya benzeri mesleki iş birliği modellerinin oluşturulmasının temel bir yaklaşım haline getirilmesi gerektiği kaydedildi.

Bu tür bir modelin yalnızca Kıbrıs Türk mimarlarının hak ettiği mesleki saygının gösterilmesini sağlamakla sınırlı olmadığı belirtilen açıklamada, bunun aynı zamanda yerel mevzuatın, iklimin, kentsel dokunun, yapı kültürünün ve toplumsal ihtiyaçların projelere doğru biçimde aktarılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.

 

“Şeffaf, katılımcı ve nitelik odaklı yarışmalar değerlendirilmeli”

Mimarlar Odası, böylesine önemli ve kamusal niteliği yüksek yapıların hangi yöntemle hayata geçirileceğinin de tartışılması gerektiğini belirtti.

“Lefkoşa’nın ve ülkenin mimari kimliğine katkı sağlayacak projelerde şeffaf, katılımcı ve nitelik odaklı mimari proje yarışmalarının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz” denilen açıklamada, bu yöntemin hem yerel mimarlık ortamının sürece katılmasını hem de kamu adına mümkün olan en nitelikli mimari sonuca ulaşılmasını sağlayabilecek önemli araçlardan biri olduğu kaydedildi.

Açıklamada, Kıbrıs Türk toplumunun kendi kendini yönetebilmesinin yalnızca temsilcilerini seçmesiyle sınırlı olmadığı da vurgulandı. Mimarlar Odası, kendi mimarına, mühendisine, bilim insanına, akademisyenine ve yetiştirdiği meslek insanlarına güvenmenin de toplumsal öz güvenin ve kurumsal yapının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

 

“Bu ülkenin kentlerini ve kamusal yapılarını, bu ülkenin yetiştirdiği mimarlara da emanet ediniz”

Mimarlar Odası, açıklamasının son bölümünde Atatürk’e atfedilen “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözünü hatırlatarak, bu sözün taşıdığı anlayışa atıfta bulundu.

Oda, “Bizler de bugün aynı düşünceyle şunu söylüyoruz: Bu ülkenin kentlerini ve kamusal yapılarını, bu ülkenin yetiştirdiği mimarlara da emanet ediniz” ifadelerini kullandı.

KTMMOB Mimarlar Odası, Yeni Atatürk Stadyumu ve Çok Amaçlı Spor Kompleksi’nin yalnızca bir spor tesisi değil, aynı zamanda kent belleğinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, söz konusu yapıların geleceğinin “şeffaf, katılımcı, nitelikli ve Kıbrıs Türk mimarlık ortamını dışlamayan süreçlerle” şekillendirilmesinin takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.

Haberler Haberleri