Sanık M.İ.T.: “İ.M., cebinden çıkardığı şırıngayı Aybak’a sapladı...”
Gamze PİR BAYKUR
Yeni Boğaziçi bölgesinde 27 Aralık 2013 tarihinde Crystal Rocks Otel ile Marinero Restoran arasında bulunan kumluk alanda önceden planlayarak içerisine “Metomil” türü zehir koyup hazırladıkları profiterol tatlısını öldürmek kastı ile Ahmet Aybak’a yedirdikleri ve ardından yine “Metomil” türü zehir içeren sıvıyı iğneli enjektör ile Ahmet Aybak’ın boğazına sokarak vücuduna boşaltıp öldürdükten sonra kazdıkları çukura gömdükleri iddiasıyla tutuklu yargılanan sanık İ.M. ve M.İ.T.’ın duruşmasına dün de devam edildi. Dünkü oturumda İddia Makamı tarafından tanık olarak dinletilen cinayetin soruşturmasını yürüten Tahkikat Subayı Müfettiş Muavini Ömür Dalkıran şahadetine devam etti. Dalkıran, dünkü duruşmada mahkemeye aralarında sanık M.İ.T.’ın da üçüncü gönüllü ifadesinin bulunduğu bir çok emareyi sundu.
M.İ.T., cinayetten sonra nişanlısıyla yılbaşı yemeğine gitti...
Müfettiş Muavini Ömür Dalkıran, cinayetle ilgili yürüttüğü soruşturma kapsamında olay gecesi olan 27 Aralık 2013 tarihinde sanık M.İ.T. ile sanık İ.M.’nın bir çok kez telefonda görüştüklerinin tespit edildiğini söyledi. Sanık M.İ.T.’ın 27 Aralık 2013 tarihinde saat 21:17 ile 21:20’de yaptığı görüşmelerde ise sanık M.İ.T.’ın kullandığı hattın Cyprus Garden ve İskele bölgesindeki baz istasyonundan beslendiğinin tespit edildiğini belirten Dalkıran, sanık M.İ.T.’ın cinayetten sonra nişanlısı ile birlikte yılbaşı yemeğinin yapıldığı ve yılbaşı yemeğine gittikleri Osman Ağa Kültür Evi’nin bulunduğu bölgedeki baz istasyonundan beslendiğinin tespit edildiğini açıkladı.
M.İ.T., bankadan 4 bin Sterlin çekerek sanık İ.M.’ya verdi...
Müfettiş Muavini Ömür Dalkıran, yine yapılan tahkikat kapsamında sanık M.İ.T.’ın Kıbrıs Türk Merkez Bankası’nda 2001 yılında açılmış Sterlin mevduat hesabı ile yine 2001 yılında açılmış annesi ile ortak TL mevduat hesabının olduğunun tespit edildiğini açıkladı. Sanık M.İ.T.’ın 23 Haziran 2013 ile 26 Haziran 2013 tarihlerinde konu bankaya giderek TL mevduat hesabından her seferinde 17 bin 500 TL çektiğinin tespit edildiğini söyleyen Dalkıran, sanık M.İ.T. ile İ.M.’nın tespit edilmeden bir gün önce yani 31 Ocak 2014 tarihinde sanık M.İ.T.’ın Sterlin mevduat hesabından tümü 20 Stg.’lik banknotlardan oluşan toplam 4 bin Stg. çektiğini tespit ettiklerini belirtti. Dalkıran, 1 Şubat 2014 tarihinde ise sanık İ.M.’nın Akyar Kara Giriş Kapısı’ndan çıkış yapmaya çalışırken tespit edildiği esnada aracında tümü 20 Stg. banknotlardan oluşan 4 bin Stg. bulunduğunu anımsattı.
Cinayette kullanılan ikinci enjektör bulundu...
Müfettiş Muavini Ömür Dalkıran, sanık M.İ.T.’ın Avukatı Emre Kadri’nin 19 Şubat 2014 tarihinde yanına gelerek, müvekkilinin kendisine İ.M.’nın olay gecesi eldiven taktığını ve içinde sıvı olan enjektörü Ahmet Aybak’ın göğsüne batırdığını, iğnenin ucunun eğrildiği için başka bir enjektörü boğazına batırdığı söylediğini ve sanık M.İ.T.’ın bu yönde bir ifade daha vermek istediğini söylediğini belirtti. Bunu üzerine mesele ile ilgili olarak tekrar olay yerine gittiklerini anlatan Dalkıran, yapılan aramada cesedin çıkarıldığı çukurun gerisinde bulunan çalılıkların arasında iğnesi eğrilmiş bir enjektör bulunduğunu belirtti. 20 Şubat 2014 tarihinde sanık M.İ.T.’ı hücrelerden çıkararak şubeye getirdiklerini belirten Dalkıran, Avukatı Emre Kadri’nin huzurunda sanığa buldukları iğnesi eğrilmiş enjektörü gösterdiklerini ve sanığın ise “Şimdi hatırladım. İ.M., rahmetli Ahmet abinin göğsüne sokmaya çalıştığı iğnedir bu” dediğini söyledi.
Sanık M.i.T., verdiği son ifadesinde cinayeti anlattı...
Sanık M.İ.T.’ın sözlü beyanı üzerine ek gönüllü ifade aldıklarını belirten Müfettiş Muavini Ömür Dalkıran, sanığın üçüncü gönüllü ifadesini mahkemeye emare olarak sundu. Sanık M.İ.T., üçüncü ifadesinde sanık İ.M.’nın maktül Ahmet Aybak’ı arabadan indirmeden önce ellerine eldiven taktığını gördüğünü ve Aybak’ın bulunduğu tarafa geçerek cebinden içerisinde iğneli enjektörlerin bulunduğu bir poşet çıkardığını, gözleri kaçmış olan ve zor nefes alan Aybak’ın göğsüne sapladığını ancak ucu eğrildiği için enjektörü kendisine vererek cebine koymasını istediğini, kendisinin ise konu enjektörü attığını, İ.M. poşetten başka bir enjektör alarak bu kez Aybak’ın boğazına sapladığını ve içindeki sıvıyı enjekte ettiğini ve bir enjektör daha alıp onu da Aybak’ın boğazına batırdığını, İ.M.’nın kendisine “3-4 tane leşim var. Bir fazla bir eksik ne fark eder” dediğini anlattı.
Enjektörün içerisinde “Metomil” bulundu...
Olay yerinde bulunan ucu eğik enjektörü inceleme yapılması için Devlet Kimya Laboratuvarı’na gönderildiğini belirten Müfettiş Muavini Ömür Dalkıran, laboratuvardan telefoniyen edindiği bilgiye göre konu enjektörün içerisinde “Metomil” olarak bilinen zehrin bulunduğunu öğrendiğini açıkladı.
Duruşma bugün de devam edecek...
Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti, duruşmaya devam etmek düzere davayı bugüne tehir etti.