Yenidüzen’in Dış Haberleri

İbrahim Özejder


• Dış haberlere, iç haberlerden daha fazla ideolojik müdahale yapılıyor; editoryal işlem şart

Dış haberler gazeteler için zor konulardan birisidir. Bir yandan sayısız dış haber arasında uygun seçim yapabilmek, öte yandan sayfalara aktarılan dış haberlere okurun ilgisini sağlamak çok kolay birşey değildir.

İç-dış haber ayrımı

Dış haberler, okurun dünyayı tanıması yanında ülke içi gelişmeleri de daha iyi kavramasını sağlar. Egemen ideolojiler ülke içi ve ülke dışını kesin sınırlarla ayırma eğilimindedirler. Bu yüzden dış haberleri iç haberlerden daha fazla kontrol altında tutmaya ve çalışırlar; dünya haberlerine, içteki siyasi statükoyu destekleyecek biçim ve içerik vermeyi hedeflerler. Bu yüzden, özellikle barış gazeteciliğini benimsemiş yayın kuruluşlarının, dış haberlerde çok dikkatli olması gerekir.

K.T. medyasında editoryal değerlendirme yok

Kıbrıs Türk medyası, haliyle dış haber üretecek konumda değildir ve başka kaynaklara muhtaçtır. Bu kaynaklar daha çok Türkiye medyası oluyor ve uygulamada gördüğümüz kadarıyla seçilen dış haberler, editoryal bir değerlendirmeden geçirilmeden aynen yayınlanıyor.

Yenidüzen gazetesinin dış haberlerinde de pek farklı bir durum görünmüyor. Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Kurtuluş Sözmen gazetenin 15-25 Aralık tarihleri arasındaki sayılarını inceledi. On bir günde (Kıbrıs’ın güneyi ve Türkiye hariç) aşağıdaki başlıkları taşıyan 19 dış haber yayınlandığını saptadı:

11 günde 19 dış haber az

“Cezayir 8  günlük yas ilan etti”,  “Ukrayna’nın Rusya’ya ambargo cevabı”, “ABD’yi  fırtına ve hortum vurdu 8 ölü”, “Endonezya’daki  deniz kazasında ölü sayısı 55 yükseldi”,  “Rus jetleri Suriye’de sivilleri vurdu : 10 ölü”, “Irak’ın egemenliği bir saldırı ve Arap ulusal güvenliğine tehdit”, “Yunanistan ile Çek Cumhuriyeti arasında EURO krizi”, “Heyelandan 67 saat sonra mucize kurtuluş”, “Gürcistan Başbakanı Garibaşvili istifa etti”, “Fransa’da patronunu öldüren Salhi cezaevinde intihar etti”, “ABD’de 3200 mahkum  yanlışlıkla serbest bırakıldı”, “Türk hükümeti ile PKK arasında bir sürecin başlatılmasını umut ediyoruz”, “Kanada  50 bin Suriyeli mülteci alacak”, “Yunanistan  Filistin’i devlet olarak tanıdı”, “Rus uçakları Halep’i vurdu: 8 ölü 17 yaralı”, “Suriye’de ateşkese doğru”, “Fed Faiz kararını açıkladı”, “IŞİD Başika’daki  askeri karargahını vurdu: 4 Türk askeri yaralandı”, “Arjantin’de otobüs köprüden düştü : 42 ölü”.

Değerlendirme

19 dış haberi kabaca şöyle değerlendirebiliriz:
- Coğrafi yakınlık, önem, şiddet oranı, magazinsel ilgi v.b. gibi kıstaslar açısından bakınca, Yenidüzen’in dış haber seçiminin genel olarak “isabetli” olduğunu söyleyebiliriz.
- Yenidüzen’in toplam sayfa sayısını dikkate alınca, 11 günde 19 haber, yani ortalama günde 2 dış haberin çok az olduğunu belirtmek gerekir.
- Haberlerin sadece 4’ünde kaynak belirtilmiş. 4 kaynağın tamamı da Türkiye yayın kuruluşu. En azından okurun gereken değerlendirmeyi yapabilmesi açısından her dış haberin kaynağı belirtilmeli.

Editoryal müdahale şart

- 19 haberin tamamı editoryal değerlendirme yapılmadan sayfalara aktarılmış; yani olduğu gibi. Kaynak ne olursa olsun, dış haberlerin ideolojik, politik yönlendirmeler içerme olasılığı yüksektir. Bu tür yönlendirmeler editoryal müdahalelerle giderilebilir. Mesela, “Ukrayna’nın Rusya’ya ambargo cevabı” başlığı, Rusya ile Ukrayna arasındaki krizde, Ukrayna taraftarlığını olumlayan bir mesaj taşıyor.

Burda kastettiğimiz editoryal müdahale, haber işeriğini değiştirmek yönünde algılanmamalıdır. Tam tersine başlık ve içerikte, haberin özünü değiştirecek ideolojik tuzakların ortadan kaldırılması şeklinde anlaşılmalıdır.

 

--------------------------------------------------------

Hürriyet’in ‘Fabrika Ayarları’ ve George Best


Geçen haftaki yazımızda Hürriyet gazetesini, Kıbrıslı liderlerin ortak mesajına “ayrımcı ayar” yapmakla eleştirmiştik. Eleştirimiz, Hürriyet’in yoğun şekilde tartışıldığı bir döneme denk geldi.

Türkiye’de son 50-60 yılın en önemli gazetesi sayılan Hürriyet, son günlerde yayın politikasını değiştirmek ve iktidarı desteklemekle suçlanıyor. Bir başka açıdan gazetenin  “fabrika ayarlarına” geri döndüğü söyleniyor. Bu arada, Hürriyet’in fabrika ayarlarının 1950’li yıllarda kurgulanmış ve Kıbrıs’la da çok ilgili olduğunu belirtmiş olalım.

Hürriyetin fabrika ayarları özet olarak devletçi-ırkçı bir yayıncılıktır. Bunu Kıbrısla bağlantılı geçen haftaki bir yazısında yine gösterdi:

'George Best Türk çıktı' iddiası

Hürriyet, Kıbrıs gazetesinden Serhat İncirli’nin bu ilginç ve güzel haberini alıp, Türklüğü öne çıkarararak yayınlıyor.  Babasının Kıbrıslı Türk olduğu ihtimalini “Türklük” için yeterli görüyor. Annesinin Rum olması önemli değil.

Babası Kıbrıslı Rum annesi Kıbrıslı Türk olsaydı G. Best yine “Türk” çıkar mıydı?

Hürriyetin 68 yıllık fabrika ayarlarına göre çıkmazdı herhalde…

------------------------------------------------

Gazeteciler Hava Kirliliği ile Ne zaman İlgilenecek?


Lefkoşa’nın bazı bölgelerinde geceleri nefes almak zorlaşıyor. Burnumuza gelen koku, yanan odun kokusuna pek benzemiyor. Lastik, plastik ve başka kimyasal malzemeler de yakılıyor. Kentin her yerinde şömineli evler ve duvarlardan fışkıran soba bacalarının sayısı gittikçe artıyor.

Kısacası Lefkoşa, havası kirli bir kent olmaya doğru hızla yolalıyor. Buna karşılık hava kirliliği ne resmi ne de gayri resmi olarak bir “sorun” olarak algılanmıyor. İlginç olan gaztecilerin de meseleyle ilgilenmiyor oluşu.

Şaşırmamak elde değil, geceleri bazı mahallerde bir sise dönüşen soba dumanları, sokak lambalarının ışığını engelleyecek boyuta varmışsa daha ne bekleniyor? Astım hastalarının ölümünü mü? Kanser vakalarının artmasını mı?

En azından gazetecilerden, çok yönlü araştırma ve bilgilendirmeyle konuyu gündeme getirmelerini beklemek çok mu yanlış?

----------------------------------------------------------

Polis Bülteninde “Ayaklanma”!

• Okurun “ayaklanma” ve “kanunsuz topluluk” tanımlarını anladığınından emin misiniz?

Polis bültenleri gazeteler için önemli haber kaynaklarındandır. Bültende yeralan bilgilerden bazen önemli haberler çıkarılır. Bunun yanında polis bülteninde yazılanlar aynen kısa kısa aktarılır.

Bu tür polis haberleri bazı okur kesimleri için ilgi çekici (ve değerli) olabilir. Ancak polis bürokrasisinin dili bazan konuların anlaşılması açısından yeterli olmayabilir. Aşağıdaki haber gibi:

“Ayaklanma, Kanunsuz Topluluk, Kasti Hasar, Rahatsızlık ve Tecavüzkar Alet Taşımak, meselesiyle ilgili olarak aranmakta olan (kişilerin başharfleri ve yaşları yazılıyor) dün Lefkoşa’da tesbit edilerek tutuklandı.”

Bu haber, Yenidüzen’de kısa polis haberleri sütununda yayınlandı. Polis bürokrasisinin dili böyle olabilir, polisler ve hukukçular yukarıdaki tanımlamaları anlayabilir, ancak okurun büyük bölümünün “ayaklanma” ve “kanunsuz topluluk” tanımlarını anladığını sanmıyorum. Mesela bu kavramlar çok önemli toplumsal olayları çağrıştırabilir. Ancak önemli olayları merak edenler gazetede konuyla ilgili başka bir şey göremiyor.

Bu örnek gösteriyor ki yayınlanan polis bültenlerinde bazı unsurlara editoryal müdahaleler gerekebilir. Özellikle bürokrasi dilinin gazete diline çevrilmesi, okurun anlayabilmesi açısından şarttır.