Yeni yıl mesajı mesajı

Zeki Kayalp

2015 yılının tüm insanlığa ve özellikle Kıbrıs Türk toplumuna SAĞLIK ve mutluluk getirmesini  temenni ederim. KKTC’de olumsuzlukların, olumlulara karşı galip geldiği bir yılı daha geride bıraktık. Tüm özlemimiz olumluların da bir gün galip gelmesidir. Bizler köşe yazarları olarak sırasında eleştirip, sırasında övgü dolu sözler yazsak bile, sporun dibe vurduğunu her geçen gün çok daha net görmekteyiz. Görmeyen zaten hem “aptal” hem de “kör”dür.
Dünyada SPOR POLİTİKASI olmayan tek ülke ünvanına sıkı sıkı sarılıp,  bırakmak istemeyen garip bir toplum olarak 2015 yılına giriyoruz. Bir kere şunu herkes kabul etmeli. Bizdeki günlük yaratılan spor politikaları, bireylerin menfaatlerine ve seçimlere göre şekil almakta ve değişmektedir. Toplumun geleceği, gençlik veya gelecek nesillere bırakılacak miras için kimse kaygı duymuyor. Varolanı yok edip “lafazanlık” etmek veya birilerinin arkasında koşup “yalakalık” yapmak en büyük hedef haline gelmiş. Eğer bir ülkede sporun kimler tarafından yönetildiği bilinmiyor, Milli Olimpiyat Komitesi (MOK) tartışılabilip çözüm üretilemiyorsa, spor şuraları GARAGÖZ ve HACİVAT’a benzetiliyorsa, okul sporları sırf yapılsın diye yapılıyor ve denetimsiz kalıyorsa, alt yapıya iş olsun diye bakılıyorsa, o ülkenin sporla yakından uzaktan alakası yok demektir. Lefkoşa’nın göbeğinde oturup o köye bu yardım, bu köye şu kadar top, bizim partililere bu kadar kıyak, seçimlerdeki strateji şu şekilde olacak diye diye spora verilen zarar bugüne kadar hiç hesaplanmadı. Gençlik Dairesi’nden, Spor Dairesi’ne kadar her taraf kokuşmuş, siyasetin uşaklığını yapan ve sporun özüne aykırı kurumlar olmuş.  
Ağlaya sızlaya spor yapılan, spor yaparken acı çeken, acı çekerken genç nesili kaybeden toplum her halde yalnızca biziz. Toplumun yüzde sekseni kanserli. Yüzde yirmisi de kanser olmayı bekliyor. Böylesi yapılarda genç nesili bilinçlendirip spor yapmaya teşvik edeceğimize, aksine spordan uzaklaştırıp alkol, fuhuş ve uyuşturucu için arka çıkıyoruz.
Herkes aklını başına almalı. Gençleri bir bir kaybediyoruz. Bu yüzden 2015 yılı spor açısından eskisinden daha çok önemsenmeli ve spora daha çok yatırım yapılmalı. Salon, çim saha, tartan pist yapmakla iş bitmiyor. Önemli olan bu tesislerde sporcu sayısını artırabilmek. Her dönemde söylenen klişe bir cümle var. “Herkes elini taşın altına koymalı”. Vallahi altına mı,  üstüne mi, sağa mı, sola mı koyar bilmiyorum. Ama bir yere koymalı. Aksi, birileri gelip bize elini “koyacak”. Tıpkı, bugüne kadar koyudukları gibi.
Eğer bir toplum spor adına geçmişiyle övünüp, geleceği adına karamsar tablo çizebiliyor, var olan sistemini bozup yerine kişilerin ön plana çıktığı sistem yaratabiliyorsa, çok ciddi problemlerle karşı karşıya kalacağımızı herkes bilmeli. Bu yüzden 2015 yılı, doğru proje ve doğru insan kaynağıyla spora yatırım yılı olmalı.
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...