Akıncı'dan EİT ile işbirliği vurgusu

İslamabad’da bulunan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı 13. EIT Liderler Zirvesi’nde konuştu.

İslamabad’da bulunan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı 13. EİT Liderler Zirvesi’nde konuştu.

İşbirliğine vurgu yapan Akıncı’nın konuşmasının tam metni şöyle:

Kıbrıs Türk Devleti ile Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve Üye Ülkeleri arasında karşılıklı fayda sağlayan ilişkiler geliştirme sürecinde olduğumuzu görmekten memnuniyet duyuyorum. Ancak, daha fazla ilerleme kaydedilebilmesi için imkân da vardır. EİT ve Üye Ülkeleri’nden gelecek dayanışma ve destek, Teşkilat, Üye Ülkeleri ve KKTC arasında hali hazırda var olan ilişkilerin ilerletilmesi ve derinleştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

 Kıbrıs Türk Devleti, hem Teşkilatın çalışmalarına daha etkin bir şekilde katkı koyabilmek hem de diğer Üye Ülkeler ile daha yakın ilişkiler geliştirmek ve karşılıklı fayda sağlanabilecek alanlarda işbirliğini teşvik etmek istemektedir. Biz kesinlikle halkımızın daha fazla ekonomik, kültürel ve sosyal etkileşim içinde olmasını görmek istiyoruz.

 Kıbrıs Türk Devleti ve EİT arasındaki ilişki karşılıklı düzenlenecek ziyaretlerle daha da fazla geliştirilebilir. Karşılıklı fayda sağlayacak konuları ele alıp görüşmek üzere bizi ziyaret edecek delegasyonları misafir etmekten onur duyacağız.

KKTC, geçmişte EİT organizasyonlarına başarılı bir şekilde ev sahipliği yapma kapasitesine sahip olduğunu 2015 yılında yapılan “Turizm” Çalıştayı, 2013 yılında yapılan EİT 1. Üniversite Spor Oyunları ve 2004 yılında yapılan “Atık Su ve Temizleme Teknolojileri Yönetimi Çalıştayı” ile göstermiştir. Önümüzdeki yıllarda daha fazla organizasyona ev sahipliği yapmayı istiyoruz. Aslında bu doğrultuda, 2017 yılında “Eko-Turizm Uzman Grup Toplantısı”, “Koruma Altına Alınmış Bölgeler Toplantısı”, “Ekosistem Hizmetleri Toplantısı” ve “Biyolojik Çeşitlilik Konusunda Kapasite Geliştirme ve En İyi Uygulamalar İkinci Çalıştayı” konulu organizasyonlara Türkiye ile beraber ev sahipliği yapmayı teklif etmiş bulunmaktayız. EİT’in bu gibi toplantıları Kuzey Kıbrıs’ta düzenlemenin faydalı olacağı sonucuna varacağını umuyor ve buna güveniyorum.

 KKTC, Teşkilatın çalışmalarına nasıl daha etkin bir şekilde katkı koyup aynı zamanda da bu çalışmalardan nasıl daha fazla yararlanabilir?  Bu, nasıl daha yakın ilişkiler kurulmasına ve kardeş ülkeler ve halklarıyla karşılıklı çıkar alanlarında işbirliği geliştirilmesine yol açabilir? İnsanlarımızı nasıl birbirine daha yakın hale getirebiliriz? Müsaadenizle bu sorular üzerinde durmak istiyorum.

 Hepinizin de bildiği üzere KKTC şu anda ekonomik izolasyonlar altındadır. Doğrudan uçuş veya ticaret Türkiye haricinde yapılamamakta olup, uluslararası finans kuruluşlarına erişimimiz de yoktur. Bu zor şartlar altında Kıbrıs’ta kalıcı barışa ulaşmak için çok çalışıyoruz. 22 ay önce, yani göreve geldiğim Nisan 2015’ten bu yana, kapsamlı bir çözüme ulaşabilmek için elimden gelen tüm çabayı göstermekteyim. Bugüne kadar uzun bir yol kat ettik. Müzakere ettiğimiz altı başlıktan beşinde, yani Yönetim ve Güç Paylaşımı, AB Konuları, Ekonomi, Mülkiyet ve Toprak başlıklarında ciddi ilerlemeler kaydettik. Hatta Ada’nın üç Garantör ülkesi olan Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın da katılımıyla düzenlenen beşli konferansta Güvenlik ve Garantiler başlığını da tartışmaya başladık. Biz siyasi olarak eşit iki Kurucu Devlet’e dayalı iki toplumlu ve iki kesimli bir federasyon kurmaya çalışıyoruz ve muhatabım Kıbrıslı Rum lider Sayın Anastasiadis’le müzakerelerin son aşamasına gelmiş bulunuyoruz.

 Maalesef, müzakereler geçtiğimiz hafta Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisi’nde 1950 yılında yapılmış olan Enosis, yani Yunanistan’la birleşme, plebisitinin Kıbrıs Rum devlet okullarında anılmasına ilişkin bir karar alınmasının oylanarak kabul edilmesi sonucu durma noktasına gelmiştir. Eğitimle ilgili bu karar Temsilciler Meclisi’nin gündemine faşist ve ırkçı siyasi parti ELAM ve benzer görüşteki milletvekilleri tarafından getirilmiş ve benim muhatabımın iktidarda olan partisinin milletvekillerinin çekimser oy kullanmasının ardından geçirilmiştir. Enosis, Kıbrıs sorununun esas sebebidir. Enosis plebisiti Kıbrıslı Türklerin varlığını göz ardı ettiği için, uzlaşma ve barış ruhuna temelde karşıdır. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti, Enosis ve Ada’yı Yunanistan’la birleştirme emelleri yüzünden 1963 yılında yıkılmıştı. Ada, bir kez daha Enosisi hedefleyen Yunan cuntasının desteklediği askeri darbeyi müteakip 1974 yılında ikiye bölünmüştü. Kıbrıslı Türkler, Sayın Anastasiadis’in söz konusu kararın geri alınması için gerekli çabayı ortaya koymasını görmeyi beklemektedir. Biz ancak o zaman kapsamlı bir çözüm bulmaya yönelik görüşmeleri yeniden başlatabiliriz.

 Bir çözümle birlikte Kıbrıs’ın bütünü, hem şimdi hem de gelecekte, bir bütün olarak 1960lı yılların başlarından beri eksik olan emniyet ve güven hissine kavuşacaktır. Kıbrıs, iki toplumlu, iki kesimli bir federasyon olarak Avrupa Birliği’ne tam üye olacaktır. AB’nin üyesi olan birleşik bir Kıbrıs, Doğu Akdeniz’de istikrar ve refahın merkezi olacaktır. Var olan hizmet sektörlerini geliştirerek, karşılaştırmalı üstünlüğü kullanan canlı bir ekonomi yaratma fırsatına sahip olacağız.

 Bir çözümle birlikte Birleşik Federal Kıbrıs’ta iki Kurucu Devlet olacağını açıklığa kavuşturmama izin verin. Her iki Kurucu Devlet de, ticaret, turizm, kültür ve spor alanlarında diğer ülkelerle ikili anlaşmalar imzalayabilecektir. Ayrıca, bu anlaşmaları uluslararası kuruluşlarla da yapılabilecektir. Dolayısıyla, bir çözüm olsun veya olmasın, EİT ve Üye Ülkeleri’nden gelecek dayanışma ve destek, Kıbrıslı Türkler ve EİT’in on üye ülkesinin halkları arasında hali hazırda var olan ilişkilerin ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan ilerletilmesi ve derinleştirilmesi için çok büyük önem taşımaktadır.

 Bununla birlikte, bir çözüme ulaşana kadar Türkiye’nin desteğinin yanı sıra, ekonomimizi geliştirmek ve yurttaşlarımızın refahını artırmak için kardeş Üye Ülkelerin de desteğini beklemekteyiz. Ben özellikle iki alanda, yükseköğretim ve turizm alanlarında büyük potansiyel görmekteyim.

 Yükseköğretim alanında şu anda KKTC’deki üniversitelerde öğrenim görmekte olan 90,000 öğrenci vardır. Bu öğrencilerin %83ü yurtdışından olup, daha da önemlisi, EİT Üye Ülkeleri’nden gelen yaklaşık 4,000 öğrencimiz vardır. Yükseköğretim sektörü KKTC’nin toplam gelirinin neredeyse %38ini oluşturmaktadır. Kuzey Kıbrıs dünyadaki en düşük suç oranlarından birine sahiptir. Üniversite öğretim ücretleri makul olup, yaşam giderleri ortalama düzeydedir. Aslında, biz kardeş üye ülkelerden daha çok öğrencinin ülkemize geldiğini görmek isteriz. Bu doğrultuda EİT Üye Ülkeleri’nden olan öğrencilere cazip burslar sunmaktayız. Aynı zamanda, üniversitelerimizdeki araştırma merkezlerinde elde edilen bilimsel uzmanlık, araştırma ve gelişimi paylaşarak Teşkilat’ın çalışmalarına daha etkin bir şekilde katkıda bulunmaktan mutluluk duyarız. Ekonomik araştırma, istatistik, insan kaynakları ve sürdürülebilir gelişim alanlarında projeler, çalıştaylar ve eğitim faaliyetleri sunarak katkıda bulunmaya hazırız ve bu konuda yetkiniz. 

Kuzey Kıbrıs yumuşak kışları ve tüm yıl boyunca görülebilen güneşli havasıyla muhteşem bir iklime sahiptir. Ayrıca sıcaklığı, insanlarının misafirperverliği ve mükemmel mutfağıyla ünlüdür. Doğu Akdeniz’deki medeniyetlerin kesiştiği konumu nedeniyle Kuzey Kıbrıs’ta ayrıca eski köyler, antik harabeler, ortaçağ kaleleri, camiler ve derviş dergâhları gibi çok sayıda tarihi mekân da bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, benzersiz hayvan ve bitki zenginliğiyle Kuzey Kıbrıs dağ ve doğa yürüyüşü yapmak için de ideal bir yerdir. Geçtiğimiz yıl Kuzey Kıbrıs’ı 1,5 milyon turist ziyaret etmiştir ancak maalesef bunlar arasında EİT ülkelerinden gelenlerin sayısı pek fazla değildi. Kardeş Üye Ülkeler’den daha fazla ziyaretçimiz olmasından hem memnun oluruz hem de bundan onur duyarız.

 Ekonomik büyümeyi, küresel barışı ve istikrarı teşvik eden serbest bir ticaret bloku olarak refah içinde bir EİT bölgesi vizyonunu biz de paylaşmaktayız. Bu amaç doğrultusunda, kardeş üye ülkelerle ticaretin yanı sıra kültürel ve sosyal ilişkilerimizi de geliştirmek istiyoruz.

 

 

Haberler Haberleri