Artemis II mürettebatı Dünya'ya döndü

İnsanlığı Dünya'dan en uzağa götüren Artemis II görevi başarıyla tamamlandı, dört astronotu taşıyan Integrity isimli Orion kapsülü Pasifik Okyanusu'na indi.

Uzay aracı, ABD Doğu Saati ile Cuma günü saat 20.07 civarında (Türkiye saatiyle Cumartesi 03.07) San Diego açıklarında okyanusa iniş yaptı.

Astronotların Ay'ın çevresini dolaştığı görev dokuz gün bir saat 32 dakika sürdü.

İniş planlandığı gibi, bir sorun olmadan gerçekleşti ve astronotların durumlarının çok iyi olduğu bildirildi.

NASA inişi "tam anlamıyla örnek bir iniş" olarak niteledi.

Okyanusa inişiyle birlikte, uzay aracını su üstünde dengede tutacak beş hava yastığı açıldı. Kapsülün kapısı açılmadan önce iyice soğuması beklendi.

Tarihi Artemis II görevinin en riskli evrelerinden biri Dünya'ya iniş kısmıydı.

Artemis II pilotu Victor Glover, uzaydan basına yaptığı açıklamada, "Bu göreve atandığımız 3 Nisan 2023'ten beri aslında Dünya'ya yeniden dönüş üzerine düşünüyorum" demişti.

Yaşadıklarını henüz tam olarak sindiremediğini söyleyen Glover, "Atmosferden bir ateş topunun içinde geçmek de başlı başına çok etkileyici" diye konuştu.

 

Hazırlıklar

Uzaydaki son tam günlerinde mürettebat, Dünya'ya dönüş için hazırlık yapıyor. Dünya atmosferine dönüş ve denize iniş prosedürlerini gözden geçirmenin yanı sıra, Dünya'nın yerçekimine dönüşte yaşanabilecek baş dönmesini azaltmaya yardımcı olan basınç giysilerini denediler.

 

İniş nasıl planlandı?

Orion'un mürettebat modülü ile servis modülü, kapsül Dünya'nın üst atmosferine ulaşmadan yaklaşık 20 dakika önce ayrıldı Kapsül, ısı kalkanının aşırı sıcaklıklara karşı en büyük yükü alacağı şekilde konumlandı ve içindeki astronotları korudu.

Gerekirse, atmosfere girişten yaklaşık 16 buçuk dakika önce son bir yörünge düzeltme manevrası yapılması planlandı.

Uzay aracının atmosfere çok hassas bir açıyla girmesi gerekiyordu. Avustralya'daki Queensland Üniversitesi Hipersonik Araştırmalar Merkezi'nden Dr. Chris James, hata payının çok küçük olduğunu söylüyor; bunun artı ya da eksi bir derece olabileceğini dile getirdi.

James, "Giriş arayüzüne ulaştıklarında, koşulların tam olarak beklendiği gibi olduğundan emin olmak isterler" dedi.

Giriş arayüzü, bir uzay aracının uzaydan bir gezegenin üst atmosferine geçtiği noktayı ifade ediyor.

"Yanlış açıyla girerlerse araç atmosferde yanar. Çok yüksekten girip biraz kaldırma kuvveti oluşursa atmosferden sekebilirler. Bu yüzden tam isabet olması gerekiyor."

 

'Eğlence burada başlıyor'

Artemis II uçuş direktörü Rick Henfling, Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısında Orion'un 122 km yükseklikte atmosfere giriş yapacağını söyledi.

Henfling "Ve işte asıl eğlence o zaman başlıyor" dedi.

Atmosferden geçerken Orion'un ısı kalkanı yaklaşık 2 bin 700°C sıcaklığa maruz kalacak. Bu, Güneş'in yüzey sıcaklığının yaklaşık yarısı.

Isı kalkanı özellikle dikkatle incelenmişti; çünkü ilk insansız Artemis görevinde ciddi hasar görmüştü. Ancak mühendisler, yeniden giriş açısını ayarlayarak bu sorunu çözdüklerinden emin.

Henfling, atmosfere girişten okyanusa inişe kadar geçen sürenin yalnızca 13 dakika olduğunu söyledi.

Girişten yaklaşık 24 saniye sonra kapsülün Dünya ile iletişimi tamamen kesilmesi ve bu durum altı dakika sürmesi planlanıyordu.

James'e göre bunun nedeni, yüksek hızla ilerleyen aracın havayı aşırı ısıtarak oksijen ve azot atomlarından elektronları koparması ve radyo sinyallerini engelleyen elektrik yüklü bir plazma oluşturması.

Henfling'e göre altı dakikalık bu kesinti sona erdiğinde Orion'un yaklaşık 46 km yükseklikte olması ve oldukça hızlı bir şekilde düşmesi bekleniyordu.

Artemis II uçuş direktörü, "O noktada iniş alanına birkaç on mil mesafede olacağız. Ardından odak noktamız paraşütlerin açılması olacak" dedi.

 

Yavaşlama

Uzay aracı, Dünya atmosferine saatte 40 bin km'den fazla bir hızla girdi.

James, yavaşlamanın ilk adımının atmosferin kendisini bir fren olarak kullanmak olduğunu söyledi.

Orion kapsülü aerodinamik olarak tasarlanmış değil. Bu nedenle "adeta uçan bir tuğla gibi atmosfere çarpıyor ve atmosferin oluşturduğu sürtünme kuvvetiyle yavaşlıyor."

Bu hızlarda astronotların ciddi şekilde sarsılacağını belirten James, insansız araçların yaklaşık bir dakika içinde 100 G kuvvetiyle atmosfere girebildiğini, ancak bunun insanlar için ölümcül olacağını söyledi.

Mürettebat için daha güvenli olması adına giriş açısı ayarlanarak süreç bir dakika yerine yaklaşık beş dakikaya yayıldı ve maruz kalınan G kuvveti azaltıldı.

Uzay aracı güvenli şekilde atmosferden geçtikten sonra, hızını azaltmak için bir dizi paraşüt açıldı.

Henfling, "İlk olarak iki adet fren paraşütü açılacak. Bu yaklaşık 6,7 km yükseklikte gerçekleşecek ve hızımızı saatte yaklaşık 322 km'ye düşürecek" dedi.

Fren paraşütleri, ana paraşütler açılmadan önce aracı stabilize etmek ve yavaşlatmak için kullanıldı.

Ana paraşütlerin yaklaşık 1,8 km yükseklikte açılacağını belirten Henfling, bunun kapsülü ve içindeki dört astronotu saatte yaklaşık 32 km hızla "yumuşak" bir inişe hazırlayacağını söyledi.

 

Denize iniş

California açıklarında bir kurtarma ekibi astronotları bekliyordu.

Kapsül dik, ters ya da yan şekilde suya inebileceğinden turuncu hava yastıkları şişerek kapsülü dik konuma getirdi ve mürettebatın güvenli şekilde çıkmasını sağladı.

Orion programı yardımcı yöneticisi Debbie Korth, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, "Mürettebatı kurtarıp iki saat içinde sağlık birimine ulaştırmayı bekliyoruz" dedi.

Astronotların inişten sonraki 24 saat içinde San Diego Deniz Üssü'ne geri getirilmesi planlanıyordu.

James, "Bu, son 50 yılda insanların Dünya'ya yaptığı en hızlı atmosfer girişi" dedi.

NASA'nın astronotları güvenle geri getirme görevini son derece ciddiye aldığını vurgulayan James, sözlerini şöyle bitirdi:

"Ama yine de onların Dünya'ya geri döndüğünü görene kadar içimde bir parça daha rahat etmeyecek."

Dünya Haberleri