Vize – TC – KC

Erdinç Gündüz


Aha size uzun uzun tartışılacak yepyeni bir konu daha.  Süreç daha çalışıyor olmasına karşın, hafta ortasından bu yana,  orada-burada, bilen-bilmeyen,  anlayan-anlamayan, çözüm taraftarı olan-olmayan,  suya sabuna dokunan-dokunmayan, kısacası herkesin dilindeki konu,  ‘vize’ konusu. Sorular, sorular, sorular yine... Benim değil... Orada burada herkesin sorduğu sorular bunlar.

Soru 1: Böylece Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığını resmen kabul etmiş mi olacak ?

Soru 2: Pasaport-vize sorunu ortadan kalktıktan sonra, örneğin Türk Hava Yolları, İstanbul-Larnaka düzenli seferlere başlayacak mı ? THY bir yana... Diğer Türk özel uçak şirketleri Türkiye’den Larnaka’ya direkt seferler başlatacak mı ? Başlatmaya kalkarlarsa, kim neye dayanarak engelleyebilecek ?

Soru 3: Bu durum sonrasında Türkiye ile Güney Kıbrıs arasında düzenli  ve direkt turizm turlar başlar mı ?

Soru 4: Uçak seferlerinden hemen sonra, Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti bandıralı gemilere limanlarını açacak mı ? Açmazsa gerekçesi ne olacak ? Türkiye limanlarını açarsa,  Rum da Mağusa, Girne yasağını kaldıracak mı ?

Soru 5:  Herhalde Kıbrıs Cumhuriyeti de, Türk pasaportu taşıyanlara, aynı şekilde davranmak zorunda.  Larnaka’dan giriş yaparlarsa “tamam”, Ercan’dan giriş yaparlarsa “Hayır” mı diyecek ? Ercan girişlerine “Evet “ demeye başlarsa, ‘kanunsuz havaalanı Ercan’ artık  ‘kanunlu’ bir havalanı mı olacak ?

***

Sonuçta ortaya ne çıkacağı netleşmemiş olsa da, eğer uygulama başlarsa, çok ilginç yepyeni bir durumla karşı karşıya kalacağımız kesin. 
Olup bitenleri ve olası olacakları açıklamaya çalışırken, “Neden ?” sorusuna nasıl isterseniz yanıt bulmanız da mümkün. ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin iyi niyet gösterisi’ de diyebilirsiniz,  ‘AB uğruna bazı şeylerden vazgeçmek’ de ; ‘çözüme doğru yeni bir adım” da diyebilirsiniz, ‘çözümle mözümle hiç ilgisi yok’ da...

---------------------------------------------------------------------


Sanatçı

Cumhurbaşkanı Akıncı, sanatçılara bir resepsiyon verdi.  Bu resepsiyona  davetlerle ilgili olarak, bizzat kendisinin ilgilendiğini sanmıyorum.  Cumhurbaşkanlığında, onun adına,  bu ve benzeri işlerle kim ilgileniyor ? Onu da bilmiyorum. Ama şu gerçeği de atlamamak gerek:  Bizzat ilgilenmemiş olsa da, kendi adına yapılan bir davetin sorumlusu, doğrudan Cumhurbaşkanıdır.

Davet gerçekleşti. Davete –her nasıl yapılmışsa- katılanlar oldu, katılmayanlar oldu. Arkasından da davet edilmeyenlerden tepkiler yağdı... Tepkiler üzerine de  Cumhurbaşkanı’nı özür diledi....

***

Ben kendimi ‘sanatçı’ sayıyor muyum saymıyor muyum ?  Bana ‘sanatçı’ denmesinden hoşlanıyor muyum hoşlanmıyor muyum ? Bu başka bir konu. Ama ben de resepsiyona davet edilmeyenlerdenim. Telefonla davet edilseydim de gitmezdim zaten. 

***

Konu konuyu açar. ‘Sanatçı’ kimdir ?  sorusuna,  sorular sıralayarak bir cevap çıkarmaya çalışalım. (Veya akılları daha da karıştıralım.)
Her resim yapan, her şiir yazan, her kitap-roman yazan,  her bir enstrüman çalan, her müzik veya tiyatro okulu mezunu  (kendi kendini yetiştirenlerden söz etmiyorum bile) ‘sanatçı’  mıdır ? Eğer öyleyse, Pavarotti’ye,  Picasso’ya, Beethoven’e, Lennon-McCartney’ye ve daha nicelerine selamlar iletelim buralardan...
Kabul edelim ki ‘sanatçı’lık,  çoook  ‘ucuzlatıldı’.  Özelikle Türkiye’de –ve sadık izleyicisi Kıbrıs’ta-   çooook ‘sanatçı’ vardır, nazar değmesin. Müzisyenler, şarkıcılar, dansözler, arabeskçiler ve daha neler neler... Hepsi ama hepsi sanatçı... Ülkemizde de çok-yüzlerce var.  Bol bol sanatçımız  ‘yaratmışız’  maşallah. En az, politikacı sayısı kadar. 

***

Hiç kimseyi  ve sanat uğruna yaptıklarını küçümsemek gibi bir niyetim yok. Sadece bu karmaşık ve sıkça suistimal edilmekte olan konuya dikkat çekmeye çalıştım. İşin kolayını seçip her önümüze çıkana ‘sanatçı’ derken biraz daha dikkatli olamaz mıyız acaba ?

------------------------------------------------------

Sanat ve sanatçı ile ilgili güzel sözler

• Gerçek sanatçı, eserinin anlaşılıp anlaşılamayacağını düşünmez. (J.LENNON)
• Sanat, taklitciliğin bittiği yerde başlar. (O.WILDE)
• Sanat, doğanın içindedir. Sanatçı ise, onu oradan çıkarabilendir. (A.STIFTER)
• Bir milleti esir etmek istiyorsanız, müziğini çürütün. (CONFICIUS)
• Bir ülkenin müziğini yapanlar, kanunlarını yapanlardan daha değerlidir. (R.WAGNER)
• Sanatçı, her yönden gelen duyguları algılayabilen bir anten gibidir. (O.WILDE)