Yokluk

Salih Sarpten

Okul en basit şekliyle eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirildiği kurum olarak tanımlanmaktadır. Bu faaliyetlerin gerçekleşebilmesi için birden fazla birey, ortak bir amaç, üretime dönük eylemler ve eşgüdüme ihtiyaç vardır. Bizim eğitim sistemimizde eşgüdümü ara ki bulasın…

Okullar, hep zamanın ihtiyaçlarını karşılayamama eleştirisi ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu eleştirinin temelinde geleneksek anlamdaki okul yönetimi ve eğitim-öğretim uygulamalarının, çağın yaşam koşullarından çok geride kalması yatmaktadır.

Eğitim sisteminde asıl üretim işlemi okulda gerçekleştiği için eğitimin stratejik ve vazgeçilmez öğesi de okuldur. Bu açıdan eğitim sistemlerinde okul temel argümandır. O halde eğitim sisteminin başarılı olabilmesi için okul başarılı olmalıdır. Başarısız olmanın nedeni çoğu zaman vizyonsuzluktur. Ve eğer ortada bir vizyon yoksa plan da yok, program da yok demektir.

Uzun lafın kısası bugün eğitim sisteminde geldiğimiz durum şu;

  • Daha dün sınıflara akıllı tahta kurmakla övünen anlayış, bugün çadır sınıflar kuruyor.
  • Öğretim yılı başında sisteme yeni okullar katmakla gururlanan anlayış bugün sistemdeki okulların çürük olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalıyor.
  • Günlerce, aylarca, yıllarca okul binalarımız çürüyor, bakıma ihtiyacı var diye ifadelerle dolu raporların yüzüne bakmayan zihniyet bugün okulların güvenlik raporlarından bahsediyor.

Neden mi böyle oluyor? Çünkü planlama yok, programlama yok, paydaşlarla iş birliği yok, dayanışma yok…

Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanı okul ziyaretlerine gidiyor. Bir okulda öğrencilerle futbol oynarken ciddi bir talihsiz kaza yaşıyor, bir başka okulda öğrencilerin sorduğu sorulardan rahatsız oluyor.

Keşke talihsiz bir kazayla biten PR çalışması yapmak  ya da gençlere politik mesajlar vermek yerine

  • Okullarımızda öğrenciler için futbol oynayacak düzgün zeminin oluşturulması için öngörülen projeler ve planlardan,
  • Onları karar alma süreçlerine dahil edecek mekanizmaları kurup, bu mekanizmalarda nasıl yer alacaklarından,
  • Onların sorunlarından, ihtiyaçlarından, evlerinden daha çok zaman geçirdikleri okullarında daha güvenli binalar ve ortamlar için neler yapılacağından,
  • Onlara ayrılıkçı mesajlar değil de barışçıl, üretime önem veren bilimsel ve teknolojik gelişimi odağına alan eğitim politikaların bahsedilseydi.

Bunlardan neden mi bahsedilmedi? Çünkü gençlere gerçekten değer verme yok, eğitimin sorunlarını, gençleri yaşadıklarını, onları dinleyen yok, anlayan yok, destek olan yok…

Buraya Çok Dikkat

Yetkililer Tüm Tedbirleri Aldı mı?

Meteoroloji Dairesi’nin açıklamalarına göre bugünden itibaren hafta boyunca bulutlu ve sağanak yağışlı olacak. Hatta Dairenin resmi web sitesinden “uyarı ve ikaz” başlığı altında yaptığı duyuruda “yağışların yer yer etkili olacağı ve yetkililerin gerekli önlemleri alması” vurgulandı.

Bugün itibariyle çadırda eğitime başlayan Namık Kemal Lisesi, Geçitkale  Cumhuriyet Lisesi ve çok yakında çadır okullar kervanına katılması planlanan Dr. Fazıl Küçük Endüstri Meslek Lisesi, Karakol İlkokulu ve diğerleri için gerekli önlemler alındı mı? Bu çadır okulların kurulmasından sorumlu olan yetkililer tüm tedbirler alındı mı? Çadırlar güvenli mi? Her şey tamam mı? 


Okumuş muydunuz?

“Problemi yaratan beyinle problemi çözmek mümkün olmaz.”
Albert Einstein