Bu ay Gaile’de trafik konusunu masaya yatırdık. Ay içinde yaşanan kadın cinayetleri ise, bir başka can alıcı sorun olan ‘kadına yönelik şiddeti’ bir kez daha gündemimizin merkezine taşıdı.
Trafik küçük adamızın büyük sorunlarından biri. Artan nüfus ve her geçen gün sayıları çoğalan araç sayısına, yetersiz ve bozuk alt yapı da eklenince trafik anarşisi ve terörü gündelik yaşamın sıradan halleri oldu. Bir yerden bir yere gitmek büyük eziyet; özellikle belirli saatlerde -sabahleyin okul, işe gidiş ve buralardan çıkış saatlerinde- tam bir kitlenme yaşanıyor. Sorunun yetkili yetkisiz herkes tarafından kabul ediliyor ve de hakkında konuşuluyor olmasına rağmen kalıcı çözümler üretecek adımların atılmaması; ya da çözüm diye sadece trafik cezalarının ve hız tespit kameralarının artırılması, görünen o ki derde derman olmuyor. Nitekim sonu gelmeyen kazalar ve yaşanan maddi/manevi kayıplar bunun olmadığını gösteriyor. Son günlerde basında yer alan Sayıştay Başkanlığı’nın denetim raporunda 8 Nisan 2025’te lisans ücreti ödenmediği için kaldırılan eski sistem hız tespit kameraları yerine, alay-ı vala ile lansmanı yapılarak yerleştirilen yapay zekalı kameraların o tarihten bu yana, teknik uygulamadaki yetersizlik nedeniyle, hız tespiti yapmadığının, üstüne üstlük sökülen eski sistemin de çürümeye terkedildiğinin açıklanması ise çözüm adına yapılmayanlar bir yana, yapılanların de ne denli gayrı ciddi olduğunu -kirli ilişkiler şüphesi ise bir başka rezillik- apaçık ortaya koyuyor. Gaile’nin bu sayısında trafik dosyasında yer alan söyleşi ve yazılar bu müzmin sorunun, salt ceza ve hız kameraları ile giderilemeyeceğini, konunun teknik, hukuki, psikolojik, kültürel çok boyutlu bir ‘sistem’ sorunu olduğunu ortaya koyarken, yine yazıların bu çokluğu/çeşitliliği içeriyor olması ise ufuk açıcı bir birikim oluşturuyor. İlgiyle okunacaklarını ve ses getireceklerini düşünüyoruz.
Eylül ayında iki ayrı olayda iki kadının eşleri tarafından katledilmesi ve yine ağustos ayında bir alışveriş merkezinde bir kadının bıçaklı saldırıya uğrayıp ömür boyu yatağa mahkûm yaşamak zorunda kalması ise ‘kadına yönelik şiddet’ olaylarının bu ülkede de tehlikeli bir süreklilik arz ettiğinin göstergesi. Yerel ölçekte yaşanan bu tabloya, dünyada her gün 140 kadının cinayete kurban gittiği, milyonlarcasının da her türlü fiziksel ve duygusal şiddete maruz kaldığı gerçeği de eklenince ortada, derece farkı gösterse de, evrensel ölçekte vahim bir tablo olduğu apaçık. Tarihsel olarak çok eskiye dayanan, ancak somut olarak 70’li yıllardan itibaren bu şiddetin önlenmesine dair uluslararası ölçekte, üstelik ara ara geliştirilerek, alınan hukuki kararlara, sözleşmelere (Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, İstanbul Sözleşmesi…çoğaltılabilir); ve yine Birleşmiş Milletler tarafından 1999 yılında 25 Kasım’ın ‘’Kadına yönelik şiddete karşı mücadele günü’’ ilân edilmesi rağmen sorunun hâlâ devam ediyor olması, ulusal/uluslararası bu kapsamda sürdürülecek mücadelenin önemi ve vazgeçilmezliğini de ortaya koyuyor. Yine bu sayıda ‘kadına yönelik şiddet’ kapsamında, sınırlı sayıda da olsa, yazılan yazılar, gerek sorunu ve gerekse yapılması gerekleri işaret ediyor olmaları bakımından önemli bir işlevi yerine getiriyor, ilgi ve dikkati hak ediyorlar.
Gaile olarak katkı koyan yazarlara teşekkür ediyor, sayfalarımızın daha iyi, güzel ve doğrunun oluşmasında sorumluluk ve de duyarlılık taşıyan herkese açık olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.
Yeni ve daha yetkin sayılarda buluşmak üzere iyi okumalar diliyoruz.
Gaile Yayın Kurulu
Ahmet Güneyli
Aliye Özsoylu
Emel Kaya
Hakan Karahasan
Hakkı Yücel
Münevver Özgür Özersay
Yılmaz Akgünlü
Ağ Editörü ve Kapak Tasarımı: Hüseyin Özbarışcı
Yayıncı: yeniduzen.com
E-posta: infogaile2008@gmail.com