8 yaşındaki Jo’dan 70’lerindeki Yo’ya uzanan etkileyici filmler

Berlinale’de Ana Yarışma’nın son gününde festivalin en güzel iki filmine şahit olduk.

Murat OBENLER/Berlin

Berlinale’de Ana Yarışma’nın son gününde festivalin en güzel iki filmine şahit olduk. 8 yaşındaki  Josephine'nin bir tecavüz olayına şahit olmasıyla ( adli süreçler,mahkemede şahitlik vs.) sarsılan kişisel gelişim süreci(sevgi,arkadaşlık,güven duygusu vs.) bozulan psikolojik gelişimi ve babası da dahil olmak üzere erkeklere karşı daha hassas ve savunma psikolojisi geliştirmesi ile ilerleyen ve okul hayatı-arkadaşlık ilişkileri-aile ilişkileri dahil tüm yaşamını saran kontrol dışı yolculuğu anlatan Beth de Araújo’nun yazıp yönettiği Josephine, başta Jo’yu canlandıran Mason Reeves de dahil olmak üzere harika oyunculuklarla bence festivalin en iyi yarışma filmiydi. İkinci olarak da Anna Fitch ve Banker White’nin 10 yıla yayılan ve sinema tarihinde kendine iyi bir yer edineceğine inandığım olağanüstü filmi Yo (Love is a Rebellious Bird) belgesel ve stop motion canlandırma unsurlarını birleştirerek 73 yaşındaki şahsına münhasır karaktere sahip Yolanda Shea’nın yaşam hikayesine odaklanıyor. Filmin Berlin jürisinden ödül(ler) alacağını düşünen gazeteciler arasına kesinlikle beni de yazabilirsiniz.

Küçük bir maket Ev’e sığdırılan ilham verici bir yaşam: YO (Aşk Asi Bir Kuştur)

Anna Fitch- Banker White ikilisinin 10 yıla yayılan 70’li yaşlardaki şahsına münhasır karakter Shea Yolanda'nin yaşam hikayesi Yo (Aşk Asi Bir Kuştur), Berlinale’nin en iyilerinden birisi olarak gösterildi. Oyuncular Yolanda Shea, Anna Fitch, Dylan White’nin yer aldığı hikaye Yo'nun evi yanısıra yönetmenin yarattığı 1/3 boyutundaki mikro maket/model ev içerisinde çekilen sahnelerden oluşuyor. Yönetmen bu evi YO’nun yaşamına uygun olarak birçok eşya ile bir iç mimar gibi tasarlarken içine koyduğu farklı sürüngen canlılarla orayı bir yaşam alanına çeviriyor. Ev’in baş köşesindeki Yo’nun kuklası da aslında bedenin yok olsa bile insanların bir şekilde yaşamını sürdürebileceğine vurgu yapıyor. Yo'nun yaşamının son bölümüne de denk gelen çok etkileyici sürecinin belgesel destekli görüntülerle de sinemaya yansıtan film belgesel ile stop motion canlandırmanın harika bir buluşması olarak bizlerle buluşuyor.
İkili ilk tanıştığında Yo 73, Anna ise sadece 24 yaşındaydı. On yıllar boyunca, yaş ve deneyimlerindeki farka meydan okuyan derin bir bağ kurdular. Yo'nun ölümünden sonra Anna, Yo'nun hikayelerinin ortaya çıkabileceği ve ilişkilerinin devam edebileceği büyülü bir alan inşa ederek hem bu olağanüstü filmi yarattı hem de YO’nun hikayesini bir şekilde ölümsüzleştirdi.
1924'te İsviçre'de doğan Yo’nun cinsellik, annelik, yaşlanma ve hatta ölümle ilgili beklentilere meydan okuyarak kendi şartlarına göre yaşadığı cesur ve özgür hayatı bu film ile bizlerle buluşurken Yo’nun çocukluktan ölümüne kadar olan fotoğraflarının da anlatıma katılması ile film hafızayı, zamanı ve icadı birbirine karıştırıyor, aynı zamanda kederi ve sevgiyi kanalize etme ve paylaşma konusunda sanatsal yaratımın gücünü de ortaya koyuyor.
Yönetmen basın toplantısında filmin analog kamera ile çekildiğini, herhangi bir Aİ(Yapay Zeka) kullanımı yapmadıklarını ve bunun da ortaya doğal, organik, samimi bir kişisel hikaye anlatımı ortaya çıkardığını söyledi. Maket evin kendileri için de ilham verici olduğunu ve Yo’nun kişisel hikayesini anlatmada çok büyük katkısı olduğunu kaydeden yönetmen evin bir yuvaya dönüştüğünü ifade ediyor. Fitch: “ Yo, filmde hiç rol yapmadı ama çok iyi bir oyunculuğa imza attı. Filmde bol bol da kuş görüntüsü kullandık. Onun ilham verici eşsiz hikayesini anlatırken birbirimizi de çok sevdik.”

Bir çocuğun kaldırması imkansız bir durumla baş etme savaşı

Sundance Film Festivali’nin ABD Dramatik Yarışması’nda Büyük Ödül ve İzleyici Ödülü kazanarak Berlin’e gelen Beth de Araújo’nun yazıp yönettiği “Josephine” seyirciyi sürecin içine çekmeyi başaran bir psikolojik gerilim olarak da Berlin’den ödül çıkaracağını düşünüyorum. Channing Tatum, Gemma Chan, Mason Reeves, Philip Ettinger ve Syra McCarthy’dan oluşan oyuncu kadrosu 8 yaşındaki kızın sabah erken saatlerinde parkta bir cinsel saldırıya şahit olması(tek şahit) olması sonrasında yaşadığı travmasını ve mahkeme sürecine taşınan olay karşısında tüm aile bireyleri olarak bu travmanın içine sürüklenme hikayesini başarıyla canlandırıyor. , Mason Reeves’in Jo karakterini çok iyi canlandırdığı filmde Jo’nun bu travmatik olay sonrasında “tecavüz” kelimesini araştırması ile babası ve annesinin karnındaki erkek kardeşi de dahil tüm erkeklerden uzaklaşması, onlara karşı daha da büyüyen güvensizlik duygusu onu kendi savunma mekanizmaları oluşturmasına yöneltir. Jo’nun altüst olan gelişim süreci ve psikolojisinin tamir edilmesi süreçlerine anne-babanın da yaşadığı stres eklenince film tam bir gerilim hikayesine dönüyor. Genç yaşına rağmen adalet arayışında sorumluluk alarak büyük bir zamansız olgunlaşma hikayesi de sergileyen filmin dünya festivallerinden daha ödüller toplayacağına inanıyorum.

Kültür & Sanat Haberleri