‘Vergi mi, okul mu?’

Cenk Mutluyakalı

Eğitim aylar aylar sonra yeniden “yüz yüze” başladı.
Çok zor bir süreç ve çözüm yerine kriz üreten, güvensizlik üzerine inşa edilmiş, kapasite yoksunu bir hükümetle baş başayız.
Yine de eğitime “yapıcı” bir anlayışla sahip çıkılmalıdır.
Eğitimin sürdürülmesi için olmalıdır tüm çabamız.
Çünkü iyi niyetle eleştiri yapanların yanında “eğitimin kesintiye uğraması” için tetikte bekleyenler de vardır.

Dürtüyorlar!
Tahrik ediyorlar!
Korkutuyorlar!
Sabote ediyorlar!

Hepimizin asıl korkması gereken “eğitimsiz nesiller” olmalıdır.

*  *  *

Son dönem çok sayıda özel girişimcinin yaptırdığı okullar var.
Olumlu bir gelişmedir bu.

Kimileri diyor ki, “Vergi vermek yerine okul yapıyorlar.
Çok da fena değil.
Eğer vergilerini “tam” ödeseler, eminim, o paralarla okul yapılmayacak.
Hastane de yapılmayacak.
 

Vergiler, size hizmet ve toplumsal değer olarak dönmüyorsa eğer, keşke, birileri her gün okul yapsa, hastane inşa etse, santral bacasına filtre taksa da en azından hayatımız kurtulsa!

Vergi toplaması gereken “devlet” kendi eliyle “kayıt dışılığı” destekliyor zaten!
“Devlet”in kendisi kayıt dışıdır üstelik!

Bu ülke “borçlanmak” pahasına sadece “maaş ödemeye” odaklanmıştır.
Toplumun önemli bir çoğunluğu ekonomik zulümle baş başa bırakılmıştır.
Terk edilmiştir açık seçik!

“Maliye”nin eğer çok parası varsa, partili eş dost istihdam edilir ve daha çok maaş ödenir.
Para yoksa borçlanılır yine maaş ödenir.
Bir de yakınlara ya da seçkinlere imtiyaz dağıtılır, ayrıcalık sağlanır, ihale bağlanır, yurttaşlık dağıtılır, kamu arazileri ve kıyılar peşkeş çekilir…
İtaat edilir!
Talimatlar uygulanır!

Eğitime ya da sağlığa, çevreye ya da altyapıya yatırım yapılmaz.
O nedenle “gösterişli” kimi bakanlıklar dışında okulların, mahallelerin, çoğu kamu kurumunun izbeliği ortadadır.

*  *  *
Eğitimin sadece organizasyonu değil içeriğine yönelik de ciddi sorunlar vardır.

İyice “kamplaşmıştır” eğitim ve bu ülkenin kimliğine, iradesine, geleceğine sahip çıkmıyor diyerek gönderme yapılan seçmenler, 90’lı yıllardan bugüne devlet okullarından yetiştirmektedir.
Eğitime dair ezberlenmiş krizlerin çok ötesindedir sanırım sorunlar!

*  *  *

Pandemi sürecinde kimi öğrenci ya da öğretmenler temaslı olacaktır, olmasa tuhaf…
Bir yol haritası, bir eylem planı varsa eğer hiç sorun değildir.

Panik yaşamadan, kışkırtıcı olmadan, yapıcı bir yaklaşımla eğitimi ayakta tutmalıyız.
Tek tek eksiklere yoğunlaşmalı ve çözüm odaklı ilerlemeliyiz.
Okullarımızı açık ve güçlü tutmalıyız.

Sözde değil özde!
Eylemlerimiz bu yapıcılıkta olmalıdır, kesinlikle…