Vurgun Adası

Cenk Mutluyakalı

Devleti “kaçak” inşa ettiler.
O devletin başını zorla seçtirdiler.
Şimdi o baş’a “kaçak” bina yapıyorlar.
Böyle giderse kaçacak delik arayacaklar!

***

İhale, Ankara’da çıktı.
O ihaleyi alan firma işi Kıbrıs’ta bir başka firmaya aktardı.
İhale niye Lefkoşa’da yapılmadı o halde?
Sözcü’ye göre ortada dönen para 2.4 milyar TL
Anladınız mı niye?


***

Yavru Vatan” eskidendi, şimdilerde, “Vurgun Vatan” oldu!

***

Arıklı, “külliye”ye karşı çıkanlara “kökü dışarıda” demiş.
Nasıl bir aşağılık duygusuysa bu!
Yine de gelişme var elbette…
Eskiden olsa “uzat lan dilini” diyerek sigara söndürür, ayaklarını yıkatır, canı sıkılırsa tokadı basardı.

***

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ve Kıbrıs Türk Barolar Birliği, irademize dayatılan “Külliye”ye karşı yürekli bir tavır ortaya koydu.
Cumhuriyetçi Türk Partisi de çok net karşı durdu, bu utanç adımına…
Kimi örgütlerin tabelalarının büyük olduğunu gördük, yüreklerinin sefil!

***

"Halk Toplantısı çağrısı" da var, siyasi partilerden, 29 Eylül'de...
Kıbrıs Türk toplumu külliyeye nasıl dur diyeceğini konuşacak.
"Külliye" aslında çok daha büyük bir projenin sembolü...
Adı konmamış "ilhak" projesinin!
Umarım, yeniden bir uyanma yaşanır, irade yitimine, demokrasi yıkımına, değerlerimize yönelen onca saldırıya...
Kıbrıslı Türkleri dünyadan uzaklaştıran ve yalnızlaştıran siyasete karşı ayağa kalkmak için büyük kalabalıkların harekete geçmesi gerekiyor.
Yılmadan!
Yenilmeden!
Satılmadan!