"Türkiye bugün NATO'ya başvursaydı hukukun üstünlüğü ve demokrasi kriterlerini karşılayamazdı"

ABD merkezli Foreign Policy dergisinde yayımlanan analizde, Batılı ülkelerin Türkiye'deki insan hakları ihlalleri ve demokratik gerileme karşısındaki sessizliği eleştirildi.

ABD merkezli Foreign Policy dergisinde yayımlanan analizde, Batılı ülkelerin Türkiye'deki insan hakları ihlalleri ve demokratik gerileme karşısındaki sessizliği eleştirildi. Derginin yazarı Steven A. Cook, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimine yönelik uluslararası eleştirilerin yetersiz kaldığını belirterek bunun Batı'nın insan hakları ve demokrasi söylemiyle çeliştiğini yazdı.

Cook, iş insanı ve hak savunucusu Osman Kavala'nın 3 bin 165 gündür cezaevinde bulunduğunu hatırlatarak, Kavala'nın 15 Temmuz 2016 darbe girişimine yardım etmekle "asılsız ve akıl dışı" suçlamalarla cezaevinde tutulduğunu belirtti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ise 470 gündür tutuklu bulunduğunu yazan Cook, İmamoğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'na hakaret, yolsuzluk ve casusluk suçlamaları bulunduğunu, ancak "asıl suçunun Türkiye'nin en popüler siyasetçisi olması ve Erdoğan'ın güçlü bir rakibi haline gelmesi" olduğunu savundu.

Cook, mayıs ayında bir Türk mahkemesinin CHP'nin kurultayını geçersiz saydığını da hatırlattı. Mahkemenin yeniden seçim yapılmasına karar vermek yerine partinin eski genel başkanını yeniden göreve getirdiğini belirten Cook, bunun CHP'yi fiilen etkisiz hale getirdiğini yazdı. Analizde, bu kararın İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından "hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarına ağır darbe" olarak nitelendirildiği aktarıldı.

Yazar, hükümet yanlılarının Kavala ve İmamoğlu davalarının Türkiye'nin hukuk sistemi çerçevesinde yürütüldüğünü ve CHP kurultayında usulsüzlük yaşandığını savunduğunu belirterek, otoriter yönetimlerin baskı politikalarını çoğu zaman hukuk yoluyla meşrulaştırdığını ifade etti.

Cook, Erdoğan ve AKP'nin gerçek ya da varsayılan siyasi rakiplerinden binlerce kişinin mal varlıklarına el konulduğunu, ailelerinin baskıya maruz kaldığını ve siyasileştiğini belirttiği yargı sistemi içinde özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını yazdı.

 

"Şaşırtıcı olan Batı'nın sessizliği"

Cook'a göre asıl dikkat çekici olan ise ABD ve Avrupa başta olmak üzere Batılı liderlerin sessizliği.

Türkiye bugün NATO'ya üye olmak için başvursaydı demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları kriterlerini karşılayamayacağını belirten Cook, Batılı siyasetçilerin bu tablo karşısında sessiz kaldığını ifade etti.

 

Trump'a eleştiri

Cook, ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde Türkiye'deki insan hakları konusunu yalnızca Rahip Andrew Brunson'ın tutukluluğu sırasında gündeme getirdiğini hatırlattı. Trump'ın Brunson'ın serbest bırakılması için Türkiye'ye yaptırım tehdidinde bulunduğunu anımsatan Cook, bunun Trump'ın Evanjelik seçmen tabanıyla bağlantılı olduğunu yazdı.

Trump'ın ikinci döneminde ise Ankara'ya yönelik yaklaşımın değiştiğini belirten Cook, Trump'ın Türkiye'nin yeniden F-35 programına alınmasını istediğini ve Beyaz Saray'ın Türkiye'nin milli savaş uçağı için ABD yapımı jet motorlarının satışına onay verme niyetini açıkladığını ifade etti.

 

"Kongre de sessiz"

Cook, ABD Kongresi'nde insan haklarını önemseyen çok sayıda siyasetçi bulunmasına rağmen Türkiye'deki gelişmeler konusunda benzer bir hassasiyet gösterilmediğini yazdı.

Kongre üyelerinin Çin, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Küba, Kuzey Kore ve özellikle İsrail'deki insan hakları ihlallerini sıkça gündeme getirdiğini belirten Cook, Türkiye konusunda aynı yaklaşımın sergilenmediğini ifade etti.

Analizde, Kongre bünyesindeki iki partili *Tom Lantos İnsan Hakları Komisyonu*nun yakın zamanda Türkiye oturumu düzenlediği, ancak 51 komisyon üyesinden yalnızca üçünün katıldığı bilgisi de paylaşıldı.

 

Kanada ve Avrupa'ya da eleştiri

Cook, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin ocak ayında Davos'ta yaptığı konuşmada insan hakları, sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası dayanışma vurgusu yaptığını hatırlattı.

Ancak bu konuşmadan yaklaşık altı ay sonra, CHP'nin görevden uzaklaştırılan yöneticilerinin hükümetin uygulamalarına karşı direniş çağrısı yaptığı günlerde Kanada ile Türkiye'nin serbest ticaret anlaşmasına yönelik ön görüşmelere başlamasının söylem ile uygulama arasındaki çelişkiyi gösterdiğini savundu.

Avrupa ülkelerinin de sessiz kaldığını belirten Cook, bunun nedenini Avrupa'nın güvenlik açısından Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç olarak değerlendirdi. Bu nedenle Avrupalı liderlerin NATO Zirvesi öncesinde Erdoğan'ın iç politikadaki uygulamalarını eleştirmekten kaçındığını yazdı."İnsan hakları söylemi inandırıcılığını yitiriyor"

 

"İnsan hakları söylemi inandırıcılığını yitiriyor"

Cook, yazısını Batılı siyasetçilerin insan hakları konusundaki söylemlerinin inandırıcılığını yitirdiğini savunarak tamamladı.

ABD Kongresi üyeleri, Kanadalı yetkililer ya da Avrupalı liderlerin başka ülkelerdeki insan hakları ihlallerini eleştirirken Türkiye'deki gelişmeler karşısında sessiz kalmasının çelişkili olduğunu belirten Cook, gerçekten insan haklarını savunuyorlarsa Erdoğan'ı siyasi rakiplerini haksız yere cezaevine göndermekle, muhalefeti zayıflatmakla ve Türkiye'nin demokratik uygulamalarını ortadan kaldırmakla açıkça eleştirmeleri gerektiğini ifade etti.

Dünya Haberleri