Yerli (!)

Cenk Mutluyakalı

Lefkoşa'da pazar yeri...
Tezgahta bir kız, bir adam, ikisinin de çehresi bu topraklara yabancı...
Sebze satıyorlar.

"Siz nerelisiniz?"
"Bangladeşliyim" diyor adam, yanındaki kadına dönerek, "O Vietnamlı..."

Ödüyor, alıyoruz bir çanta domatesi...
Domates yerli...

***
Bir restoran...
Çok ilgili, güler yüzlü, sempatik bir garson...
Kızın göğsünde ismi yazıyor ama çok farklı...
"Nerelisin?"
"Hindistanlı..."
"Çok iyi Türkçe konuşuyorsun..."
"Teşekkür ederim..."
"Ne kadar oldu adadasın..."
"Sekiz yıl..."

***
Bir hastane...
Bir hasta bakıcı...
Hemen anladınız sanırım...
Türkmen!

"Hep bize çete falan diyorlar. Ama merak ediyorum, bizler de olmasak bu insanlara kim bakacak? Üstelik herkes aynı mı?"

Çok severiz genellemeleri...

***
Bir sera!
Bir bahçıvan...
Pakistanlı...
Güneşten kavrulmuş teniyle...
"Nerede öğrendin bu işi..."
"Burada..."
"Kaç yıldır..."
"10 yıl oluyor bu sene..."
"Sen de Kıbrıslı sayılırsın..."

Yüzüme bakıyor, tebessümünde hüzünlü bir aidiyet gururu...
"Yok, niye sayılayım? Ben Pakistanlıyım..."

***
Bir sokak...
Bir işçi...
Yol kenarında ot temizliyor.
Nijeryalı...

Yüzünü, gözünü sarmış, sarmalamış, elinde tırpan, tepesinde acımasız bir temmuz güneşi...

"Niye akşamüzeri saat altıdan sonra yapılmıyor bu işler?"
"Ben Türkçe anlamıyor..."

***
Bir dönem bu adanın garsonu da bahçıvanı da hasta bakıcısı da tezgahtarı da Türkiyeliydi...

Hatta çoğunluğu Hataylı...

Belki coğrafi yakınlıktan, belki bir gelenin arkasından akrabasını da sürüklemesinden... Belki de dönemin en ucuz, en güvencesiz emek gücü oradan akıp geldiğinden...

Ama...
Babamlar ya da dedemler o eski günleri anlatırken...
Çok eskileri, hani o siyah-beyaz hatıraları...
O zamanlar bu işleri yapanların hepsi de Kıbrıslıydı...

***
Bu yazdıklarımın hiçbiri "kurgu" değil...
Üstelik son bir haftaya dair gözlemlerim, karşılaşmalarım, denk gelişlerim sadece...

Kirli işler diyorlar...
Çoğunlukla mesaisi olmayan, konforsuz, emek gücü gerektiren, aslında zor işler...
Yurttaşlar bunları yapmıyor.
Buralı insanların hepsi de doktor, mühendis, avukat, öğretmen olabilir.
Herkese uygun bir üniversite var, her hayale uyumlu bir diploma...
Herkese uygun iş yok henüz...


***
"Çete bunlar..."
İnsan düşünüyor bazen...
Çalışanlar mı yoksa çalıştıranlar mı acaba?