Villalı gazeteciler, sendikacılar, doktorlar v.s.

Erdinç Gündüz


Dr.Siber Hükümeti, göreve başladığından bu yana hemen her Bakanlar Kurulu toplantısında,  geçmiş hükümet döneminde dağıtılan ‘kıyak arazi’, ‘kıyak sahil’  iptal etmekte. “Sonu gelir mi ?” diye bekleyenler çok.... “Maşallah maşallah..” diye hayretler içinde izleyenler de... Bekleşmeler devam ederken Levent Özadam haberi patlattı..Daha neler varmış neler....... Girne’nin kıymetli bölgelerinde tarla niyetine tahsisler... Bu tarlalara (!!!) dikilen villalar v.s.... Üstelik bu ‘kıyak’tan yararlananlar arasında gazeteciler, sendikacılar, doktorlar falan da varmış..
Özadam’ın yazısı çıktığından beri herkes “Kim bu gazeteciler, sendikacılar, doktorlar ?” sorusunu soruyor birbirine, Daha da kötüsü, doğru yanlış isimler dolaşmaya başladı dillerde. Başbakan bir an önce açıklasa da kurtulsa insanlar tahmin yürütmekten...
     
Garson
Gazetelerden bir habere göre,  gece kulüplerinden birinde, bir garson,  kadın pazarlamaktan tutuklanmış.... 
Polis arada sırada bu gece kulüplerine (!!!) baskınlar düzenliyor zaten. Bunu biliyorduk da çanağın ‘garson’un başında kırılması biraz tuhaf kaçtı gibi.
Söz konusu ‘gece kulüpleri’nde (!!!) kadın pazarlandığını 15 yaşındaki çocuklar bile biliyor bu ülkede.... Sadece zavallı garson muymuş yapan bu işi (!!!!)....
Nereden nereye ? Aklıma eski Sağlık Bakanı Hasipoğlu’nun sözleri geliverdi.  “Gece Kulüpleri’ni kapatalım da bunca asker bize mi saldırsın ?”  veya benzeri birşeyler söylememiş miydi ?
Demek ki neymiş ? Gece Kulüpleri’ne çalışma izni verenlerin buralarda kadın satıldığından haberi varmış ama haberi yokmuş gibi davranıyorlarmış... Demek ki neymiş ? Manga manga periodik aralıklarla hastaneye götürülüp kontrolden geçirilen, bu gece kulüplerinde çalışan kadınları biz yanlış değerlendirmişiz... Demek ki neymiş ?  Biraz daha eskilerde  adı pez......lik’lik olan ‘kadın pazarlama işi’, topluca yapılırsa legal, bir zavallı garson tarafından yapılırsa illegalmiş...

Saç-Sakal-Bıyık
Güney Kıbrıs’ta,  Polis Teşkilatı’nda  yasaklamalar var.  Bu yasaklamalar nedeniyle ortalığı kaldıranlar da.
Polis Teşkilatı,  polislerde saç, sakal ve bıyığı yasaklamış. Bunun üzerine bir grup polis, kişisel tercihlerine ve haklarına müdahale ve ihlal gerekçesiyle Ombudsman’a başvurmuş.  Ombudsman şimdi, bu kararın insan haklarına aykırı olup olmadığını araştırmaktaymış. İtirazcı polisleri tetikte bekliyor şimdi. Haklı bulunurlarsa ne ala, bulunmazlarsa konuyu AIHM’ne karar götürmekte kararlıymışlar.

Kamerunluların aklı...
Kuzey’den Güney’e kaçan ve hatta iltica edenleri duyuyor, biliyorduk da böylesini hiç duymamıştık.
Türk Emniyet Güçleri, geçenlerde Güney’den Kuzey’e gayri resmi yollardan geçmeye çalışan iki Kamerunlu yakalamış. Kamerunlular şimdi hapiste. Hukukçu bir arkadaşın değerlendirmesine göre olayın olası nedenleri şunlar olabilir:
a) Kamerunlular, Güney’de bir suç işlediler. Kurtuluşu, Güney kanunların geçerli olmadığı  Kuzey’e kaçmakta aradılar.
b) Kamerunlular, yanlış bilgilendirildiler. AB üyesi olan tarafın Güney değil Kuzey olduğunu sandılar.
c) Kamerunlular maceraperest. “Kuzey’e geçelim bakalım ne olacak ?” dediler ve geçmeyi denediler.
d) Kamerunlular Güney’deki berbat ekonomiden kaçıp mükemmel (!) bir ekonomiye sahip Kuzey’de yaşamaya karar verdiler.

Garip bir hesap
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde asgari ücret 1300 TL.  Kişi Başına Düşen Gelir ise 14,500 USD...
Elimizde resmi rakam yok ama, ülkemizdeki çok önemli sayıda insanının asgari ücretle çalıştığını biliyoruz. Hal böyleyken Kuzey Kıbrıs’ta ‘Kişi Başına Düşen Gelir’ nasıl olur da 14,500 USD olur ? Eğer Kuzey Kıbrıs’ta  Kişi Başına Düşen Gelir gerçekten  14,500 USD ise, rakamın böyle görülmesini sağlayan  para kimlerin ve kaç kişinin elinde ?