“Yeni Normalde” Yeni Turizm Politikaları

Önce İspanya ve diğer Akdeniz ülkelerinde ardından Türkiye’de ve sonrasında ülkemizde tartışma ve eleştiri konusu olan “her şey dahil turizmi”, Covid-19 günlerinde açılım çareleri arayan ülkelerin önde gelen seçeneği olarak ortaya çıkmıştır.

YENİDÜZEN ADVERTORIAL

Casino İşletmecileri Birliği  | Ahmet Arkın

Her şey dahil olarak adlandırılan model günümüzde adı değişime uğrayarak “Kapalı Devre” turizm olarak gündemimize girmiş bulunuyor.

“Her şey dahil” turizmi bilindiği üzere konaklama tesislerinin misafirlerine, tesis sınırları içerisinde arzu ettikleri hemen her imkanı sunma üzerine kurulu bir sistemdir. Özellikle tatil köyü konseptinde çalışan büyük işlemeler tesis içerisinde sundukları çeşitli hizmetlerle misafirlerin tesis dışına çıkma gereksinimlerini ortadan kaldırdıklarından dolayı, farklı kesimlerin eleştirilerine maruz kalıyorlardı. Tesis civarındaki küçük işletmeler “market, lokanta, taksi vs”  sistemin genelde topluma fayda sağlamadığı, sadece tesis sahibi sermayeye fayda sağladığı argümanı üzerinden sistemi eleştiriyorlardı.

Bu ekonomik çıkar argümanlarına ek olarak işin bir de kültürel boyutu ekleniyordu: Her şey dahil turizmi ile ülkeye gelen turist, ülkenin tarihini öğrenmeden, kültürel zenginliğini yaşamadan, özetle ülkeyi tanımadan geri geldiği ülkeye dönüyordu. Bu argümanların karşıt güçlü argümanları olsa dahi kendi içlerinde haklı yanları ve tutarlılıkları vardı. Ancak Covid-19 küresel salgını, inandığımız, arzu ettiğimiz, bildiğimizi sandığımız hemen her “doğruya ve olguya” yeniden bakmamız gerektiğini bizlere gösterdi.

Salgın bizleri tercihler yapmaya zorlamaktadır. Açılmak veya kapanmak tercihleri her sektörün önünde duran temel sorun olarak ortaya çıkmış, tüm tartışmalar bu iki zıtlık arasında gelişmiştir. Kapanmak sürdürülebilir bir durum değildir. Sanırım bunu, kapanmanın en ateşli taraftarları dahi kabul edeceklerdir.  Açılmak ise riskler taşımaktadır. Bunu da hemen herkes kabul etmektedir.

Kimlerin açılma, kimlerin kapanma yanlısı oldukları tartışması da, gerçekte kapanma ve/veya açılma olgusu etrafındaki doğruları ve yanlışları değiştirmediğinden, boşa zaman harcamanın ötesine geçmemektedir. Bu nedenle kimlerin neden hangi yanda olduklarını tartışmak, bizlere çözüm yolu göstermekten uzaktır. Kimler neyi isterse savunsun, olgular onların savunduklarından bağımsız olarak ortada durmaktadırlar:

-İşsiz aç insanlar vardır,

-Kapanan işletmeler vardır,

-Çökmek üzere olan ekonomik sistemi ardından takip edecek sosyal gerginlikler     olasılığı vardır.

Bunlar olgulardır.

Öte yandan önlemler alınmadan açılmanın getireceği sağlıkla ilgili sorunlar kontrolden çıkıp yukarıda yazdığım tüm sorunlara zaten neden olacaklardır. Bu da bir başka olgudur.

Bir çıkmazdayız gibi gözükürken bir yanda aşının yaygınlaştırılması diğer yanda hızlandırılmış testler ve buna bağlı olarak ekonominin can damarı olan turizmi “kapalı devre” olarak açma, doğru planlanırsa ülkemiz için can simidi olabilir.

Ülkemizde az sayıda da olsa bu Covid günlerinde her şey dahil sistemini “kapalı devre” uygulayabilecek tesisler mevcuttur. Ancak sayıları azdır ve kendi başlarına ülke ekonomisine katkıları sınırlı olacaktır. Üstelik yanı başımızda devasa tesisleri ile bunu çok daha rekabet edebilir koşullarda uygulayabilecek ülke, yani Türkiye ve güney Kıbrıs vardır. Tek başına, bu tür tesislerimiz sürdürülebilir bir turizm politikasını hayata geçirebilecek büyüklükte değillerdir. Ancak ülkemizde bir turizm seçeneği vardır ki, turizmde bizlere mukayeseli avantaj sağlamaktadır. Bu da,  adı nasıl telaffuz edilirse edilsin “Casino Sektörü” etrafında şekillenen alternatif turizm modelidir.

Kapalı devre turizme en uygun müşteri profili ülkemize casino için gelecek olan müşteri profilidir. Aylardır haksız ve dayanaksız bir şekilde yerden yere vurulan bu sektör, yine en dar günlerimizde ekonominin can simidi olarak kendini göstermektedir.

Kapalı devre turizmle ülkemize anlamlı sayılarda gelebilecek, ekonomik döngünün sürdürülebilir olmasını sağlayabilecek turist profili, casinoların organize ederek getirecekleri turistlerden oluşacaktır. Aşağılamak için “kumar turizmi” diyebilirsiniz ama içinde bulunduğumuz “Yeni Normalde” eski normalden kalan tek model kısa vadede casino turizmi olacaktır. Tabii bu durum sektör üzerine de çok büyük bir sorumluluk yüklemekte, riskler taşımaktadır. Sektör yıllar içerisinde edindiği tecrübe ile bu yeni duruma uyum sağlayarak, sağlık önlemlerinden hiçbir şekilde ödün vermeyerek üzerine düşeni yapmak zorundadır.

Ülke ekonomisi bir çarkın etrafında dönen birbirine ulalı zincir halkalarından oluşmaktadır. Kopan bir halka çarkın dönmesini durdurur. Pandemi döneminde en önemli halka olan turizm halkası koptuğundan ekonomi çarkı da durmuştur.

Ümidim, yaygınlaştırılmış aşı programı, hızlandırılmış pcr testleri ve alınacak sağlık önlemleri ile Yeni Normale en erken zamanda uyum sağlamış KKTC ekonomisini görmektir.

Devletimizin yeni turizm politikalarını, içinden geçmekte olduğumuzu yeni zamanlara uyumlu bir şekilde yeniden normalleştirmesi halinde,  ülkemiz ekonomisi içerisinde bir yıldan fazladır günah keçisi ilan edilen Casino sektörünün yeniden başrol oynayacağından şüphem yoktur.

Arşiv Haberleri