‘X LARGE’ ödeme, karmakarışık!

Mert Özdağ

“BAŞBAKANLIK’A 30 BİN 750 TL’LİK BASIN İŞİ” DOSYASI
 

Başbakanlık’ın “basın işleri için” hizmet alımı kararının arkasında ciddi bir skandal çıktı.
12 Mayıs 2016 tarihli kararda “Mediaxlarge Advertising Agency”den 16 Mayıs 2016 - 31 Aralık 2016 tarihleri arasında hizmet alınacağı yazıyordu.
6 aylık ödeme 30 bin 750 TL!..
Ayda 4 bin 100 TL…
Ne ihale, ne de başka bir şey!..

Bakanlar Kurulu kararıyla, devletin parası, 30 bin 750 TL’si “basın işlerine” verilecek anlayacağınız.
Dün konuyu köşeme taşıdım, ilginç gelişmeler oldu!..
En ilginci “Mediaxlarge Advertising Agency” sahibi Hüseyin Mert Coşkun kararın kendileriyle alakası olmadığını söyledi.
Hatta kimileri söz konusu şirketin arkasında Gazeteci Alihan Pehlivan olduğunu iddia etti.
Hem Alihan’ı hem de “Mediaxlarge Advertising Agency” sahibi Hüseyin Mert Coşkun’u aradım, sordum.
Alihan kendisinin söz konusu şirketle bir dönem çalıştığını ancak bu kararla hem şirketin hem de kendisinin bir alakası olmadığını söyledi.                                                             

***

Hatta Alihan, sosyal medya hesabından bir kısa açıklama yaparak şunları dedi:
“Bugün (dün) YENİDÜZEN Gazetesi’nde çıkan Başbakanlık’a basın hizmet alımı olayı ile yakından ya da uzaktan alakam olmadığını, kendini akıllı zanneden bazı hokkabazların bunu ‘bilerek’ ve ‘isteyerek’ sehven hata yaptığını öğrendim. Konu ile ilgili Bakan Kurulu kararının ‘yanlış’ yazıldığı ve düzeltileceği söylendi. Bu yanlışı nasıl yaptıkları konusunu ise kamuoyunun takdirine bırakıyorum”
Yani olayın Alihan Pehlivan ile alakası yok!..

Bu gelişmeler üzerine hata yaptığı söylenen Başbakanlık’ın Müsteşarı Olgun Amcaoğlu’nu aradım.
Amcaoğlu “Telefonda açıklama yapmama gibi bir prensibi olduğunu” söyledi, Başbakanlık’a davet etti.
Daha sonra olayın içeriği değişti, işin gerçeği ortaya çıkmaya başladı.
Söz konusu şirketin karardan dün haberdar olduğu kesin, onu bir kenara not edin.
Meğer olay şöyleymiş:
Söz konusu ücreti alacak olan kişi Züleyha Karaman’mış.
Züleyha’yı meslekten hepimiz tanıyoruz.
Yıllarca Kuzey Kıbrıs’ta Anadolu Ajansı’nın muhabirliğini yaptı.
Şimdi bazı yerlerde basın danışmanı olarak görev yapıyor.
Son olarak Ulaştırma Bakanlığı’nda basın danışmanı olarak çalışıyordu.
‘Kamu istihdamı’ olmadığı için Züleyha Karaman’a ödeme yapmak için bir şirket adına ödeme çıkarılması gerekiyormuş.
Züleyha Karaman da kendi adına bir şirket olmadığı için “arkadaşlarının sahibi olduğu”  Mediaxlarge Advertising Agency adına ödenek çıkarılmasını sağlamış.

Yani şirket adına çıkarılacak ödeme (6 aylık 31 bin 750 TL) Züleyha Karaman’a yapılacak.
Şirket ismi prosedür icabı kullanılmış.
Durum bundan ibaretmiş.

-----------------------------------------------

UBP’DE ‘ERCAN’ GERGİNLİĞİ:

‘Ertuğruloğlu CTP ile bir oldu, UBP’lileri yargılamak istiyor’

UBP içinde ciddi bir tartışma var bu günlerde…
Konu Ercan Havaalanı…
Olay aslında Ercan Havaalanı’nın denetlenmesi ile başlayan tartışmalarla bu günlere kadar geldi.
Hatırlayınız, CTP-UBP Hükümeti döneminde Ercan Havaalanı’nın denetlenmesi için yapılan sözleşme tartışmalara neden olmuş, dönemin Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ciddi şekilde eleştirilere maruz kalmıştı. Hatta Ombudsman Emine Dizdarlı da konunu incelemiş ve raporlaştırarak “İhale açılmadı, şirketi Ertuğruloğlu kendi seçti, karar usulsüzdür” tespitini yapmıştı.
Gel gelelim aradan zaman geçse de Meclis’te Ercan konusunun araştırılması için bir girişim yapılması gündeme geldi.
11 Mayıs 2016’da, yani geçtiğimiz hafta Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda UBP Lefkoşa Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu ile CTP Lefkoşa Milletvekili Tufan Erhürman’ın sunduğu “Ercan Havaalanı’nın İşletme Haklarının Devredilmesi ile ilgili şartname sözleşme ve sözleşmenin uygulanması aşamasındaki işlemlerin hukuka ve kamu yararına uygunluğunun araştırılması hakkında meclis araştırması açılması önergesinin ön görüşmesi” oy çokluğu ile kabul edildi.
İşte ne olduysa bu araştırmanın başlamasının onaylanmasından sonra oldu.
UBP’de bir grup Tahsin Ertuğruloğlu’nun kendi dönemiyle ilgili bir araştırma yapılmasını önermesi gerekirken neden Ercan’ın devriyle ilgili, yani daha eski bir konuyla ilgili araştırma istediğine anlam veremedi.
Özellikle Ersin Tatar, Ahmet Kaşif, Ersan Saner, Sunat Atun bu durumdan oldukça rahatsız.
“CTP ile Tahsin Ertuğruloğlu el ele verdi UBP’yi yargılamaya kalkışıyor” diye yorumlar yapılıyor.
UBP kulislerinden gelen bilgilere göre bu 4 isim “Tahsin Ertuğruloğlu kendi yaptığı yasa dışılığı saklamak için Ercan’ın devrine dikkati çekmek için bir manevra-operasyon yapıyor” yorumunda bulunuyor.
E şimdi olayı UBP içinden yorumlarsak gerçekten de haklılar!..
Tamam, Ercan’ın devri de araştırılsın ama neden daha yakın tarihte olan, üstelik Ombudsman’ın da “yasadışı” dediği olayın üzerine gidilmiyor da Ercan’ın devri gibi çok daha genel bir konuya yoğunlaşılıyor?
Bun anlamak güç.
Tahsin Bey neden kendi döneminin araştırılmasını istemiyor mesela?
Neden UBP içindeki hassasiyetleri de öne çıkararak kendi partisine gol atmaya kalkıyor?
Bu hareketlerin UBP içindeki dengeleri de göz önünde tutarak değerlendirmek gerektiğine inanıyorum.
Elbette UBP’de Ersin Tatar isminin ön plana çıkmasından Ertuğruloğlu endişe duyabilir.
Ancak bu endişe ile devam eden hareketler, kendi bakanlığı döneminde Ercan konusunda gündeme gelen yasa dışılığı unutturmaya yetmez!..
Evet, Ercan dosyası araştırılacaksa, yakından başlayalım derim ben!..
İşte Ombudsman Raporu orada, Tahsin Ertuğruloğlu dönemini ele alalım önce, gerisine da yavaş yavaş gideriz elbet.

---------------------------------------------------

BİR İDDİA…

‘TOMA geldi’ iddiası doğru mu?

Bir dönem çok tartışılan, daha sonra dönemin Başbakanları Özkan Yorgancıoğlu ve Sibel Siber’in özel girişimleriyle gelişi iptal edilen Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) konusu yeniden gündemde…
Güvenilir kaynaklardan gelen bilgilere göre TOMA geçtiğimiz hafta adaya gelmiş.
Bu bilgiyi henüz resmi kaynaklar doğrulamıyor.
Ancak birkaç kaynaktan gelen bilgilere göre TOMA adada…
Eğer bu bilgi doğruysa neden böyle bir araca gereksiniz duyulduğu da merak konusu.
Acaba Ekonomik Protokol’ün imzalanmasıyla yaşanabilecek olaylara hazırlık mı yapılıyor?
Kısada bir araştırma yaptım, polis bünyesinde şu aşamada böyle bir araç olmadığı kesin.
İçişleri Bakanlığı’nın birkaç gün önce adaya getirdiği çöp kamyonu, yol temizleme aracı gibi araçlarının arasında da TOMA yok!..
O zaman TOMA geldiğine ilişkin söylenenler ya bir şehir efsanesi ya da perde gerisindeki faaliyet çok gizli yürütülüyor.
İşin gerçeğini göreceğiz.
Şimdilik muamma.

--------------------------------------

BİR ELEŞTİRİ…

Saray’ın enformasyon notu: SIFIR!

Cumhurbaşkanlığı enformasyon açısından kötü günler geçiriyor.
Gazeteci dostlar dün yazdı ama…
Ben de yazmadan edemeyeceğim.
Düşünsenize!..
Akıncı jet hızıyla İstanbul’a uçacak.
Onu TC’den gelen devlete ait bir özel jet alacak.
BM Zirvesi sonrasındaki yemeğe katılacak ve basına hiçbir bilgi geçilmeyecek!
Yani gazeteciler olmasa Cumhurbaşkanlığı zahmet edip olayı duyurmayacaktı.
Olacak iş değil!..
Akıncı’nın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle başlayan süreçte, yani ilk aylarında birkaç ‘kaza’ dışında çok daha iyiydi enformasyon.
Şimdi resmen dibe vurmuş.
Kimse kusura bakmasın ama koca Saray’ın tek enformasyon marifeti Sayın Akıncı’nın pozlarını sosyal medyada paylaşmak olmamalı!..
Facebook’tan “Ağrelli gavıran Akıncı fotoğrafı” paylaşmak dışında bilgi vermek, hem de çok hızlı bilgi vermek gibi bir görevi var oradaki ekibin.
Ve son sınavda notları, sıfır!..
Belirtmek istedim.