Yeni dönemin sinyalleri

Cenk Mutluyakalı

"Ulusal çıkarlar" dedikleri, büyük ve güçlü ülkenin çıkarlarıdır aslında...

Kıbrıs'a bakacak olursak Türkiye'nin çıkarları örneğin...
Amerika Birleşik Devletleri'nin ve Avrupa Birliği'nin çıkarları...
İngiltere'nin çıkarları...

Bu sıralamaya baktığımızda Kıbrıslı Türkler - ki giderek tam bir azınlığa dönüşmüşlerdir - en dipte yer alır.

Dahası...
Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu kendilerini "gönüllü" olarak Türkiye'nin çıkarlarına adamıştır.

Güneyde tam da böyle değildir tablo...
"Yunanistan'ın dediği olur" gibi yaygın bir görüş yoktur.
"Yunanistan'ın çıkarı neyse, bizimki de aynıdır..."

Böyle bir duruş görmezsiniz mutlak...

Çünkü dünyanın tanıdığı, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği üyesi, kendi ayakları üzerinde durabilen, siyasi irade ve egemenlik sahibi bir topluluk vardır orada...
Bunu kabul etseniz de öyledir etmeseniz de...

***
Şimdi yeni bir sürecin heyecanı var.
Kimilerinde gerilimi...

Elbette Kıbrıslı Türklerin son seçimde ortaya koyduğu kararlı irade değerlidir.

Adanın kuzeyindeki rezil, kirli, bencil düzenin "sürdürülemez" olduğu da ortadadır ayan beyan...

Yine de "hareketlenmenin" asıl sebebi, Türkiye'nin kendi yüksek menfaatleri doğrultusunda Avrupa Birliği'yle yaptığı pazarlıktır.

Kıbrıs sorunu çözülecekse, Türkiye "memnun" edildiği için olacaktır bu...

Kıbrıslı Türklere dair söylemler işin gösterisidir sadece...

Kimsenin de umurunda değil - her ne kadar kalmışsa - Kıbrıslı Türkler...

***
Gelişmeler elbette önemli...

Avrupa Komisyonu'nun üç üyesi Kaja Kallas, Marta Kos ve Magnus Brunner, Ankara'da TC Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edildi.

AB heyetinin ziyaretinin NATO'nun Ankara zirvesinden hemen önce ve Kıbrıs'ın AB Dönem Başkanlığı'nın son gününde olması dikkat çekiciydi.

Bir de ortak yazılı açıklama yapıldı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ve Avrupa Birliği heyetinin ortak yazılı açıklaması kimi ip uçları veriyor.

Türkiye vatandaşlarına Schengen bölgesinde "vize serbestisi" yine masada...
Ve Kıbrıs...
"Kıbrıs meselesinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin çabalarına tam destek..."

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Temsilcisi María Ángela Holguín'in mektubu ardından...

Mektubu öncesinde Kıbrıs'ta liderlerle görüşmekle kalmadı, Ankara ve Atina'da da görüşmeler yaptı temsilci...

Çok açık mesaj verdi: "Kıbrıslıların bu kez çözüm için doğan tarihi fırsatı değerlendirmelerini içtenlikle umut ediyorum."

Ama en fazla dikkatimi çeken üç mesaj vardı.

1. "Son 10 yılda adadaki koşullar önemli ölçüde değişti..."

2. "Statüko, hızla değişen ve giderek daha çalkantılı hale gelen günümüz dünyasında artık istikrar ve güvenliğin garantisi değildir."

3. "Farklı bir Kıbrıs'a inanmanın zorluğunu anlıyorum. Ama pes etmeyin, zor bir geçmişin esiri olmayın."

***
Yine umut var.
Yine ihtimal...
Yine bir şans...

Nereden anlıyoruz bunu en fazla...

"Çözümsüzlük" müptelası ırkçıların bağırmalarından...

Ama şu da şart...
Kıbrıslılar olarak uyanmak...
Kendi rolümüzü de hatırlayabilmek...
Türkiye'ye yaslanmadan sadece...