“Gayrı yasallık, denetimsizlik ve göz yumma var”

CTP Milletvekili Akansoy, Dev-İş’e bağlı Petrol-İş’in Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde yaşanan sıkıntıları ve başlatılan grevi Meclis Kürsüsü’ne taşıdı. İşverenin Toplu İş Sözleşmesi’ni bozmak istediği görüşünü belirtti, buna göz yumulduğunu söyledi

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, Cuma gününden bu yana Dev-İş'e bağlı Petrol-İş’in toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin çıkmaza girdiği gerekçesiyle başlattığı greve işaret etti.

Mağusa Milletvekili Asım Akansoy yaptığı konuşmada grevin nedenleri ve haklılığı yönünde konuştu.

CTP Milletvekili Asım Akansoy Cuma gününden beri, Kıbrıs Türk Petrollerinde yetkili sendika olan, Dev-İş’e bağlı Petrol-İş sendikası grev yapıldığını söyledi.

Grevin nedeni olarak, “İçerisinde yüzde onluk hissesi olan devlet de olan İşveren tarafın, yeni çalışan ihtiyacını karşılarken Toplu İş sözleşme düzenini bozmak istemesidir” dedi.

Acilen gayrı yasal duruma denetimle müdahale edilmesi gerektiğini vurgulayan Akansoy, tehlikeli bir işte çalışan işçilerin sayısının yetersiz kaldığını ve şartların Toplu İş Sözleşmesine karşı olduğunu savundu.

“Çalışan sayısı 150’den 38’e düştü”

Akansoy, “Kıbrıs Türk Petrolleri, 2011 yılında yapılan tartışmalı özelleştirme hamlesi ile %45 oranında iki şirkete ve %10 oranında devlete bırakılmıştır. İşveren, yeni alınacak çalışanlara hale yürürlükte olan barem skalası ile yapılacak bir Toplu İş Sözleşmesine karşı çıkmıştır. Zor ve tehlikeli bir görev yürüten, çalışma ve iş güvenliği riski yüksek olan çalışan sayısı başlangıçta 150 iken, uzun süre 60 ardından emekliliklerden dolayı bugün 38 kişiye düşmüştür” şeklinde konuştu.

Şu anda işyerinde gerçekten ciddi anlamda personel ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Akansoy, işverenin, yüksek riski olan bu çalışma yerine, TİS’e bağlı sözleşmeli/kadrolu işçi istihdam edeceğine taşeron sistemine yönelmekte olduğunu, TİS’e aykırı işçi çalıştırmak istemekte ve oradaki çalışma riskini daha da arttırdığını ifade etti.

“Gelinen aşamada sendika, yeni bir barem skalası yapılması ile maaşlardan %20 indirime gidilmesini kabul etmiştir. Sendika bunun yerine senede bir gün işverene toplam maliyeti yılda 40 bin TL ek bir bayram ödeneği talep etmiştir. İşveren temsilcisinin katı tutumu, grevi tetiklemiş ve uzlaşı girişimi ortadan kalkmıştır” diye devam etti.

 

“Burada gayrı yasallık vardır. Denetimsizlik vardır ve göz yumma vardır”

 

Akansoy, çalışanların haklarının riske girdiğini belirterek, şunları kaydetti: “İşveren, yeni alınacak olanları göç yasasına göre ve Toplu İş Sözleşmesi yapmadan alacağım, eski çalışanlar aynen var olan hakları ile çalışmaya devam edecekler diye Sendikaya bildirimde bulunurken, aslında, çalışanlar arasında ayrımcılığı körüklemeye, çalışma düzenini bozmaya ve yüksek riskli bu alanı tehlike ile karşı karşıya bırakmaya mı çalışmaktadır?

Bu tavır örgütsüz toplum girişiminin bir adımıdır. Belli bir sürede sendikasızlaştırma girişimi için yol açmadır.

Bugün, KT Petrollerinin, 95 tane bayisi bulunmaktadır. Bayiler işverene bu sorunu bir an önce çözmelisiniz demektedir. Ancak işveren yasaları ihlal ederek karşı hamle yapmıştır. ‘Akaryakıt (Depolama, Nakliye ve Satış) Yasası altında çıkarılan 1986 Akaryakıt Satış ve İştigali (Denetim ve düzenleme) Tüzüğü’nün 7. Maddesinde, KKTC’ye ithali depolanması ve satışı yapılan akaryakıtın evsafı yetkililerce belirlenen standardın dışında olamaz. Her bayii hangi petrol Şirketinin yakıtını sattığını alenen belirtir ve o şirketteki bayiliği devam ettiği sürece de Bir başka Bayinin petrolünü depolayamaz ve satamaz’ ifadesi bulunmaktadır. Ve yapılacak olan denetimlerde tüzüğe aykırı durum tespit edilmesi halinde yasal işlem başlatılır diye de devam etmektedir.  Oysa bugün, KT Petrolleri, grevi gerekçe göstererek bayilerine, kendi rakibi, olan şirketin petrolünü iddiaya göre günlük 3 milyon TL karşılığında dağıtmaktadır. Burada gayrı yasallık vardır. Denetimsizlik vardır ve göz yumma vardır”

“K-PET logosu altında Altınbaş petrolün yakıtının satılmasına yol açarak halk yanıltılıyor”

Akansoy, 2011 yılından bugüne kadar iş hacminin kat be kat artması ve kar marjının büyümesine rağmen, emekliye çıkan birçok çalışanın yerine yürürlükteki TİS’i ve sendikal örgütlülüğü genişletmemek adına tek bir istihdam dahi yapılmadığını savundu. “Bugün gelinen noktada, mevcut iş yükünün mevcut çalışan sayısı ile sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi imkânsız hale gelmiştir. En az sendika kadar bunun farkında olan bu iki işveren grubu, yeni istihdam şartını mevcut TİS’teki hemen hemen tüm hakları, kaldırılmasına bağlayarak sendikaya şantaj yapmaktadır. Bunu kabul etmeyeceğiz. Grevin başlaması ile birlikte, K-PET yöneticileri kendi bayilerini rakip şirketle yapmış oldukları anlaşma uyarınca başka bir petrol şirketine yönlendirerek, K-PET logosu altında Altınbaş petrolün yakıtının satılmasına yol açarak halkı yanıltmaktadırlar. Bu durum Akaryakıt yasası ve bağlı tüzükleri de hiçe saymak, tanımamak anlamındadır” diye konuştu.

 

“Bu gayrı yasal muamele karşısında neden gerekli düzeni sağlamak için adım atmadınız?”

 

Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Referandum Yasası’nın sorumlu kıldığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı süratle devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Akansoy, taraflarla aktif bir diyalog içerisine girerek Grevin, TİS düzeni ve çalışanların hak ve çıkarları gasp edilmeden sonlandırılmasını sağlaması gerektiğini dile getirdi. “Bu yönde bir girişim başlattınız mı?

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, KT Petrolleri yönetimine, bahse konu gayrı yasallık için gerçekten, siz iki petrol şirketi aranızda anlaşın biz göz yumarız gibi, gayrı yasallığı teşvik edici bir göz yummaya yöneldi mi?” diye soran Akansoy, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Sonuçta, %10 altın hissesi olan devlet, kendi ortak olduğu bu işyerinde çalışanlara yapılan bu gayrı yasal muamele karşısında neden gerekli düzeni sağlamak için adım atmadınız, bugün ne yapmayı düşünmektesiniz”

 

 

Haberler Haberleri