‘YURTTAŞ OLMAYA GELDİK’

Sami Özuslu

‘Gecen gün denizde bir çift ile karşılaştık. Bizim akran... 
‘Turist misiniz’ diye sordum.
‘Türk’üz’ dediler. ‘Buraya vatandaş olmak için geldik. 15 gündür otellerde kalıyoruz, bekliyoruz’ dedi bayan.
‘Mersinliyiz. Bu iş için geldik’ diye de ekledi. 
‘Herhalde Barış Harekatı'nda bulunduydunuz’ dedim. 
‘Hayır’ dedi adam, ‘Ben ticaretle uğraşıyorum...’
‘Yani irademizi elimizden almak için uğraşıyorsunuz’ dedim.
Hızla uzaklaştık denizden...

*  *  *

Yukarıdaki anekdotu çok değer verdiğim bir emekli öğretmenimiz anlattı, Cumartesi günkü Sabah Kahvesi’ne gönderdiği mesajla...
İçim sızladı.
Tam da o sıralarda KTAMS Başkanı Güven Bengihan ‘İçişleri Bakanlığı’nın günde 75, ayda bin 500 kişiye yurttaşlık verilmekte olduğunu’ açıkladığı sıralardı.
Üstelik İçişleri’nin muhaceret bölümü ‘daha da fazla yurttaş yapabilmek’ için ek mesai yaptırmaya hazırlanıyordu personeline...
Sürekli bir doluluk vardı, aylardır yurttaşlıkla ilgili birimlerde...
Konu sık sık basına yansıyor, muhalefet partileri sorular soruyor, iddialar ortaya atıyordu.
Bakanlar Kurulu’nun her toplantısında bol keseden ‘istisnai yurttaş’ da yapılıyordu bu arada...
Kabinedeki bakanlar ‘iyi ahlak sahibi’dir diye KKTC yurttaşı yapabiliyordu, aklına eseni... 
Bu kadar kolaydı yurttaşlık almak KKTC denilen yerde...
Bu kadar ucuz!..

*  *  *

Yakında seçim var. Seçim yasakları başlayacak.
İşte o güne kadar yapın yapabildiğiniz kadar yurttaş!
Yazın yazabildiğiniz kadar!
Muhaceret birimini genişletin.
Personel sayısını artırın.
Hatta emekliye çıkmış ‘eli hızlı’ memurları da işe çağırın.
Hepsi oldu, hepsi yapıldı bunların...
Şimdilerde hafta sonları da işlemlere devam etmenin yollarını arıyorlar.
Bakan Kutlu Evren ‘yurttaşlık’ konusunda vukuatlı...
Her İçişleri Bakanı olduğunda aynı haller.
Kimseye kulak vermiyor. Bildiğini okuyor.
‘Görev’ alınmıştır ve ‘yerine getiriliyor’dur.
Gerisi teferruattır.

*  *  *

Yazın.
İstediğiniz kadarını yazın.
Bir milyona kadar yolunuz var.
Değil önümüzdeki, bir sonrakin seçimleri de kazanın.
Hatta bundan sonrakilerin tamamında vekil seçilmeye, bakan olmaya devam edin.
Madem tek gaileniz bu, istediğiniz gibi olsun!
Hiç kalkmayın koltuklarınızdan.
Makam da, mevki de sizin olsun.
Ama bilin ki bu toplum sizi affetmeyecek.
Deniz kenarında ‘Yurttaş olmaya geldik’ diyen, bu ülkeyle hiçbir alakası bulunmayan kişileri gördükçe bu ülkeden soğuyor insanlarımız.
Cebimizdeki kimlik kartı zaten pratikte bir işe yaramasa da, bir ‘kimlik’ti öğretmenim için, benim için, bizim için...
O kadar ucuzlattınız ki onu...
Bilin ki kendi çocuklarınız, torunlarınız da ‘ah’ edecek bu yaptıklarınıza!..
Sadece benim öğretmenimin çocukları, angonileri değil...