Recep DAL
El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu, Başbakan Ünal Üstel'in diğer hükümet ortaklarından habersiz şekilde icra ettiği Ankara ziyareti sırasında açıkladığı "Türkiye'den doğal gaz gelecek" vaadinin seçime yönelik bir yatırım olarak niteledi; "Seçim ayağına halkı gazlıyorlar" ifadelerini kullandı.
YENİDÜZEN'e konuşan Tuğcu, doğal gaz ile elektrik enerjisi sağlanabilmesi için Teknecik Elektrik Santrali'ndeki yapının tamamen değiştirilmesi gerektiğini, toplam 350 megavat kurulu gücü olan ve doğal gaz ile çalışan termik santrallerin alınmaması durumunda bunun mümkün olamayacağını belirterek, "O yüzden bu söylemler olmayacak şeyler üzerinden gündem değiştirmekten başka bir şey değil" dedi.
Öte yandan Tuğcu, UBP-DP-YDP Hükümeti’nin daha pahalıya üretim yapan deprem santrallerinden 2 tane daha getirmek için kolları sıvadığına işaret ederek, “Buradaki ana amaç devletin malı olan Teknecik Elektrik Santrali’nin daha da verimsiz hale getirilmek ve enerji üretimini peşkeş çektikleri AKSA’ya kaydırmaktır” diye konuştu.
Hükümetin açık şekilde yaptığı müdahalelere rağmen yeniden başkan seçildiği genel kurul sürecinde yaşananları da anlatan Tuğcu, “Bu müdahalenin başını çeken UBP oldu. Fakat diğer hükümet partileri de bu sürece dahildi” dedi.
Tuğcu, hükümetin desteklediği adayların seçilmesi için UBP İlçe Binalarında toplantılar yapıldığına vurgu yaparak, “Seçimi tekrar kazanmamamız için bir operasyona karşılaştık. Fakat üyelerimiz genel kurul sonucunda başta UBP’ye ve hükümetin diğer ortaklarına çok güzel bir ders verdi” ifadelerini kullandı.
Son olarak olası elektrik kesintilerine işaret eden Tuğcu, yaz aylarının gelmesiyle birlikte enerji tüketiminin artacağına dikkat çekti; tüm makinelerin arızasız şekilde çalışması halinde bile pik saatler için 50 megavatlık bir açık öngördüklerine dikkat çekti. Tuğcu, “Bu açığı kapatmak için ya Kıbrıs’ın güneyin pahalı fiyatlara elektrik alacaklar, ya da pik saatlerde 50 megavatlık elektrik kesintisi yapacaklar” açıklamasında bulundu.
“Hükümet genel kurulumuza açıkça müdahalede bulundu”
Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen) Başkanı Ahmet Tuğcu, YENİDÜZEN’e yaptığı özel açıklamalarda hem yeniden başkan seçildiği El-Sen Olağan Genel Kurulu’nda yaşananları anlattı hem de KIB-TEK’teki mevcut durum, Teknecik Santrali’ndeki arızalar, mobil santraller, AKSA ile ilişkiler ve hükümetin enerji politikalarına yönelik bazı değerlendirmelerde bulundu.
El-Sen’in yeniden seçilen Başkanı Tuğcu, Genel Kurulu’nun 16 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirildiğini belirten Tuğcu, üyelerin desteğiyle yeniden başkan seçildiğini ifade etti.
Tuğcu, Genel kurul sürecine hükümetin doğrudan müdahale ettiğine dikkat çekerek, “UBP-DP-YDP Hükümeti, sendikamızın Genel Kurulu’na açıkça bir müdahalede bulundu. Tabii bu müdahalenin başını çeken UBP oldu. Fakat diğer hükümet partileri de bu sürece dahildi” dedi.
Adaylık süreçlerinin tamamen tüzüğe uygun şekilde ilerlediğini anlatan Tuğcu, KIB-TEK bünyesindeki her çalışanın başkanlık, genel sekreterlik veya diğer kurullara aday olabileceğini söyledi.
Tuğcu, kendisi ile Genel Sekreter Hüseyin Peksever’in karşısına aday çıkmasının doğal olduğunu kaydederek, bu isimlerin geçmişte birlikte sendikacılık yaptıkları kişiler olduğunu ifade etti; “Onların aday olmasında hiçbir sakınca yok. Bizim için değerli insanlar” diye konuştu.
“Seçilmeyelim diye UBP İlçe Binalarında toplantılar yapıldığını öğrendik”
Ancak seçim takvimi başladıktan sonra hükümet destekli bir organizasyonla karşı karşıya kaldıklarına vurgu yapan Tuğcu, bölge ziyaretleri sırasında üyeler üzerinde baskılar kurulduğuna vurgu yaptı. “Sırf biz değil de hükümetin desteklediği adayların seçilmesi için UBP İlçe Binalarında toplantılar yapıldığını öğrendik” diyen Tuğcu, KIB-TEK yönetiminin de sürece dahil olduğunu belirtti.
Tuğcu, bazı çalışanlara terfi vaatleri verildiğini öne sürerek, kendilerine ulaşan üyelerin yaşanan baskıları anlattığını söyledi.
“Sendikalar Mukayyitliği temsilcisinin tüm süreci takip ettiğini ilk kez gördüm”
Genel kurul günü de dikkat çekici olaylar yaşandığını ifade eden Tuğcu, 36 yıllık çalışma hayatında ilk kez böylesi bir tabloyla karşılaştığını belirtti.
“Sendikalar Mukayyitliği temsilcisinin sabahtan başlayarak oy sayımı bitene kadar bir genel kurulu takip ettiğini ilk defa gördüm” diyen Tuğcu, söz konusu temsilciye bunun nedenini sorduğunda Başbakanlık’tan talimat aldığını söylediğini vurguladı.
Tuğcu, rakip adayların da genel kurul sırasında “siyasetin güdümünde” bir görüntü verdiğini dile getirerek, bu nedenle zan altında kaldıklarını ifade etti.
“Üyelerimiz hükümete çok güzel bir ders verdi”
Tuğcu, genel kurul sonucunun üyelerin net mesajı olduğuna dikkat çekerek, “Üyelerimiz genel kurul sonucunda başta UBP’ye ve hükümetin diğer ortaklarına çok güzel bir ders verdi” ifadelerini kullandı.
Görevde bulundukları 2 buçuk yıllık süreçte yaptıkları çalışmaların üyeler tarafından görüldüğünü söyleyen Tuğcu, bundan sonraki planlarına duyulan güven sayesinde büyük farkla yeniden göreve geldiklerini belirtti.
“Bizim tek derdimiz KIB-TEK’in daha iyi bir yapıya kavuşması” diyen Tuğcu, doğru yatırımlar yapılmasını, liyakatin sağlanmasını ve tüm çalışanlara eşit yaklaşan bir yönetim anlayışını savunduklarını kaydetti. Tuğcu, “Kanımızın son damlasına kadar mücadelemiz sürecek” diye konuştu.
“Diğer sendikaların desteği bizim için gurur kaynağı”
Tuğcu, El-Sen Genel Kurulu’na birçok farklı sendikadan temsilcinin katıldığını belirterek, bunun geçmiş yıllara kıyasla çok daha yoğun olduğunu söyledi. Diğer sendikaların El-Sen’in geldiği noktayı takdir ettiğini ifade eden Tuğcu, toplumsal mücadelede birlik mesajları verilmesinin kendileri açısından önemli olduğunu kaydetti.
“Bu bizim için gurur kaynağıdır. Demek ki doğru yoldayız” ifadelerini kullanan Tuğcu, Genel kurulun ardından rakip adaylarla bir araya geldiklerini ve birbirlerini tebrik ettiklerini söyledi; “Tek gailemiz KIB-TEK yaşamasıdır” açıklamasında bulundu.
“Başbakan Ünal Üstel’le kişisel bir kavgam yok”
Tuğcu, El-Sen’in temel duruşunun liyakat ve verilen sözlerin yerine getirilmesi olduğunu belirterek, Başbakan Ünal Üstel ile kişisel bir kavga içerisinde olmadığını söyledi.
“Başbakanlık da El-Sen Başkanlığı da geçici bir mevkiidir” diyen Tuğcu, buna rağmen mevcut hükümetin göreve geldiği günden bu yana KIB-TEK’i daha kötü bir noktaya taşıdığına vurgu yaptı.
Tuğcu, halka yanlış ve eksik bilgi verildiğini düşündüğü her durumda müdahale ettiğine dikkat çekerek, Teknecik Santrali’ndeki bakım süreçlerini örnek gösterdi.
“Kırık makinelere rağmen Teknecik Elektrik Santrali’ndeki makinelerin bakımını yaptığını söylerseniz ben bunu tabii ki eleştireceğim” ifadelerini kullanan Tuğcu, halkın doğruyu bilmesi gerektiğini söyledi.
“Elektrik kesintilerinin sorumlusu çalışanlar değil”
Tuğcu, KIB-TEK çalışanlarının uzun yıllar boyunca haksız şekilde suçlandığını işaret ederek, son 2 buçuk yılda yaşanan sorunların çalışanlardan değil yönetim anlayışından kaynaklandığını kamuoyuna anlattıklarını söyledi.
Veriler ve belgelerle bunu ortaya koyduklarını ifade eden Tuğcu, artık çalışanların hedef gösterilmediğini belirtti. “Elektrik kesintilerinin sorumlusunun emekçiler değil yönetenler olduğunu her şekilde kanıtladık” diyen Tuğcu, toplumun farklı kesimlerinden destek gördüklerini kaydetti.
“Yaz aylarında 50 megavatlık açık oluşabilir”
Tuğcu, Teknecik Elektrik Santrali’ndeki mevcut duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulundu, 8 dizel makineden 4’ünün çalışmadığını açıkladı.
Bu makinelerden 3’ünün arızalı olduğunu, bir diğerinin ise bakım sonrası yaşanan patlamaların tekrar etmemesi için devreye alınmadığını belirten Tuğcu, yaz aylarında ciddi sıkıntılar yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Tuğcu, Elektrik kullanımının artacağı bir döneme girildiğini vurgulayarak, tüm sistem hesaplandığında yaklaşık 50 megavatlık enerji açığı oluşacağına dikkat çekti. Bu açığın ya Kıbrıs’ın güneyinden pahalı elektrik alınarak ya da kesintilerle kapatılmaya çalışılacağını söyleyen Tuğcu, güneyden enerji temininin de garanti olmadığını ifade etti.
“Deprem santrallerinin yarardan çok zararı var”
Hükümetin “deprem santrali” olarak bilinen mobil santrallerden iki adet daha getirmeye hazırlandığına dikkat çeken Tuğcu, mevcut durumda ülkede 7 mobil santral bulunduğunu söyledi. Bu santrallerin 2’sinin arızalı olduğunu belirten Tuğcu, kalan 5’inin çalıştığını kaydetti.
Tuğcu, mobil santrallerin maliyetlerinin çok yüksek olduğunu belirterek, “Dizel makineler 9 dolara üretim yaparken deprem santralleri 26 dolara üretim yapıyor. Bunların yarardan çok zararı var” dedi.
Bu santrallerin verimsiz olduğunu ve çok fazla yakıt tükettiğini dile getiren Tuğcu, bunun KIB-TEK’in maliyetlerini artırdığını, dolayısıyla elektrik zamlarını kaçınılmaz hale getirdiğini kaydetti.
“Bu santrallerin hibe olduğuna inanmıyorum”
Tuğcu, mobil santrallerin kamuoyuna anlatıldığı gibi “hibe” olmadığını düşündüğünü ifade ederek, KIB-TEK içerisinde buna ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını söyledi. Santrallerin sahibi olan Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin, mali protokol kapsamında diğer dizel makinelerin bakımını üstlendiğini belirten Tuğcu, bu süreçten sonra arızaların arttığına vurgu yaptı.
Geçmiş aylarda bakım sonrası iki makinenin arızalandığını hatırlatan Tuğcu, Makine Mühendisleri Odası’nın raporlama yapmak istediğini ancak gerekli izinlerin verilmediğini dikkat çekti.
Tuğcu, bakım süreçleri üzerinden dizel makinelerin bilinçli şekilde devre dışı bırakıldığını iddia ederek, bunun AKSA ile yapılan sözleşmeleri meşrulaştırma amacı taşıdığını belirtti.
“Amaç üretimi AKSA’ya kaydırmak”
AKSA’nın kullandığı dizel makinelerin daha eski olmasına rağmen arızalanmadığını söyleyen Tuğcu, bunun ciddi bir soru işareti yarattığını ifade etti.
Mobil santrallerin devreye alınmasının temel amacının Teknecik’i daha verimsiz hale getirmek olduğunu belirten Tuğcu, enerji üretiminin özel sektöre kaydırılmaya çalışıldığını kaydetti.
Tuğcu, “Buradaki amaç devletin malı olan Teknecik Elektrik Santrali’nin daha da verimsiz hale getirilmesi ve enerji üretimini peşkeş çektikleri AKSA’ya kaydırmaktır” diye konuştu.
“Kablo ile elektrik söylemi seçim vaadinden ibaret”
Başbakan Ünal Üstel’in Ankara ziyareti sırasında gündeme gelen “Türkiye’den doğal gaz getirilmesi” ve “kablo ile elektrik” projelerine ilişkin de konuşan Tuğcu, bu vaatlerin seçim dönemlerinde sürekli tekrarlandığını belirtti.
“Kıbrıs’ta siyasi bir çözüm bulunmadan kablo ile elektrik gelinemeyeceğini defalarca kez söyledik” diyen Tuğcu, bu durumun Türkiye Enerji Bakanlığı raporlarına da yansıdığına dikkat çekti.
Bu nedenle Üstel’in açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Tuğcu, doğal gaz projesi konusunda da mevcut altyapının buna uygun olmadığını söyledi.
Tuğcu, Teknecik’teki mevcut makinelerin dizel yakıta göre tasarlandığını ifade ederek, doğal gazla üretim yapılabilmesi için sistemin tamamen yenilenmesi gerektiğini kaydetti.
“Seçim ayağına halkı gazlıyorlar”
Bu kapsamda doğal gazla çalışan 350 megavatlık yeni termik santrallere ihtiyaç olduğunu idile getiren Tuğcu, aksi halde mevcut yapının doğal gaz sistemine adapte edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını söyledi.
Tuğcu, “Bu yapılan olmayacak şeyler üzerinden gündem değiştirmekten başka bir şey değil. Seçim ayağına halkı gazlıyorlar” açıklamasında bulundu.