“Kontrolü kaybetmenin arifesindeyiz”

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Emre Y. Vudalı, “Kontrolü kaybetmenin arifesindeyiz. Önümüzdeki haftalar hatta günlerde atacağımız adımlar çok önemlidir” dedi.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Emre Y. Vudalı, yerel vakalarla ilgili önlem alınması konusunda uyararak, “Kontrolü kaybetmenin arifesindeyiz. Önümüzdeki haftalar hatta günlerde atacağımız adımlar çok önemlidir” dedi.

Vudalı, Covid-19 hastalığının tekrar kontrol altına alınabilmesi için tüm hazırlıkların ve uygulamaların uluslararası sağlık kuruluşların bilimsel önerileri doğrultusunda alınması, Bulaşıcı Hastalıklar Yasası temelinde etkin ve bilimsel kararlar üretilmesi gerektiğini ifade etti.

Dr. Emre Y. Vudalı, hastanelerdeki altyapı ve organizasyon hazırlığının, temas ekibinin etkinliğinin ve yeterliliğinin, ateş ve öksürük polikliniklerin tüm şehirlerde kurulmasının, yüksek riskli aktivitelerin geçici süre ile sınırlandırılmasının, PCR test kapasite ve standardizasyonunun, bireysel önlemlerin uygulanmasının ve denetimin daha da önem kazandığını söyledi.

 

“HASTANE ALTYAPISI VE ORGANİZASYONU”

Vudalı, yerel vaka artışı ve hazırlıklarla ilgili şu açıklamaları yaptı:

“Hastanelerimizde yapılacak hazırlıkları; izolasyon oda kapasitesinin artırılması, normal yatak kapasitesinin artırılması, yoğun bakım yatak kapasitesinin artırılması, kişisel koruyucu ekipman (KKE) sayısının yeterli sayıda tutulması, tedavide kullanılan ve yeni bilgiler ışığında güncellenmiş ilaçların sağlanması, mekanik ventilatör ve oksijenizasyon altyapısının hazırlanması olarak sıralayabiliriz. Bunlar dışında hastanelerimizdeki organizasyon hazırlığına bakacak olursak; Covid-19 hastaların tedavi için yatırılacağı pandemi servisinde yeterli hazırlık yapılmalı, pandemi servisinin dolması durumunda hangi binaların kullanılacağı şimdiden planlanmalıdır. Ayrı bir pandemi hastanesinin önemi tekrar ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde Covid-19 hastalarına hangi sağlık çalışanları tarafından sağlık hizmeti verileceğinin de önceden plan ve organizasyonu yapılmalıdır.  Bunun dışında şüpheli Covid-19 hastalarının sonuçları çıkıp tanıları kesinleşinceye kadar tedavi alacakları bir ara servis ve yoğun bakım da hazırlanmalıdır.”

 

TEMAS EKİBİNİN ETKİNLİĞİ VE SAYISI

Covid-19 hastalığının toplum içerisindeki yaylımını azaltmak ve bulaş zincirlerini kırmak için filyasyon çalışmaları Covid-19 ile mücadelenin bel kemiğidir. Bu sebeple artan vaka sayısı karşısında temas ekiplerinin sayısı ve etkinliği en üst düzeyde olmalıdır. Aksi takdirde bulaş zincirleri artarak devam edeceği için hastalığın yayılması kontrolden çıkabilecektir.

 

ATEŞ VE ÖKSÜRÜK POLİKLİNİKLERİ

Üst solunum yolu şikayetleri olan hastaları, Covid dışı poliklinik hastalarından ayrı tutmak bulaşı azaltacaktır. Toplum içindeki bulaşı azaltmak için öncelikle Covid-19 PCR pozitif hastaların tanısını koymak, dolayısıyla her ateş, öksürük, nefes darlığı, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve koku/tat almada bozukluğu olan şüpheli vakadan PCR testi yapılmalıdır. Bu sebeple mümkün olan tüm şehirlerde ateş ve öksürük polikliniklerin kurulması elzemdir.

 

YÜKSEK RİSKLİ AKTİVİTELERİN GEÇİCİ SÜRE İLE SINIRLANDIRILMASI

Toplum içinde artan yerel bulaş sebebi ile yüksek riskli aktivitelerin geçici süre ile sınırlandırılması salgın kontrol altına alınana kadar değerlendirilmelidir. Riskli aktiviteleri (https://www.kttb.org/uzmanlar-covid-19-riskleri-hakkinda-ne-diyor/ ) web sitemizde Amerika Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (IDSA)’ne göre sınıflandırılmıştır. Yüksek riskli aktivitelerin sınırlandırılmaması durumunda yerel bulaş sayısı hızla artmaya devam edecektir.

 

PCR TEST KAPASİTE VE STANDARDİZASYONU

Dünya Sağlık Örgütü ve eCDC gibi sağlık örgütleri Covid-19 tanısı için altın standardın PCR olduğunu dünyaya bildirmektedir. PCR işlemi iki basamaktan oluşmakta ve çok hassas bir yöntem olduğu kabul edilmektedir. Ancak Türkiye ve ülkemizde test duyarlılığından fedakarlık edip test sayısını artırmak amacı ile bu işlem tek basamağa indirilmiştir. Dolayısıyla azalan duyarlılık ile birlikte Covid-19 hastaları tanı almayabiliyor (yalancı negatiflik; hastalığın mevcut iken testinin negatif çıkması). Şu anda kullandığımız PCR kitleri tekrardan değerlendirilmelidir. Kullanılan kitler dışında, PCR testi yapan laboratuvarlar, numunenin alınmasından sonucun verilmesine kadar Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmelidir. Dış kalite kontroller sayesinde daha önceden test sonucu belirlenmiş numuneler kullanılarak Sağlık Bakanlığı tarafından bu PCR merkezleri denetlenmeli, standardizasyon sağlanmalıdır.

 

BİREYSEL KİŞİSEL ÖNLEMLER

Yerel vakaların artması ile birlikte toplumdaki her birey risk altındadır, dolaysıyla bireysel önlemlerin önemi daha da artmıştır. Bireysel önlemlerin özellikle kalabalık ortamlarda uygulanmasının denetlenmesi gerekmektedir.

 

BİLİM IŞIĞINDA KARARLAR İLE EL ELE DEVAM EDİLMELİDİR

Bulaşıcı Hastalıklar Yasası temelinde etkin ve bilimsel kararlar üretilmesi Covid-19 hastalığının tekrardan kontrol altına alınabilmesi için önemlidir. Bulaşıcı Hastalıklar Yasası 2018 yılında yürürlüğe girmiş ve bilimsel, etkin bir mücadele murat edilmiştir. Ancak görülen şudur ki politik ve toplum tepkilerine göre kararlar üretilmektedir. Bilimden uzak ve KTTB’nin ve hekimlerin önerileri alınmadan kararların üretilmesi toplumun aleyhinedir. Bu sebeple tüm sağlık örgütleri ile Sağlık Bakanlığı el ele vermeli ve birlikte yürümelidir. Ancak bu şekilde bu maratondan en az zarar ve zafer ile çıkabiliriz.

Covid-19 hastalığının tekrardan kontrol altına alınabilmesi için tüm hazırlık ve uygulamalar uluslararası sağlık kuruluşların bilimsel önerileri doğrultusunda alınmalıdır.”

Haberler Haberleri