İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkında kamuoyunda "diploma davası" olarak bilinen davanın dördüncü duruşması bugün görüldü
İmamoğlu'nun diplomasıyla ilgili zincirleme şekilde "resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla açılan ve 8 yıl 9 ay hapsi istenen davada mahkeme heyeti, savunmaların ardından duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi.
İmamoğlu: Absürt ve çirkin bir dava
İmamoğlu, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda görülen duruşmaya alkışlarla geldi.
Savunmasına "Bu hafta Ramazan ayına giriyoruz. Ne yazık ki Ramazan aylarında yaygın olan geniş bölgelerde de yaşadık" diye başlayan İBB Başkanı , şunları söyledi:
"Oysa Ramazan ayı berekettir; insanların birbirini hissetmesidir. Vicdanı çalıştırır, insanın aklını başına getirmesine fırsat olur. 'Neredeyim' diye sorgulatır; makamı, mevkiyi, varlığı, yokluğu geçirdiğine göre harcamasına fırsat olur ve yaradana sığınmaya yönelir. Aslında insanların hayatta kalmayı ve eşitlemesi karşılığında bir fırsat ayıdır. Bu şekilde tıslanması ve değerlendirilmesi de burada temennimdir.
Ne var ki, 2019'da Ramazan ayında seçimin iptal edilmediği, 2025 yılında yine Ramazan ayında diplomamı iptal eden işlemlerin, bu kez de Ramazan ayına denk olarak taşındığı; Yalan içi, iftirayla ve büyük günahlarla doldurulmuş, sahtecilik kavramı altında toparlanmış bir iddianameyle Mart ayında yargılanacağımız bir süreç önümüze. Bu dava Ramazan bölgeleri arefesine denk geldi. Ramazan ayına girdiğimiz bu günlerde yine absürt ve çirkin bir davayla karşı karşıyayız. Yargı düzeni içinde olmaz denirse ne varsa bizde yaşatılmaktadır."
"Çöp kalitesinde bir iddianame"
"Yaklaşık 16 iktidarı iktidar talimatıyla İstanbul'a konumlandırılmış bir avuç muhterisin yürüttüğü operasyonlar ve oluşan çatlaklar zinciri, tarihte görülmemiş bir yargı skandalı dönemi yaşandıe yaşatılmıştır" diyen İmamoğlu , sözlerine şöyle devam etti:
Bunun milletimize maddi ve manevi maliyeti ağır olmuştur. Koltuk savaşıyla sürdürülen 19 Mart darbesinin maliyeti 250 milyar doları aşmış; Milletimiz ülke fakirleşmiş, ekonomik büyüme ve itibarsız bir döneme sürüklenmiştir. Devlet geleneğimizle, kanunla ve anayasayla ilgisi olmayan; Kurumlar ve yargı sürdürülen kumpasların, koruyucuların ve insanların lekeleyen düzeni bir dönemde devam ediyor.
İşte böyle bir dönemde, çöp değerinde bir iddianameyle açılan diploma ve evrakta sahtecilik davasında; iki celseden sonra hakimi değiştirilen, adil yargılanma özgürlüğün ihlal edildiği ve doğal hakim prensibinin yok sayıldığı bir uygulamayla dördüncü duruşma için buradayım. Bu iddianameyi yazan savcının sözde amacına ulaşmış, yer değişikliğiyle İstanbul'da bir ilçeye başsavcıvekili yapılmıştır. Bu meselenin ne diplomadır ne de yolsuzluk olduğunun bilinmesi gerekir. Davaların komikliğine ve korkunun doğurduğu yargı sefaletine bakınız; 'Ahmak', 'Çirkin', ' Casusluk ', 'Diploma iptali', 'Evrakta sahtecilik', 'Savcıya ve bilirkişiye hakaret', 'Rezalet.'"
31 yıl sonra iptal edilen diploma
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025 tarihinde İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 28 kişilik lisans diplomasının iptal kararı sözü.
Kararın gerekçesi, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce'de usulsüz aşırı geçiş yapıldığı iddiası oldu. Üniversite, 28 kişinin yaşlılıklarının mezuniyetlerinin ve diplomaların "yokluk" ve "açık hata" açıklamalarıyla geri alınmasının iptal edilmesinin iptal edilmesine hükmetmişti.
18 Mart'taki iptal kararından bir gün sonra, 19 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu Soruşturma soruşturması kapsamında İstanbul'daki gözaltı gözaltına alınmıştı. İBB Başkanı, 23 Mart'ta tutuklanmıştı.
İmamoğlu'nun avukatları, diplomanın iptaline karşı 6 Mayıs 2025'te İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde dava açmıştı. Davayı açan İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan ise soruşturma kapsamında tutuklanmıştı.
İptale ilişkin dava, İstanbul 5. İdare Mahkemesi tarafından 23 Ocak'ta reddedilmişti.