Yeni bir güne yine bir cinayetle uyandık.
Yine bir kadın cinayeti…
Üstelik üzerimizde henüz kabuk bağlamamış derin bir acının, tarifi imkânsız ağırlığı varken…
Çok yakın zamanda tartışmıştık güvenliği.
Birileri ısrarla “Bu ülke güvenlidir” demişti.
“Güvenlik sorunu siyasidir” diye söylemiştik, pek çoğumuz...
Belki yeniden anlatmak gerekiyor.
Bir sorunun “siyasi” olması ne demektir?
Çünkü “siyasi” dediğiniz zaman, sanki meseleyi partiler arasındaki bir rekabete çekmişsiniz gibi anlaşılıyor.
Öyle değil.
Bir sorunun siyasi olması, o sorunun yönetme biçimiyle ilgili olmasıdır.
Aldığınız ya da almadığınız kararlarla…
Koyduğunuz ya da koymadığınız kurallarla…
Yaptığınız ya da yapmadığınız denetimlerle…
En önemlisi, taşıdığınız sorumlulukla ilgilidir.
İradenizle…
Çapınızla…
Ciddiyetinizle…
O günlerde polisi de tartışmanın içine çekmişlerdi.
Sanki mesele polismiş gibi…
Hükümet, kendi zaafını örtmek için polisi kullanmıştı açıkçası.
Polis Genel Müdürü’nün de kendisini siyaseti aklama çabasının içerisinde bir özne hâline getirmesine üzülmüştüm.
Çünkü polis suçluyu bulur, delil toplar, kamu düzenini korur.
Ama nüfus politikasını polis belirlemez.
Muhacereti, yurttaşlığı, sosyal politikayı, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi polis yönetmez.
Bunlar siyasetin işidir.
***
“Bu ülke güvenlidir” dediklerinden birkaç hafta sonra bir gemi battı.
Hayatı karardı insanların…
Şimdi yine bir kadın cinayetini konuşuyoruz.
Bile bile, göstere göstere…
“Bugün Kıbrıs” gazetesinde Emine Yüksel’in haberini okuyorum.
İnsan isyan ediyor.
Hastane raporları ve mahkeme belgeleri, cinayetten önceki şiddet geçmişini gösteriyor.
Darp var önceden...
Koruma emri var...
Yıllardır şiddet gören bir kadın var.
“Devlet” biliyorsa, neden koruyamıyor?
***
Aynı soruyu çok daha fazla sorar olduk kendimize: Bu ülkede insan hayatını koruyan düzen ne kadar güçlü?
Çünkü uzun zamandır sosyal adaletsizlik büyüyor.
Toplumsal gerilim büyüyor.
Başıboşluk ve kontrolsüzlük büyüyor.
Yurttaşlıklar kolayca dağıtılıyor, muhaceret afları sorumsuzca çıkarılıyor.
Şiddet büyüyor.
Bütün bunların karşısında ise siyaset küçülüyor.
***
Güvenlik tam da bu nedenle siyasidir.
Çünkü mesele yalnızca suç işlendikten sonra suçluyu yakalamak değildir.
Suçun oluşmasını engelleyecek, insanı koruyacak düzeni kurmaktır.
Şimdi yine fail konuşulacak, soruşturma yapılacak, açıklamalar gelecek.
Unutulacak ardından…
Yeni bir şiddetle yüzleşene dek…
Ne yapacaklar, yine polis müdürleri ve komutanlar mı getirecekler Türkiye’den?
Güven, iyi yönetilerek yaratılır.
İradeyle!
Bilgiyle!
Ciddiyetle!