Yeni IMF, yeni Elçilik… Merkez Bankası ne yapmaya çalışıyor?

Mert Özdağ

KKTC Merkez Bankası'nın yeni Başkanı, pek de alışık olmadığımız bir tarzda bir 'çıkışla' basın ve kamuoyu gündemine geldi, geçtiğimiz hafta…
Basını karşısına alarak açıklamalar yapan yeni başkan hükümete bazı önerilerde (!) bulundu.
Şimdi bizim ülkemiz normal bir ülke olsa ve normal şekilde yönetilsek bu tarzda bir basın açıklamasını da normal karşılayabilirdik.
Ancak bizler normal bir ülkede değiliz vesselam.

Malumunuz Merkez Bankası’nın başkanı Türkiye tarafından atanıyor.
Yani en amiyane tabirle “bizden” değil.
Kamu bütçesini kontrolünde bulunduran Türkiye yönetimi Kıbrıs’ta kurduğu Elçilik-Yardım Heyeti salmalında hep Merkez Bankası bir adım geride durmuştur yıllar yılı…
Genelde kamuya ayar verme, Kıbrıs Türk siyasetini yönlendirme girişimleri Elçilik, Yardım Heyeti tarafından uygulandı.
Şimdi karşımızda yeni bir durum var!
Atanmış Merkez Bankamızın yeni başkanı da ekonomiye ilişkin “önerilerde” hatta telkinlerde bulunuyor.

Ekonomik anlamda söylediklerinde hata, ya da yanlış bulmuyorum, zaten bu haddim değil!
Elbette çok mantıklı, kendi içinde tutarlı açıklamalar bunlar.
Banka sayısının fazlalığı, kredi faizlerinin yüksek olması, damga pulu ve ipotek harçlarının sıfırlanması ve buna bağlı olarak piyasaya para akması…
Elbette güzel öneriler…
Ancak ben önerilerden çok Merkez Bankası’nın şeklen ne yapmak istediğiyle ilgileniyorum.
IMF gibi, Dünya Bankası gibi dışarından ülke ekonomisini denetleyen, ayar çeken, ya da çekmeye çalışan bir yeni durumla karşı karşıyayız.
Merak edilen şu; Hem kamuoyu gözünde, hem de siyasi partilerde artık bir “karşıt” gibi duran ve kimi noktalarda inandırıcılığını da yitiren Türkiye Elçiliği’nin ekonomimize ilişkin konumunda yeni aktör ‘Merkez Bankası’ mı olacaktır?
Hükümetlere ekonomik akıl verecek, onları yönlendirecek yeni odak Merkez Bankası mıdır artık?
Eğer Merkez Bankası’nın böyle bir duruşu ve görevi varsa neden bu telkinlerini kamuoyu önüne taşıma yolunu seçmiştir?
Bu gelişmeler nelere işarettir?
Burada herkesin, özellikle de siyasetçilerimizin durup düşünmesi gerekiyor.
Merkez Bankası’nın bu yeni çıkışı çok şeylere gebedir.
Elçilik’ten çok daha “bilimsel” çok daha “verilerle” açıklamalar yapan ve ‘yeni ayar verici’ izlenimi veren Merkez Bankası’nın bu tutumu yeni döneme hazırlanan Kıbrıs Türk siyasetinde Türkiye’nin yeni değnekçisi olmaz umarım.
Umarım kimilerinin gizli ajandasında bu yoktur ve umarım yanılırım.
Umarım…

(Not: Bu yazı yazıldıktan sonra Merkez Bankası’nın yeni başkanı Türkiye’deki Vakıfbank’a görevlendirilmiş… İlginç… İlginç olduğu kadar da tuhaf…)

 


Yüzümüze baka baka…

Ha yasal, ha değil, ne fark eder ki?

Sosyal medya çağındayız.
Gelişmeler hızlı…
Memleketteki herhangi bir olaydan hemen haberiniz oluyor.
İhbarlar fotoğraflarıyla önünüze geliyor.
Hadi biz gazeteciyiz, bize geliyor, belediye başkanına da gitmiyor mu bu ihbarlar?
Ya da kaymakama?
Herhangi bir yönetici görmüyor mu olanları?
Malum, Girne'de Zeyko'nun yerine inşa edilen meşhur otel inşaatı!
Tepeden tırnağa olaylı otel!
Önce çevresindeki kamu arazileri ile gündeme geldi, çok yazdık çizdik.
Sonra yasadışı katlarıyla…
Aylardır basını meşgul ediyor.
Otelin sahipleri ülkemizle, siyasetçimizle hatta hepimizle dalga geçercesine yasa dışılıkta ısrar etti.
Yüzümüze baka baka.
Hatta telefonda küfürlerine bile maruz kaldık otelin sahiplerinin…
Olay şimdi mahkemelik.
Yasal olmayan katların yıkılmasına yönelik beklenti var.
Hal böyle iken inşaatı yasal konuma getirmesi beklenen otele ilişkin bu kez de denize dolgu meselesi gündeme geliyor.
Dedim ya adeta memleketle dalga geçiliyor resmen!
Kimi kimden!
Yapanın yanına kaldığı bir ülke burası.
Gücün varsa, yaparsın.
Ha yasal, ha değil, ne fark eder ki?
Soran mı var?


  • MEMUR-SEN, İZLEMEYE DEĞER… Memur-Sen’le ilgili eski ve yeni yönetim arasında karşılıklı “YOLSUZLUK” SUÇLAMASI vardı geçen hafta gündemde… Kim haklı, kim haksız göreceğiz… Bu konuda gözler poliste ve yargıda olacak… YENİDÜZEN olarak bu konuyu sonuna kadar irdelemeye devam edeceğiz…
  • BAŞSAVCLIK NE YAPACAK? Resmiye Eroğlu Canaltay’a Lefkoşa’nın göbeğinde verilen arazi meselesi de yeni gelişmelere gebe… Zira konu artık Başsavcılık’ta… İhalesiz verildiği bizzat Meclis kürsüsünde Turizm Bakanı tarafından açıklanan arazi ile ilgili bakalım Başsavclık ne diyecek? Turizm arazilerinin devrinde ihale yönteminin uygulanması gerektiği söyleniyor. Eğer Başsavcılık “yasaya aykırı” derse ne olacak? Hükümet arazi devrini iptal edecek mi? Yoksa konunun mahkemelik olmasını mı bekleyecek? Göreceğiz
  • UBP’DE YENİ KRİZ… Dün mecliste resmen ortaya çıktı. Tahsin Ertuğruloğlu ile Hüseyin Özgürgün arasında soğuk rüzgarlar esiyor. Ertuğruloğlu’nun geçtiğimiz haftaki Bakanlar Kurulu toplantısında Ercan sözleşmesinin 4 yıl daha uzatılmasına karşı çıktığı, hatta öfkelenerek bağırdığı söyleniyor. Tahsin Ertuğruloğlu bu karşı çıkışını zaten dün nedenleriyle açıkladı meclis kürsüsünden… Bundan sonrası krizdir dostlar… UBP içinde çok ağır bir kriz yaşanıyor. Ve Ertuğruloğlu’nun kolay lokma olmadığı bu süreçte Özgürgün tarafından anlaşılacak.
  • NEREDE BU DEVLET? Zorlu Töre TV ekranında “Devleti yönetme noktasında sıkıntılarımız var” demiş… Yıllar yılı ülkeyi yöneten tüm sağ partilere üye olmuş birisi bu sözden ne yapmalı? İstifa? Mahcubiyet, utanç? Hangisi?
  • BÜTÇE DAİRESİ'NDE İDDİALAR… Mevcut Bütçe Dairesi Müdürü’nün görevden alınacağına dair siyasi kulislerden bilgiler geliyor. İddiaya göre müdür, Başbakan’ın kızının mezuniyet töreni için gittiği İstanbul tatili ile ilgili Ombudsman Emine Dizdarlı’ya bilgi vermiş. Aslında Ombudsman’a bilgi vermek her bürokratın görevi! Ancak bu duruma UBP tarafı çok kızmış, ve müdürün görevden alınması için düğmeye basılmış… Tabii bu iddiaları resmi kaynaklar doğrulamıyor.  Bakalım bu iddia gerçek mi ve müdür görevden alınacak mı? Takip edeceğiz.