Uyurken geçirdiler!

Serhat İncirli

Biber gazı…
İtfaiyenin hortumu…
Coplu, copsuz, kalkanlı, kalkansız, silahlı, silahsız ne kadar polis varsa hepsi…
Asker de alarmda…

-*-*-

Meclis açıldı…
Tartışmalar şiddetli…

-*-*-

Sendikalar, “anlaşamadık” dedi…
“Greve devam” kararı alındı…

-*-*-

Bugün sabah 05.00 sularında Meclis oturumuna ara verildi…

-*-*-

Saat 07.20 sularında Meclis Başkanı, “bugün Meclis genel kurulu toplanmayacak” diye açıklama yaptı…

-*-*-

“Başbakan Azerbaycan’a gidecek” dendi…

-*-*-

08.00 gibi sendikalar, “tamam grevi askıya aldık” diye açıklama yaptı.

-*-*-

Çok yoruldum…
Keyfim de kaçıktı…

-*-*-

KKTC’de yolsuzluk algısı ile ilgili basın toplantısına gidemedim, çok da üzüldüm ama ayakta duramıyordum…

-*-*-

Eve geldim, uyudum biraz…
Kahve içtim…

-*-*-

Saat 12.15 gibi, Yenidüzen’den bir mesaj geldi!
Meclis’te yasalaştıramadıkları hayat pahalılığı kazığını, kanun gücünde kararname ile yükletmişler!
Haaa bir de sevgili Cenk Mutluyakalı sosyal medyada paylaştı; “KKTC yolsuzluk ligi sıralamasında on basamak daha gerilemiş”… 
180 ülkenin yer aldığı sıralamada, 159’uncuymuşuz!

-*-*-

Sonra baktım kıçımda bir ıslaklık.
Kanama fark ettim!
Dedim, “uyurken bizi becermişler!”

-*-*-

Ağrısı herhalde üç – beş ay sonra gelecek!

-*-*-

Hepsi sahte veya gerçek diplomalı, efendiler okumuş; “becerdiler” dedim, daha kötüsünü yazamazdım!

-*-*-

Tabii ki bütün bu “becerme” işi, muhteşem bir senaryo!
Bu senaryonun Ankara veya Ankara’nın adamlarınca yazıldığı ve uygulattırıldığı inancım tamdır!

-*-*-

Haliyle asıl hedef, şu anda toplumu becerenlerin, olası bir genel seçimde sandıkta kalmaları için yapılmıştı!

-*-*-

Haaa hala tecavüzcüsüne aşık Stockholm Sendromu’ndan muzdariplerimiz varsa, onu bilemem!
Ama Özdemir Berova’ya kim – niye oy versin ki mesela?
Uyurken hepimizi…
Neyse görüntü aklıma geliyor, hiçbir çekiciliği yok!

-*-*-

Artık böyle!
Amaaaan böyle gazetecilik mi olur?
Bakın bu pis Serhat neler yazmış!
Gardaccığım benim yazdığım, sizin yaptığınızın yanında “okumuş” kalır!

-*-*-

“1 Nisan şakasıdır” diye de düşündüm ama değil!


Kanun hükmünde kararname 1 Nisan şakası olmalı!

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Hükümet Başkanları/Başkan Yardımcıları Toplantısı 2 Nisan 2026 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştiriliyor. 

-*-*-

TDT üyesi devletler Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye'nin yanı sıra, gözlemci üyeler Macaristan, KKTC ve Türkmenistan'ın da katılacağı toplantıda sürpriz bir karar bekleniyor.

-*-*-

Güvenilir bir kaynaktan elde ettiğimiz bilgiye göre, bu sürpriz karar iki maddeden oluşuyor.
1 – TDT, KKTC’yi siyasi olarak tanıyacak.
2 – TDT, üyesi devletler, KKTC’ye 20 milyar dolar hibe edecek. Bu 20 milyar dolarlık hibenin 12 milyarını Azerbaycan tek başına ödeyecek. İsrail’e sattığı petrolden elde ettiği fahiş gelirden bize de vermiş olacak.

-*-*-

Tabii ki yukarıda yazdıklarımı okurken, günün anlam ve önemini belirleyen 1 Nisan tarihini lütfen dikkate alalım… 

-*-*-

Büyük bir olasılıkla, Başbakan Ünal Üstel, hamasi gaz dışında hiçbir şey elde etmeden geri gelecek ve geri geldiğinde kendisini gerçekten sıkıntılı günler bekliyor.

-*-*-

Çünkü, yüksek bir olasılıkla, Meclis olmayınca, kanun hükmünde kararname ile geçirilen hayat pahalılığı düzenlemesi, hükümet ve tüm ortaklarının başına bela olacak.

-*-*-

Çünkü değerli bir okurumun da dediği gibi, hayat pahalılığı ödeneğinin dokuz ay ödenmeyecek olması, sadece devlet maaşlarını değil, özel sektörü de, asgari ücretliyi de, sosyal yardım veya engelli maaşı alanı da olumsuz etkileyecek. 

-*-*-

Sevgili abim Mustafa Asena, 1990’lardaki devalüasyonu ve krizi hatırlattı.
O dönemde, Erdal Onurhan başkanlığında, Mehmet Asena ve Mustafa Tantura gibi isimlerle yaptıkları bazı çalışmalardan söz etti…

-*-*-

Emekçinin hayat pahalılığı artışını “durdurmak” yerine, narh uygulaması yapılması gerektiğini; yüzde yüz karla satışların durdurulup, mesela yüzde 15, yüzde 25 gibi karlarla satış yapılmasını yaşama geçirebileceklerini hatırlattı.

-*-*-

Bağımsızlık Yolu’ndan Cansu Nazlı’nın önerileri hala aklımızda… 

-*-*-

Yapılacak çok şey varken, sen enflasyonu durduramayacaksın, bunun için hiçbir şey yapmayacaksın, fiyatlar zirve yapacak ve bu arada çalışanın hayat pahalılığını keseceksin!

-*-*-

Sonra da sandığa gidip oy isteyeceksin!

-*-*-

Bence hükümete bu deliliği her kim yaptırdıysa, kesinlikle tamamen siyasetten silinmeleri için yaptırdı!

-*-*-

Başbakan ülkeye dönmeden, bunun 1 Nisan şakası olduğunu söylesin!
Çünkü bu kanun hükmünde kararnamenin yasadışı olduğu tartışması bir yana; halkın aç kalma riski söz konusudur… 

-*-*-

Bunu yapabilen bir hükümet, kendi ayağına kurşun sıkmaz, doğrudan makata pimi çekilmiş el bombası yerleştirir!

-*-*-

Vaaaay bu Serhat gene pisleşti!
Bakın ne yazıyor!
Kanun hükmündeki kararnameniz, tekrar etmek gibi olmasın ama benim her türlü pis ağzımdan ya da kalemimden elli kat daha pisliktir!


Serhat İncirli, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği’ne atandı

Kıbrıslı gazeteci Serhat İncirli, sürpriz bir kararla Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçiliği görevine atandı.
Resmî kaynaklardan henüz doğrulama gelmemesine rağmen, kulislerde dolaşan bilgilere göre bu beklenmedik atama, diplomasi çevrelerinde şaşkınlık yarattı. Uzun yıllardır gazetecilik ve yorumculuk yapan İncirli’nin, siyasi analizleri ve eleştirel üslubuyla tanındığı biliniyor.
Atama haberinin ardından sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, gelişmenin gerçek olup olmadığını sorgularken, bazı kesimler bunun “1 Nisan şakası” olabileceğini dile getirdi. Konuyla ilgili henüz Ankara’dan veya Lefkoşa’daki resmî makamlardan bir açıklama yapılmadı.
Diplomatik çevreler ise, eğer haber doğruysa bunun alışılmışın dışında bir tercih olacağını ve kamuoyunda geniş yankı uyandıracağını belirtiyor.
Bu arada eski Büyükelçi Ali Murat Başçeri’nin de Gönyeli’ye yerleşip, İncirli’nin yerine desteban olarak görev yapacağı öğrenildi. 
Gözler şimdi resmî açıklamalara çevrilmiş durumda. (Bir gün kendi haberimi de yazacağım hiç aklıma gelmezdi).