YANGIN YERİ 

Serkan Soyalan

“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz” Bertolt Brecht’in bu dizeleri, özetler bizim buraların halini. 

Ünal Üstel başbakanlığında UBP-DP-YDP Hükümeti, her geçen gün bu toplumun değerlerini peşkeş çekme derdine düşerken, hükümetin bakanları ve vekilleri yaptıkları “toz pembe” açıklamalarla ve hareketlerle toplumun sinir uçlarıyla oynamaya devam ediyorlar. 

***

Halk sokakta, eylemde, grevde... 

Sendikalar tepkili, muhalefet öfkeli, dar gelirli nefes dahi alamıyor, ancak tüm bu haller bizi yönettiğini zannedenlerin umurunda bile değil. 

Bunu önceki gün başlayıp, dün öğle saatlerine kadar 16-17 saat açık olan Meclis’in kürsüsüne çıkan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın konuşmasında bir kez daha net olarak gördük. 

***

Yangın yerine dönen memlekette Ektam Kıbrıs Ltd. çalışanları günlerdir grevde, eylemde ve işsiz... 

Bu ülkenin en önemli kurumlarından Kayıp Şahıslar Komitesi çalışanları onlarca gündür maaşlarını alamıyor...

Öğretmenler grevde, doktorlar sıkıntıda, özel sektör çalışanları büyük ekonomik buhran içinde... 

Her gün bir yolsuzluk, bir skandal ile çalkalanıyoruz... Bunların yanında da tutarsız açıklamalar ve kayıtlara geçen “yalan” ve “yanlış” söylemler cabası... 

Bunların üstüne bizi sarmal gibi saran suçlar ve sıkılan kurşunlar... 

***

Yangın yeri metaforu tam da burada gerekli.

Bir yanda yaşadıklarımız, gördüklerimiz ve etkilendiklerimiz, diğer yanda da umursuzca davranan koltuklarda oturanlar, sürekli “Başarı” söylemleri ardına saklanan başarısız Başbakan, muhalefetin onlarca saat süren meclis direnişi esnasında oturduğu meclis koltuğunda telefonundan büyük bir keyifle oyun oynayan hükümetin bakanı... 

***

Ah Ahmed Arif, ah! 

Senin dizelerine sarılmak istiyorum... 

“Tanı bunları! Tanı da büyü!”

*** 

Yetti artık UBP’den, DP’den ve YDP’den çektiğimiz...

Bunlardan kurtulmak zamanı geldi de geçti... 

***

Başladığımız gibi bitirelim yazımızı ve o kurtulma istencini, muhalefet partilerinden sendikalara, sivil toplum örgütlerinden sokaktaki yurttaşa kadar hep beraber yükseltmeliyiz ve haykırmalıyız:

“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”.