Gaile 525 - Editörün Notu

Dil, içine doğduğumuz, onunla büyüdüğümüz, onunla iletişim kurduğumuz, öğrendiğimiz, düşündüğümüz, anlattığımız, anlam kazandığımız (ötekini de anladığımız) bireysel-kolektif varoluşsal/yaşamsal değeri haiz canlı bir organizma.

21 Şubat ‘Dünya Anadili Günü’. Unesco’nun 1999 da aldığı bu kararın gerekçesi dünyada mevcut, çoğunluğu Asya ve Afrika kıtasında yer alan 7000’i aşkın dilden 3000 kadarının artık yok olduğu ya da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı, bu sayının her geçen gün daha da artmasıydı. Kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği korumak adına alınan kararda, 21 Şubat tarihinin anma günü olarak seçilmesinin nedeni ise, 1952 yılının 21 Şubat’ında Bangladeş Üniversitesi öğrencilerinin ‘Bengal Dili’nin korunması adına yaptıkları eylemin polis tarafından kanlı bir şekilde bastırılmasıydı.

Dil, içine doğduğumuz, onunla büyüdüğümüz, onunla iletişim kurduğumuz, öğrendiğimiz, düşündüğümüz, anlattığımız, anlam kazandığımız (ötekini de anladığımız) bireysel-kolektif varoluşsal/yaşamsal değeri haiz canlı bir organizma. Kültürü inşa eden ve de taşıyan; politik/ideolojik gücü olan. Bir özgürlük alanı olduğu kadar, yerine göre bir direniş cephesi. Bir başka deyişle dil kendinden çok fazlası.

İçinde yaşadığımız, yurt bellediğimiz bu sorunlu adanın, bizatihi bu sorunun da tetiklediği, ‘kimlik-özne’ arayışıyla/olmayla ilgili olarak, zaman zaman alevlenen bir ‘dil’ sorunu yaşadığı aşikâr.  Gaile’nin bu ayki sorusunun ‘dil’ odaklı olmasının bir sebebi ‘Dünya Anadil Günü’’ idiyse, bir diğer sebebi de Kıbrıs’a (Kıbrıslı-Kıbrıslı Türk-Kıbrıslıtürk-Kıbrıs Türkü) ait ‘dil’ sorunun varlığıdır. Bu sayıda ‘Gaile’nin Sorusu’na* verilen yanıtlar ve ‘dil’ sorununu farklı yönlerden irdeleyen yazılar yanında, başka özgün yazılar da yer alıyor.

Dergi yayına hazır hale geldiği sırada Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı başladı. Ortadoğu’da savaş bir kez daha kanlı yüzünü gösterdi. İlk etapta İran dini lideri Hamaney ve bazı üst düzey yöneticiler yanında siviller de (bir kız okulunda en az 100 çocuk) hayatını kaybetti. Savaş alanı Kıbrıs’ı da içine alarak (bu potansiyeli taşıyarak) giderek genişlerken; bu dehşet tablosunun ne kadar süreceği, Trump ve Netenyahu namlı iki haydudun nerede duracağı, gelişmelerin nereye varacağı belli değil. Konuya ilişkin yazısını son anda aldığımız Abdullah Korkmazhan’a teşekkür ediyoruz. Bu arada Gaile’nin önümüzdeki sayısının aynı konu çerçevesinde oluşturulacağını, katkı koymak isteyenlere derginin sayfalarının açık olduğunu hatırlatmak istiyor, yeni sayıda buluşmak üzere herkese iyi okumalar diliyoruz.

* Gaile’nin sorusu:

Bir dilin içine doğarız, varoluşsal serüvenimiz o dille anlam kazanır. Onunla iletişim kurar, onunla öğrenir, onunla düşünür, kendimizi onunla ifade ederiz. Dil hem “düşüncenin evidir”, hem onun “sınırları dünyanın sınırlarıdır”, hem “direniş”tir; ezcümle çok katmanlı tarihsel-kültürel hikayesi ile dil kendinden daha fazlasıdır. Buradan bakınca, kendi (Kıbrıs/lı) varoluşsal serüvenimizi de gözeterek, ‘dil’ üzerine neler söylenebilir?


Gaile Yayın Kurulu:

Ahmet Güneyli

Aliye Özsoylu

Emel Kaya

Hakan Karahasan

Hakkı Yücel

Münevver Özgür Özersay

Yılmaz Akgünlü

Ağ Editörü ve Kapak Tasarımı: Hüseyin Özbarışcı

Editörün notuna eşlik eden görsel UNESCO’nun Uluslararası Anadil Günü 2026 kapsamında yayımladığı web sayfasından alınmıştır. Kapak Görseli Hilma af Klint’in, The Ten Largest (1907) serisinden birisidir. Gaile’nin Sorusu’na cevap yazılarına eşlik eden görsel ise Paul Klee’nin (1938) Insula Dulcamara isimli eseridir.

Yayıncı: yeniduzen.com

Dergiler Haberleri