Zamlı indirim (!)

Cenk Mutluyakalı

Mobil GSM operatöründen mesaj geldi:
“31 Mayıs’ta paket kontratınız sonlanacaktır. Paketiniz 519 TL yerine, 459 TL’ye 12 aylık olarak yenilenecektir.”
Ne düşünürsünüz?
Size indirim yapmışlar diye sevinirsiniz, değil mi!
İyi de…
259 TL ödüyordum ben!
Ne zaman 519 olmuş da bunun üzerinden bana bir de indirim yapılıyor?
 

“Zam sayılmaz” diyorlar, “yeni sözleşme bu…”
“İstemem, eskisi gibi kalsın” derseniz eğer…
“O bitti.”

***

İki yıldır aynı rakamı ödüyorum, o nedenle, elbette hiçbir değişim beklememek haksızlık olur.
Hele de enerji ve diğer maliyetler böylesine artmışken…
O nedenle bir fiyat ayarlaması kaçınılmazdır.

Bunu anlayabilirim.
İtirazım şurada: Bunun açıklıkla olması gerekiyor.
Yanıltıcı olmayan bir iletişimle…

Ama asıl isyanım başka…
459 TL ödeyeceğim ya!
Bu paranın yarısı Maliye’nin kasasına gidecek.
O para bana geri dönecek mi?
Hayır!

Ne yol, ne elektrik, ne de kaliteli bir eğitim, ne erişilebilir bir sağlık hizmeti olacak.
Ne demokrasi, ne irade, ne haysiyet!

Maliye’nin kasasına her ay bu rakamı ödeyeceğim ve Sanayi’de sıçanlar koşturmaya devam edecek.
Pek çok insan yan gelip yatırken bu parayı üleşecek.
“Senin maaşını ben ödüyorum, sen bana hizmet vermiyorsun” dediğin zaman üzerinden seni tersleyecekler bir de!

Her ay bu faturanın yarısını Maliye’ye ödeyeceğim ve yandaş olarak onca yeni müdür, müsteşar atanacak.
Ödeyeceğim ve dünyanın en ağır internetini kullanacağım.

***

259 liralık paketim, 519 TL yerine, 459 TL oldu.
Başka da bir şey demeyeceğim!
 



Göç, göçmenlik, nüfus

Göç suç değil…
Kimse evini, yurdunu, anılarını terk etmek istemez.

Türkiye’de göçmenlere dair bir öfke başladı ya… Nüfusun belki yüzde üçü, bilemedin beşi kadar insan gitti, Türkiye’ye yerleşti… Burada yüzde yüzünden fazla!

Kıbrıslı çok daha dertli bu yönde…
O nedenle hemen kıyas yapılıyor…
Hâlbuki aynı değil…
Çok fark var.

Kıbrıs’ın kuzeyine yurt dışından “göç” olmadı yalnızca, “nüfus” taşındı.
İnsanlar alet edildi, Kıbrıs’ı “Türkleştirme” üzerinden çizilen politikaya…
Adanın kuzeyine yönelik bir “proje” uygulandı, süreç öyle doğalında gelişmedi.

Kıbrıs’a Türkiye’den gelen nüfus savaştan falan da kaçmadı.

Bir diğer önemli fark daha var.
Ada’ya taşınan nüfusa, silah zoruyla evlerinden, fabrikalarından, tarlalarından kovulan insanların yerleri verildi.

Çok daha önemlisi…
Kıbrıs’ın kuzeyine nüfus taşıyan ülke, demokrasi ve iradeye de müdahale etti.
O nedenle…
Tüm bu farkları da anlatmak gerekiyor.

Yine de şu gerçek değişmiyor.
Göç suç değil, göçmenlik de!
O nedenle de onca yanlışın faturası kesilemez göçmenlere…



Farkı budur!

Cumhurbaşkanlığı önüne “hayvan dışkısı” dökerseniz eğer sizi tutuklarlar…
Denize “insan dışkısı” dökerseniz başkan yaparlar.
Memleketin toptan içine ederseniz reis!
Farkı budur…