Uyanış

Sami Özuslu

 

Kıbrıslı Türklerin ‘büyük uyanış’ı 2003-2004 döneminde yaşandı.
‘Kıbrıs sorunu’ adı verilen geçen yüzyıldan kalma, soğuk savaş artığı uzlaşmazlığın dar bir coğrafyaya hapsettiği, nefes almakta güçlük çeken, sürekli popülasyon değişikliği yüzünden yok olmakla var olmak arasında gidip gelen, travmaların ehr çeşidinden musdarip Kıbrıslı Türkler, kendilerine dayatılan sistemi ve kaderi değiştirmek için yollara dökülüp barış ateşi yaktılar. Sonrada sandıkta gereğini yaptılar.
Kıbrıslı Türkler yollara dökülüp kendi kaderini ilk kez belirleme fırsatını iyi değerlendirmek isterken, Kıbrıslı Rumlar henüz uyanmamıştı.
**
“Bu sefer durum farklı” dedi dün çok değerli bir Kıbrıslı Rum dost...
Kıbrıs Rum Toplumu’nun artık daha farklı düşünüp hareket ettiğini söyledi.
“Artık Kıbrıslı Rumlar siyasi partilerin peşinden de gitmiyor” dedi.
En önemli saptaması ise şuydu:
“Anastasiadis gerçekten çözüm istiyor. Dahası, Anastasiadis’in yakın ekibi de çözüme inanıyor.”
Bunlar bir ‘uyanış’ sinyali midir acaba?
Bir silkinme, kendine gelme mi midir?
**
Güney Kıbrıs bir yıldır ekonomik krizle boğuşuyor.
En büyük sorun işsizlik... Özellikle gençler iş bulamıyor, ekmek parası kazanamıyor, gelecek kuramıyor.
Bu hikaye bizim hiç de yabancısı olmadığımız, hatta alıştığımız tüden, değil mi?
Uzun yıllar yokluğun her çeşidini çekmiş, sonra “devlet kurduk, yaşatacağız, tanıtacağız” diye diye iki devlet kuran, ama hep gerisin geriye gidilen bir süreci yaşadık birkaç nesil...
Kimimiz mücahitlikte çürüttük ömrümüzü, kimimiz gurbet ellerde ekmek peşinde...
O ‘uyanış’ın arka planında yaşanmışlıkların birikimi vardı. Baskıların, tehditlerin payı da..
**
Şimdi Kıbrıslı Rumlar ekonomik sorunlarla yüzleşiyor.
Bizde bazıları ellerini ovuşturup “Oh oh” modunda içten içe seviniyor, ama işin aslı şu ki, bizim ekonomik durumumuz hala Rumların birkaç kat gerisinde...
Kıbrıslı Rumlar bu tür krizlere alışık değillerdi hiç ve belki de bu rahatlık yüzünden çözüme asılmadılar hiç...
Çözüme inanan, bu yolda ömrünü harcayan insanlar azınlıkta kaldı bu yüzden...
“Şimdi durum değişti” diyor yıllarca siyasette kalmış, önemli görevler de üstlenmiş Kıbrıslı Rum dost...
**
Havada birdenbire ‘barışçı’ mesajlar uçuşmaya başladı. Gaz, AB, NATO, strateji, büyük çıkarlar, bazı ülkelerin bölünmesi, planlar...
Ne duyuyorsak Kıbrıs’a dair, hiçbiri ‘buralı’ değil ne yazık!..
Hep ithal...
Nerede ‘bizimkiler’ peki?
Müzakere masası kuruldu, kurulacak.
‘Anavatanlar’ımız birşeyler kotardı, kotaracak.
Belki de ‘iş bitti’ de final sahnesi oynatılacak biz ‘adanın efendileri’ne (!)...
Oysa tam zamanı ayağa kalkmanın, uyanmanın...
Ve bu sefer birlikte...
Yok öyle ayrı ayrı!..
Hade Kıbrıslılar: Uyanış zamanı!..