“Basın, baskı altında”

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün hazırladığı 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre, 180 ülke arasında Kıbrıs’ın kuzeyi 82’nci, güneyi 80’inci sırada yer aldı; Türkiye ise 163’üncü sıraya geriledi.

Serap KARAMAN

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün hazırladığı 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre, 180 ülke arasında Kıbrıs’ın kuzeyi 82’nci, güneyi 80’inci sırada yer aldı; Türkiye ise 163’üncü sıraya geriledi.

Kıbrıs’ın kuzeyinde 2026 yılı, basın özgürlüğü açısından bir “hayatta kalma sınavına” dönüştü. RSF endeksinde kağıt üzerinde bir yükseliş görülse de, sahadaki tablo bunun aksini ortaya koydu. Gazeteciler hem yasal düzenlemelerin baskısı altında kaldı hem de çeşitli tehditlerle karşı karşıya kaldı.

Yıl boyunca baskılar farklı alanlarda kendini gösterdi. Ceza ve Bilişim yasalarındaki tartışmalı değişiklikler basın özgürlüğü açısından endişe yaratırken, mahkeme önlerinde görev yapan gazeteciler fiziksel saldırı ve tehditlere maruz kaldı.

Muhalif seslerin yükseldiği her an, medya kuruluşlarına yönelik organize siber saldırılar devreye sokularak halkın haber alma hakkı dijital duvarlarla da engellendi.

Tüm bunlar yaşanırken Ersin Tatar’ın YENİDÜZEN’e karşı açtığı dava reddedildi, mahkeme basın özgürlüğü yönünde önemli bir karar ortaya koydu.

Öte yandan, hakkında 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir için ifade özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren kritik Anayasa Mahkemesi’nin kararı hala bekleniyor.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gününe yönelik YENİDÜZEN’e konuşan CTP Milletvekili ve Gazeteci Sami Özuslu, CTP Milletvekili Sami Özuslu, basın özgürlüğü endeksindeki yükselişin yanıltıcı olduğunu belirterek, “91’den 80’e iyileşme var gibi görünüyor ama bu birçok ülkede basın özgürlüğünün geriye gitmesinin sonucu” dedi. Güneyde son iki yılda ciddi bir düşüş yaşandığını ifade eden Özuslu, dünya genelinde de basın özgürlüğünün gerilediğine dikkat çekti.

“Savaşlar sadece kentleri ve insan hayatlarını değil özgürlükleri de yıkıyor” diyen Özuslu, kuzeyde gazeteci güvenliği açısından geriye gidiş olmadığını ancak Ali Kişmir davasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Medya üzerindeki baskılara ve otosansüre işaret eden Özuslu, “Asıl olan Facebook’tan, Twitter’dan ya da Instagram’dan izlenebilmek değil, medyanın kendi öz mecralarından takip edilmesidir” diyerek, basının kendi platformlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser, “Geçen yıl da basına müdahale vardı, bu yıl da var, gazeteciler hâlâ sokakta ve tehlikeyi bağırıyor” dedi. Gazetecilere yönelik tehditlerin arttığını, yasa tasarıları ve dijital müdahalelerin baskıyı büyüttüğünü vurgulayan Keser, tüm tabloya bakıldığında ülkenin daha gerilerde olması gerektiğini ifade etti.

YENİDÜZEN davasında verilen kararın bir nebze rahatlatıcı olduğunu ancak tehlikenin sürdüğünü belirten Keser, medya sahipliğinin ve siyasi etkilerin basın özgürlüğünü zayıflattığını söyledi. “İyi yönetilen ülkelerde basın da özgür olur” diyen Keser, Türkiye’de gazetecilerin yargılandığını ve basın özgürlüğünün daha kötü bir noktada olduğunu dile getirdi.

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir ise “İhlaller artarak devam ediyor” dedi. Gazetecilerin sık sık mahkemelere çıkarıldığını ve açılan davaların baskı oluşturduğunu vurgulayan Kişmir, yasa tasarılarının da basın özgürlüğü için ciddi bir tehdit olduğunu ifade etti.

“Basın baskı altındadır, sansürle uğraşmaktadır, resmen kuşatılmıştır, özgür ve bağımsız değildir” diyen Kişmir, hedeflerinin basını daha özgür ve bağımsız bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

CTP Milletvekili, Gazeteci Sami Özuslu:

“Basın özgürlüğünde 91’den 80’e çıkmak bizi yanıltmasın”

CTP Milletvekili Sami Özuslu, Kıbrıs’ın kuzeyi ile güneyinde basın özgürlüğü açısından tablonun birbirine yaklaştığını belirterek, “91’den 80’e iyileşme var gibi görünüyor ama bu birçok ülkede basın özgürlüğünün geriye gitmesinin sonucu” dedi.

Özuslu, güneyde son iki yılda ciddi bir düşüş yaşandığını ifade ederek, “Güney basını son iki yıl içinde 15 puan geriledi. 65’ten 80’e düştü, esas düşüşü geçen sene yaşadılar, bu yıl da üç sıra daha gerilediler” ifadelerini kullandı. Kıbrıs’ın bütünüyle Avrupa’nın en gerilerinde yer aldığını belirten Özuslu, dünya genelinde de basın özgürlüğünün geriye gittiğine dikkat çekti.

Sınır Tanımayan Gazeteciler verilerine işaret eden Özuslu, savaşların gazeteciliği zorlaştırdığını belirterek, “Savaşlar sadece kentleri ve insan hayatlarını değil özgürlükleri de yıkıyor” dedi.

Kıbrıs’ın kuzeyinde gazeteci güvenliği açısından geriye gidiş olmadığını söyleyen Özuslu, 1996’dan bu yana gazeteci öldürülmediğini ve hapiste gazeteci bulunmadığını ifade etti. Ancak Ali Kişmir davasının basın özgürlüğü açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Medya sahipliği yapısının ve siyasi etkilerin baskıyı artırdığını belirten Özuslu, Türkiye’ye ilişkin haberlerde otosansür bulunduğunu söyledi.

Ersin Tatar tarafından açılan ve reddedilen YENİDÜZEN davasına da değinen Özuslu, mahkemenin basın özgürlüğünden yana tavır koymasının önemli olduğunu ifade etti.

“Medyanın altyapısı güçlendirilmeli”

CTP Milletvekili Sami Özuslu, basın özgürlüğü açısından dijital platformlara bağımlılığın ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek, “Asıl olan Facebook’tan, Twitter’dan ya da Instagram’dan izlenebilmek değil, medyanın kendi öz mecralarından takip edilmesidir” dedi.

Medya kuruluşlarının kendi platformlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özuslu, gazetelerin web siteleri ve yayın kanalları üzerinden erişimin artırılmasının hem güvenilirlik hem de bağımsızlık açısından önemli olduğunu ifade etti. “Biz Facebook’un patronunun kurallarına göre Yenidüzen’i okuyalım değil, Yenidüzen’i biz istediğimiz zaman erişebilelim” diyen Özuslu, dijital platformların kurallarını değiştirebileceğine ve bunun ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Kişisel verilerin ticari ve siyasi amaçlarla kullanıldığını da dile getiren Özuslu, bu platformların kamuoyu üzerindeki etkisine işaret etti. Geleneksel basının dağıtım ve erişim sorunları yaşadığını belirten Özuslu, devletin bu alanda destekleyici adımlar atabileceğini ifade etti.

Özuslu, basın kuruluşlarının bağımsız şekilde ayakta kalabilmesi için altyapının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, medyanın kendi mecraları üzerinden sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser:

“82’nci sıra yanıltıcı, basın özgürlüğü daha kötü durumda”

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser, 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Kıbrıs’ın kuzeyinin 82’nci sırada yer almasının gerçek tabloyu yansıtmadığını belirterek, basın özgürlüğü alanında ciddi sorunlar bulunduğunu söyledi.

Keser, geçen yıl 91’inci sırada olan Kıbrıs’ın kuzeyinin bu yıl 82’nci sıraya yükselmesinin yanıltıcı olduğunu belirterek, “Geçen yıl da basına müdahale vardı, bu yıl da var. Gazeteciler geçen yıl da sokaktaydı, bu yıl daha ilk yarı bitmeden yine sokaktayız ve tehlikeyi bağırıyoruz” dedi.

Gazetecilere yönelik tehditlerin arttığını ifade eden Keser, “Geçen yıl ölüm tehdidi alan gazeteciler vardı, bu yıl tehditler daha da arttı” diyerek, Ceza Değişiklik Yasa Tasarısı ve Bilişim Suçları ile ilgili düzenlemelerin ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu vurguladı. Dijital ortamdaki saldırılar, hesapların dondurulması ve içeriklerin silinmesi gibi girişimlerin de medyaya yönelik baskıyı artırdığını söyledi.

Keser, tüm bu gelişmeler dikkate alındığında ülkenin sıralamasının daha gerilerde olması gerektiğini ifade etti.

“YENİDÜZEN davasında verilen karar rahatlatıcı ancak tehlike sürüyor”

Yargının basın özgürlüğü açısından kritik önemde olduğunu belirten Keser, YENİDÜZEN davasında verilen kararın bir nebze rahatlatıcı olduğunu ancak tehlikenin sürdüğünü söyledi. “İktidarın yanlışları arttıkça medyanın bekçilik görevi artıyor, bu da medyanın hedef haline gelmesine neden oluyor” dedi.

Medya sahipliğinin belirli sermaye gruplarında toplanmasının da basın özgürlüğünü zayıflattığını ifade eden Keser, bu durumun önümüzdeki dönemde daha büyük sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Keser, basın özgürlüğünün yönetim anlayışıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayarak, “İyi yönetilen ülkelerde basın da özgür olur” dedi. Kıbrıs Cumhuriyeti’nde de benzer sorunlar yaşandığını ifade eden Keser, güneyin 80’inci sırada yer almasının bunun göstergesi olduğunu söyledi.

Türkiye’de ise basın özgürlüğünün daha kötü durumda olduğunu belirten Keser, “Konuşan, yazan gazeteciler mahkemelerde süründürülüyor” diyerek, Türkiye’nin 163’üncü sıraya gerilemesinin şaşırtıcı olmadığını ifade etti. Keser, “İyi yönetilmeyen ülkelerde halk mutsuzdur, basın da özgür değildir.” şeklinde konuştu.

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir:

“Basın kuşatma altında, özgür ve bağımsız değil”

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün raporunda görülen yükselişin gerçeği yansıtmadığını belirterek, basın özgürlüğü ihlallerinin artarak devam ettiğini söyledi.

Kişmir, “Diğer ülkelerin düşüşünden kaynaklanan bir yükselişimiz var ancak adanın kuzeyinde hissedilen hiç de öyle değil” diyerek, özellikle 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra basın özgürlüğü ihlallerinin arttığını ifade etti. Gazetecilerin sık sık mahkemelere çıkarıldığını belirten Kişmir, “Sadece bu durum dahi basın kuruluşlarının ve gazetecilerin ne kadar baskı altında olduğunu göstermektedir” dedi.

Kendisine açılan davaya da değinen Kişmir, “Bu dava, basın ve toplumsal ifade özgürlüğüne karşı yapılan en sert müdahalelerden biridir” ifadelerini kullandı. Sadece haber yaptıkları ve eleştiri haklarını kullandıkları için birçok gazeteciye dava açıldığını belirten Kişmir, bu durumun bir baskı ve mobbing olduğunu vurguladı.

Meclise sunulan Ceza Değişiklik ve Bilişim Suçları yasa tasarılarının basın özgürlüğüne yönelik tehdit oluşturduğunu ifade eden Kişmir, “82’nci sıradaki bir yapının hedefi daha yukarısı olmalıydı ancak 163’üncü sıradaki ülkeye benzemeyi tercih etmesi kabul edilemez” dedi.

Kişmir, “Basın baskı altındadır, basın sansürle uğraşmaktadır, basın resmen kuşatılmıştır, basın özgür ve bağımsız değildir” diyerek, hedeflerinin basını daha özgür ve bağımsız bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Özel Haber Haberleri