“Geçişlerin riski artırdığına dair bir bulgu yoktur…”

Birleşik Kıbrıs-İki Toplumlu Barış İnisiyatifi, geçiş noktalarının açılmasını talep etti

Birleşik Kıbrıs-İki Toplumlu Barış İnisiyatifi, geçiş noktalarının açılmasını talep etti,  “Geçişlerin riski artırdığına dair bir bulgu yoktur…” dedi. İnisiyatif’ten yapılan ortak açıklama şöyle:

“Covid-19 pandemisinin mevcut dalgası yavaş yavaş kontrol altına alınıp, kısıtlamalar hafifletilirken, yaşantımızdaki bazı belirsizlikler devam ediyor.  Yaşamlarını kaybedenleri ve hastalıkla mücadele edenlerin yanı sıra, hayati ihtiyaçlarını karşılamakta çok ciddi zorluklar yaşayan insanları düşündüğümüzde, bu olağanüstü koşullar toplumsal düzeyde trajik olmuştur. Bu süreçte en ciddi anlamda, temel sosyal haklardan mahrum olan kişiler etkilenmiştir. Bunun yanında, kuzey ve güneyde henüz tek bir vaka kaydedilmemişken geçiş noktalarının kapanması, birçok kişiyi doğrudan etkilemiştir.

2003’te kapıların açılması ve sonrasında iki toplumlu girişimlerin neticesinde daha birçok geçiş noktasının aktif olmasıyla, toplumlararası temaslar ilişkilerin yeniden canlanmasını sağlarken, bölünmenin her iki tarafında yaşayan insanlar arasında yavaş yavaş bağlar kurulmuş ve yeni işbirliği olanakları geliştirilmiştir. Bu durum, geçiş noktalarının kapanmasıyla ciddi şekilde bozulmuştur:

1.   İşe gitmek için geçiş noktalarını kullanan çok sayıda insan gelirlerinden yoksun kaldı.

2.   Kanser tedavisi gören ve başka diğer sağlık sorunları olan insanlar tedavilerinden yoksun kaldılar.

3.   Aileler birbirlerinden ayrı kalmak zorunda kaldılar.

4.   Öğrenciler okullarına erişimden mahrum bırakıldılar ve sınavlarına giremediler.

5.   Üreticiler ürünlerini adanın diğer yarısına geçiremediler.

6.   Teknik komiteler işbirliği yapamadılar ve birçok önemli proje askıya alındı.

7.   İki toplumlu projeler ertelendi ve gençlerin de dahil olduğu birçok profesyonel bu dönemde çalışamadı.

Şimdi her iki taraf da kısıtlamaların hafifletilmesi için bir yol haritası ortaya koydu. Bununla birlikte, geçiş noktalarının açılmasına yönelik herhangi bir açıklamanın olmadığını gözlemlemek endişe vericidir. Son günlerde kuzeyde yeni Covid-19 vakası olmadığı ve güneyde az sayıda vaka olduğu vurgulanmaktadır. Ülke genelinde uygulanan aynı tedbirler, aynı zamanda geçiş yapan insanlar için de geçerli olduğu sürece, bir taraftan diğer tarafa geçmenin riski artırdığına dair bir bulgu yoktur.

Bu, ortak bir bilim ve sağlık komitesinin, iki liderin de üzerinde anlaşmaya vardığı önlemleri derhal tartışması ve uygulaması gereken bir meseledir. İki toplum liderinin de uzmanlarıyla bir araya gelmeleri ve tüm adadaki pandemi ile ilgili genel koşulları incelemeleri ve kuzey ile güney arasında güvenli geçişi sağlayacak anlamlı ve etkili önlemleri ve kontrolleri devreye koymaları önemlidir. Pandemi ile doğru mücadele için gerçek bir işbirliği ve kararların uygulanmasının günlük bazda ortak olarak izlenmesi şarttır.

Talihsiz olaylara rağmen bu salgın dalgası, Uluslararası İşbirliği ve hem kolektif hem de kişisel düzeyde dayanışmacı tutumlar ve eylemler aracılığıyla kontrol altına alınmış görünmektedir. Kıbrıs'ta iki taraf arasında, bu tür bir işbirliği ve dayanışma ruhunun tüm Kıbrıslıların yararına yol gösterici olması hayati bir önem taşımaktadır.

Pandemi krizi, uluslararası petrol fiyatlarında ciddi bir düşüşe neden olmuş ve Doğu Akdeniz'deki tüm gaz projelerinin uygulanabilirliğini ciddi şekilde etkilemiştir. Bunun ışığında hidrokarbon arama ile ilgili gerginlik için çok fazla bir alan bulunmamaktadır. Bu paradoksal durum, Crans Montana'daki olumlu başarılardan yararlanacak ve Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik olumlu ilerleme için çalışacak yenilenmiş bir girişim için gerekli alanı sağlayabilir. Üstelik, trajik koşulların ve felaketlerin yapıcı bir işbirliği ve dayanışma ruhuna zemin hazırladığı geçmiş deneyimlerden yararlanabiliriz.

Covid-19'un herkese yaşattığı zorluklardan, pandemi ile mücadele için işbirliğinin gerekliliği dersini alıp bunu, bu tür eylemleri uygulamak üzere iki toplumu bir araya getirecek bir katalizör olarak kullanmalıyız. Aynı zamanda, yeniden birleşme yolunda ilerleyebilmek için, potansiyel olarak yenilenmiş bir ivme sağlayabilecek mevcut yeni gerçeklerden faydalanmamız gerekmektedir.

Geçiş Noktalarının yeniden açılması, yeni bir işbirliği döneminin başlangıcı olsun. İki Toplumun Liderlerini, geçiş noktalarını açmak için adım atarak, olumlu bir ilerleme yolundaki taahhütlerini göstermeye çağırıyoruz.”

 

 

 

Haberler Haberleri