FC Santa Coloma, Atlètic Club d'Escaldes, Inter Club d'Escaldes, FC Ordino, CF Esperança d'Andorra, Ranger's Andorra, Penya Encarnada, CE Casa de Portugal, CE Carroi, Sporting Escaldes…
-*-*-
Bu isimler nedir?
-*-*-
Bu isimler, Andorra diye bir ülkedeki Premier Futbol Ligi’nin on takımının isimleridir…
-*-*-
Andorran Football Federation (FAF — Federació Andorrana de Futbol) yani Andorra Futbol Federasyonu!
1994’te kuruldu!
1996’da hem UEFA hem de FIFA’ya üye oldu…
-*-*-
Federasyon Başkanı’nın adı Fèlix Álvarez.
Premier Lig ve Birinci Lig olmak üzere iki ligleri var…
-*-*-
Andorra, İspanya ile Fransa arasında, Pireneler Dağları'nda bulunan küçük bir Avrupa ülkesidir…
Aslında “ülke” veya “devlet” demek o kadar doğru mu bilemedim!
-*-*-
Andorra, uluslararası hukuk açısından tanınmış bağımsız ve egemen bir devlettir… Birleşmiş Milletler (BM) üyesidir…
28 Temmuz 1993 tarihinde BM'ye kabul edilmiştir…
Üstelik, BM üye devletlerinin tamamı tarafından tanınmaktadır!
-*-*-
Devlet sistemi parlamenter ortak prensliktir…
Nedir bu ortak prensilk meselesi?
Efendim, Fransa Cumhurbaşkanı ve Urgell Piskoposu ortak prenstir…
Sembolik iki makam ve ülkeyi parlamento yönetir ama aklıma bizim “köy” pardon, bizim KKTC gelir…
Bizimkisi ortak prenslik değil ama “Kral”ımız vardır haliyle…
Değil mi?
-*-*-
Neyse!
Andorra’nın başkenti Andorra la Vella…
Nüfusu 80 bin kadar…
Katalanca konuşuyorlar…
Euro kullanıyorlar…
AB üyesi değiller…
-*-*-
Malta!
Malta’dayız ya…
-*-*-
Malta AB üyesi bir ülke…
Schengen üyesi…
Zaten galiba AB üyeleri içinde İrlanda ve Kıbrıs dışında hepsi Schengen’e üye; pek yakında Kıbrıs da üye olacak ve Kuzey Kıbrıs – Güney Kıbrıs geçişleri nasıl yapılacak pek belli değil!
-*-*-
Neyse konumuz bu da değil…
-*-*-
Konumuz futbol!
-*-*-
Malta Football Association (MFA) yani Malta Futbol Federasyonu!
-*-*-
En üst lig, Malta Premier Ligi…
-*-*-
Valetta, Birkirkara FC, Floriana FC, Hibernians FC, Sirens FC gibi kulüpler var…
-*-*-
Malta 1964’te İngiliz sömürgesi olmaktan kurtuldu!
1974’te cumhuriyet kuruldu!
2004’te AB üyesi oldu…
-*-*-
Ama FIFA üyeliği daha İngiliz sömürgesiyken 1959’da gerçekleşti…
UEFA üyeliği de 1960’ta…
-*-*-
Malta, dün de yazmıştık, KKTC’den de küçük!
Beşte hatta altıda biri kadar!
-*-*-
Turizm, gemicilik, eğitim, vergi uygulamaları nedeniyle yabancı şirketlerin bu ülkeye taşınmasıyla gelişen çeşitli sektörlerden müthiş para kazanıyorlar…
-*-*-
Perşembe akşamı televizyonda Andorra – Malta maçı vardı…
İki ülke beşinci kez karşılaştı…
-*-*-
Maç yaptıkları stat, Mete Adanır Stadı gibi ama zemin mükemmel, altyapıyı göremedim ama mesela karşı tribünlerde sıfır seyirci..
-*-*-
Malta 2-1 kazandı…
Bugüne kadar üç kez Malta kazanmış, iki kez de berabere kalmışlar…
UEFA Uluslar Kupası maçıydı…
-*-*-
Peki biz?
Yani teknik olarak analiz yapacak olursam, her konuşanın veya yapay zekaya köşe yazısı yazdırtanın gazeteci olduğu ülkede ben de futbol teknik adamı olurum ki bunu yapmak istemem ama ikisini de “KKTC milli takımı” kesinlikle yener; yenmese de zorlar…
-*-*-
Peki biz?
Soru tekrarı!
Biz niye yokuz?
-*-*-
Rum – Yunan ikilisi ve İsrail mi engelliyor?
Son günlerin modası ya; İsrail’i katmazsak olmaz!
-*-*-
Gençlerimize uygulanan insanlık dışı ambargolar!
Evet, doğrudur, ambargolar – izolasyonlar tamam insanlık dışıdır da, niye kaldırmıyorsunuz?
-*-*-
Yoksa kaldıramıyor musunuz?
-*-*-
Gücünüz mü yetmiyor?
-*-*-
Rum – Yunan – İsrail üçlüsü diyelim; sizden daha mı güçlü?
-*-*-
O zaman nedir bu gofdorozluğunuz?
Kimedir horozluğunuz?
-*-*-
Kıbrıslı Türk gençlerine veya sporuna ambargo uygulandığı gerçektir de bu ambargoyu kaldıramadığımız bence çok daha acı gerçektir!
-*-*-
Ya yukarıda da dediğim gibi, iddia ettiğiniz diplomatik, askeri ve siyasi gücünüz osuruktan ibarettir ya da Kıbrıs meselesinde zerre kadar haklı ya da tutunacak tarafınız yoktur!
-*-*-
Bu yüzden bize masal anlatmaktan vazgeçin!
Kadının öldürülmesinden çok zanlının Afrikalı olması konuşuluyor!
Malta’da birkaç günün özetinde iki cinayet konusu öne çıkıyor…
-*-*-
Birincisi, 47 yaşındaki bir Maltalı kadının, 30 yaşlarında bir Afrikalı genç tarafından öldürüldüğü iddiası…
-*-*-
Yabancı düşmanlığını – hatta ırkçılığı “körükleyen” bazı haberler göze çarpabiliyor…
-*-*-
Kadın cinayetleri bizdeki kadar olmasa da buralarda da yok değil!
-*-*-
Malta'da kadın cinayetleri için “nadir görülen ciddi bir sorun” olarak bakabiliriz…
-*-*-
Aile içi şiddet kesinlikle var!
Tabii Türkiye veya KKTC ile kıyaslamak yanlış!
Veya Malta’da özellikle Türkiye ve İtalya gibi ülkelere oranla çok düşük!
-*-*-
Ancak kadını öldüren kişinin göçmen olması büyük sorun!
Bizden pek farklı değil!
Cinayet zanlısının Ganalı olduğu ısrarla başlıklarda da vurgulanıyor!
-*-*-
Öte yandan, mafya tarafından bombayla havaya uçurulduğu belirtilen Daphne Caruana Galizia cinayeti davasında, azmettirici sanık Yorgen Fenech'in beraat etmesi sonrası yaşanan gelişmeler de ön sayfaların temel haberleri arasında…
-*-*-
Malta Başsavcılığı karara itiraz etti. Dava ve jüri sürecindeki gelişmeler ülkenin en önemli gündemlerinden biri olmaya devam ediyor.
-*-*-
Gazeteci Daphne Caruana Galizia, 16 Ekim 2017'de aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
Bombayı hazırlayanlar, araca yerleştiren falan ceza aldı…
-*-*-
Ancak 2 Eylül 2026'da dokuz kişilik jüri cinayetin azmettiricisi olmakla suçlanan Yorgen Fenech'i hem cinayete iştirak hem de suç işlemek amacıyla örgütlenme suçlamalarından 8'e 1 oyla beraat ettirdi.
-*-*-
Beraat kararı Malta'da yaklaşık bir aydan beri büyük protestolara ve ciddi tartışmalara yol açtı.
-*-*-
22 Eylül'de Başsavcılık beraat kararına resmen itiraz etti.
-*-*-
İtiraz başarılı olursa, mahkeme şartları oluştuğu takdirde yeniden yargılama (retrial) yolunu açabilir.
-*-*-
Bu davada çok ilginç gelişmeler de var ki okuyunca, “KKTC ile çok benziyor” demekten kendinizi alamıyorsunuz!
-*-*-
Bizde jüri yok ama mesela, bahse konu davada jüri üyelerinden bazıları ve bir yedek jüri üyesi ile bir jüri üyesinin eşi, jüri sürecindeki olası usulsüzlük iddiaları nedeniyle polis tarafından sorgulanmış!
-*-*-
Herhangi bir suçlama yok ve ilgili kişiler kefaletle serbest…
Rüşvet kokusu mu?
KKTC kokuyor!
(Bir ülkeye günde beş tane cruise gemisi gelirse, bu ortalama 25 bin turist demektir… Malta öyle bir yer… Gemiden iniyorlar, dolaşıyorlar, bara harcıyorlar, binip gidiyorlar… en basit ifadeyle, siyasi çözüm demek, KKTC’nin de cruise görmesi demektir… Yok yok olmaz! Rumlar bizi kesecek! Vazgeçtim! Böyle iyi!)