KSP: “Ankara’daki dikta rejimini şiddetle kınıyoruz!”

KSP Genel Sekreteri Mehmet Birinci, CHP’nin seçilmiş yönetimine yönelik yargı müdahalelerine işaret etti; “Ankara’daki dikta rejimini şiddetle kınıyoruz!” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) Genel Sekreteri Mehmet Birinci, parti adına yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere sert tepki gösterdi. Açıklamada, ana muhalefet partisi CHP’nin seçilmiş yönetimine yönelik yargı müdahalelerinin halk iradesine açık bir müdahale olduğu belirtilerek, “Ankara’daki dikta rejimini şiddetle kınıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

KSP açıklamasında, CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının yalnızca parti içi bir mesele olmadığı ileri sürülerek, bunun siyasal alanın mahkemeler aracılığıyla yeniden dizayn edilme girişimi olduğu öne sürüldü. Açıklamada, “Recep Tayyip Erdoğan yönetimi altındaki yargı siyasal iktidarın burjuva muhalefeti tasfiye etmek için kullandığı bir baskı aracına dönüştürülmüştür” denildi.

Parti açıklamasında ayrıca, Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davalar, muhalif belediyelere yönelik operasyonlar, gazeteciler ve sendikalara dönük baskılar birlikte değerlendirilerek, mevcut rejimin “faşizan karakter taşıyan otoriter bir rejim” olduğu vurgulandı.

 

“Kuzey Kıbrıs üzerindeki tahakküm baskıcı rejimin uzantısıdır”

KSP, Kuzey Kıbrıs üzerindeki siyasi, ekonomik ve idari etkilerin de aynı baskıcı anlayışın devamı olduğunu savundu. Açıklamada, ekonomik protokoller, siyasi yönlendirmeler ve bağımlılık ilişkileri aracılığıyla Kıbrıs Türk toplumunun baskı altında tutulduğu öne sürüldü.

Son dönemde Meclis gündemindeki ve basın özgürlüğünü daraltacağı yönünde eleştiriler alan yasa düzenlemelerine de değinilen açıklamada, gazetecilik örgütlerinin söz konusu girişimlerin ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkını tehdit ettiğini açıkladığı belirtildi.

Açıklamada, Basın Emekçileri Sendikası ile Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği tarafından düzenlenen protestoların, halkın önemli bir kesiminin sansürcü ve otoriter girişimlere karşı olduğunun göstergesi olduğu ifade edildi.

 

“Gerçek güç örgütlü işçi sınıfıdır”

KSP açıklamasında, egemen sınıf içindeki iktidar mücadelelerinde taraf olunmadığı vurgulanırken, emekçi halkın çıkarlarının ne mevcut iktidar blokunda ne de düzen içi muhalefet içerisinde temsil edildiği savunuldu.

Parti, “Faşizan baskı düzenine son verecek gerçek güç, örgütlü işçi sınıfı ve emekçi halkların sosyalizm mücadelesidir” ifadelerine yer vererek, sosyalizm mücadelesini savunduklarını belirtti.

Açıklamanın devamında, işçilerin, gençlerin, kadınların, gazetecilerin ve demokrasi güçlerinin yanında oldukları ifade edilerek, halkın oyuyla seçilmiş iradelerin mahkeme kararlarıyla etkisizleştirilmesinin kabul edilmediği kaydedildi.

 

“Demokrasi yalnızca sandık değildir”

KSP açıklamasında şu ifadeler de yer aldı:

“Demokrasi yalnızca sandık değildir; örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve halkın seçme-seçilme hakkının korunmasıdır. Bugün Ankara’da ve Kuzey Kıbrıs’ta yaşananlar, bu temel ilkelerin sistematik biçimde ortadan kaldırıldığını göstermektedir.”

Parti açıklamasının sonunda ise CHP yönetimine yönelik müdahalenin “gayrimeşru” görüldüğü, Kuzey Kıbrıs üzerindeki siyasal tahakküm politikalarına karşı çıkıldığı, basın ve ifade özgürlüğünü hedef alan yasa girişimlerinin reddedildiği ifade edildi.

KSP, siyasal davalar ve tutuklamalarla oluşturulduğu öne sürülen korku düzenini kabul etmediklerini belirterek, “İşçi sınıfının bağımsız siyasal hattını ve sosyalizm mücadelesini savunuyoruz” dedi.

Açıklama, “Baskı rejimleri halkların iradesini sonsuza kadar bastıramaz. Kurtuluş; sermaye düzeninde değil, işçi sınıfının sömürgeciliğe ve emperyalizme karşı örgütlü mücadelesinde ve sosyalizmdedir” sözleriyle tamamlandı.

Haberler Haberleri