1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Fenerbahçe, Galatasaray, Tottenham,  CTP, UBP ya da TDP taraftarı olmak!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Fenerbahçe, Galatasaray, Tottenham,  CTP, UBP ya da TDP taraftarı olmak!

A+A-

Toplumcu Demokrasi Partisi'nin (TDP) Gazimağusa 5'inci sıra milletvekili adayı Şifa Çika'nın, Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) Gazimağusa Belediye Başkan adayı Koral Bozkurt'a destek açıklaması sosyal medyada tartışma yarattı.

-*-*-

Kıbrıs çok küçük bir ülke… 
Mağusa daha da küçük… 

-*-*-

Şifa kardeşimizin, Süleyman abiyle veya Koral başkanla yakınlığı elbette farklı olabilir!

-*-*-

Bakın, “Şifa Çika”; kardeşimiz… 

-*-*-

Süleyman Uluçay, benim çok sevdiğim bir ağabeyim; dostluğumuz yıllar öncesinden Ankara’ya kadar uzanıyor… 

-*-*-

Ve Koral Bozkurt’tan, “Koral Başkan” diye söz edişimiz de futbol bağlantılı yakınlığımız… 

-*-*-

Elbette Şifa Çika’nın “kişisel” sebepleri, “parti ideolojisi veya duruşunu” geride bırakıyor olabilir… 

-*-*-

Şifa Çika tek değildir!
Sadece, “açıklaması” sanırım bir ilktir!

-*-*-

Dileyen “dürüstlük” diye değerlendirir; “elbette kişisel yakınlık da önemlidir” der, unutur geçer!

-*-*-

Dileyen, “parti ceza vermeli” noktasına kadar görüş belirtebilir!

-*-*-

Burası Kıbrıs!

-*-*-

Birçok bölgede, benzer “oy vermeler” geçmişte de olmuştur ve bu seçim de olacaktır!

-*-*-

Çika'nın, partisinin kendi belediye başkan adayını çıkarması durumunda dahi Bozkurt'a destek vereceğini vurgulamış olması elbette dikkat çekti!

-*-*-

TDP'nin Gazimağusa'da CTP adayı Süleyman Uluçay'ı desteklediği biliniyor… 

-*-*-

60 yaşına dayandım… 

-*-*-

37 senedir gazetecilik yapıyorum… 

-*-*-

Ve mesela 37 sene önce doğmamış birçok aday da önümüzdeki seçimlerde yarışacak… Ama, gazeteciliğe başladığım yıllarda siyasete genç insanlar olarak girmiş olan ve hala siyasete devam edenler olduğu gibi; çok sayıda siyasetçinin bugün evlatları aktif olarak siyasettedir ve seçimde yer alacak… 

-*-*-

Haaa ideolojik farklılık mı?

-*-*-

Kimse kusura bakmasın ama bu ülkeyi zaten Türkiye’nin üç beş dilbandisi ile bir iki diplomatı yönetmiyor mu?

-*-*-

Dilbandiler eskiden de vardı, diplomatlar da… 

-*-*-

Haaa eskiden “asker” de vardı ki onların ağırlığı şu anda ne acıdır ki üç beş dilbandiye kaymış durumda… 
Bu konu, bizden çok Türkiye’nin tartışması gereken bir konudur!

-*-*-

İdeolojik farklılık; ana akım siyasi partilerde çok da belirgin değildir… 

-*-*-

Anketlerde ilk altı içerisinde yer alan partiler arasında, vergilendirme, mülkiyet, ekonomik kaynakların kime ait olacağı, üretimin nasıl yönetileceği ve elde edilen zenginliğin toplum içinde nasıl paylaşılacağı konusunda çok büyük fark mı var?

-*-*-

Mesela KKTC, ağır kapitalist bir ülkedir; bugüne kadar ana akım partilerimiz içerisinde, “biz iktidara geldiğimizde, fabrikalar, şirketler, oteller ve işletmeler büyük ölçüde özel kişilere veya şirketlere ait olmayacak, devletleştireceğiz” diyen mi oldu?

-*-*-

Hangi partiden, “Üretim araçları topluma, kamuya veya kooperatiflere ait olacak” diye bir slogan ya da “ifade” işittiniz?

-*-*-

Parti tutuyoruz!
Doğrudur, Tottenham’ı tuttuğum gibi ya da sizin Fenerbahçe ya da Galatasaray taraftarlığınız gibi… 

-*-*-

Bu noktada elbette özellikle bir partimizde “etnik kökene dayalı” partileşme de dikkat çekicidir ve hatta aşırı milliyetçilik de bazı partilerde ağır fark gibi durur ama temelde “sosyo ekonomik anlamda net ideolojik fark”  yoktur!

-*-*-

Karma oy sistemi kalkmamış olsa, belki bir miktar insan, kişileri tek tek belirleyip oyunu kullanabilecekti ancak şu anda o sistem de yok!

-*-*-

Belediye başkanlarını daha çok “kişisel değerlendirmeler” belirleyecek; partiler daha az etkili olacak!

-*-*-

Vekilleri ya da genel seçimin sonucunu ise “particilik” ağır basmakla birlikte, yine kişisel yakınlıklar etkileyebilecek!

-*-*-

Birçok kişi; kendisine çok yakın hissettiği bir adayın yer aldığı partiyi tercih edebilecek… 

-*-*-

Ve burası Kuzey Kıbrıs, elbette maddi çıkarlar da oy verirken kesinlikle etkili olabilecek!

-*-*-

CTP’nin en avantajlı parti olması gayet doğaldır… 
Son beş yılı hep yükselen bir grafik ve ivme ile tamamladı… 

-*-*-

Kadın parti lideri – çok iyi bilinen ve pırıl pırıl adayların çokluğu da pozitif yönde etkili olacak… 

-*-*-

UBP’nin ikinci olması, siyasetin doğası gereğidir ancak aşırı yıpranma – aday belirleme yarışındaki kırılganlık – bazı aday adaylarının “suça bulaşmış oldukları iddiaları” gibi nedenlerle, UBP’yi “takımı” gibi tutmayan birçok “kararsız – tarafsız” bu partiye dönüp bakmayabilir!

-*-*-

Kalan sürede, bu kitleye yönelmek önemli ama çok da zaman kalmadı!
Aday adayları şu anda parti için değil, kendileri için kıyasıya bir yarışta!

-*-*-

“Efendim, Şifa Çika yanlış yaptı” mı diyorsunuz?
Bence kokuşmuş siyasetimiz içerisinde, Şifa Çika, dürüst davrandı!

-*-*-

Norveç’te yaşasaydı, hatta İngiltere’de bir partinin vekil adayı olarak, partisinin hilafına oy kullanacağını açıklasaydı, tereddütsüz ve tartışmasız “ihraç”tı ki KKTC, ne Norveç’tir, ne de İngiltere!
Bilmem anlatabildim mi?

648389a3-9d88-4a4c-8b6b-11d910982ddf.jpg

Bu yazı toplam 295 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar