Unutmadan Unutturmadan : “CON RİFAT”

Eralp Adanır

 

Toplum belleği unutmaya müsaittir de bu müsaitliği bilinçli ya da bilinçsiz şekilde kullanan yetkililer aslında tolumsal bellek adına suç işliyorlar. Dahası bir “insanlık ayıbı-vicdansızlık-vefa bilmezlik”tir işlenen suç.

Bu toplumun öğle değerleri var ki; bunları hatırlatmak ve tanıtmak açısından eli kalem tutanlar işe koyulsa, eli kalem tutanları destekleyecek merciler olsa; zorla “hiçleştirilmeye” çalışılan bizlerin silkinip kendimize gelmemiz içim önemli motivasyon gücü olacağına inanıyorum.

Kendimiz kaf dağında görmekten bahsetmiyorum, ya da olduğumuzdan farklı algılatma. Sadece gerçekler yazılsın ve günümüze taşınsın. Görülecektir ki; geçmişten günümüze bu bir avuç toplum nice değerli bilim adamları, yurtsever, politikacı, sanatçı, yazar, gazeteciler çıkarmıştır. İşte CON RİFAT böyle insanlarımızdan biridir.

Bu toplum için yaptıklarını hele hele İngilize karşı Evkafın Kıbrıslı Türklere bırakılması adına verilen savaşta yer almış ender kişiliklerden biridir. Sadece İngilize değil; kraldan kıralcı olan, yobaz ve İngiliz yanlısı Evkafçıları da karşısına alarak.

Hani bugün Evkaf Dairemizde, bırakın büstünü, bu zattı bir fotoğrafı olsa yine gam yemeyeceğim ama yok işte. Neden? Çünkü biz ve özellikle mevkililer; kendi değerlerimizi unutacak kadar bozulmuş, kusmuk bir hale gelmiştir. Ve Kıbrıslının en büyük özelliklerinden biri olan “kıskançlık” ise tek kelimeyle DNA’mızın bir parçası olmuştur.

Böyle olunca; kıskandığımız, beğenmediğimiz ya da bir çıkarı olmayan hiçbir makam-kişi; saygı duyulması gerekenlere saygı duymaz, hatta “yok sayar-saydırtır”. Ve elbette bu “merciler” yok saydırtmaya çalışsalar da bir yerde, toplumun sahip çıktıkları yaşamaya devam eder.

İşte CON RİFAT da; böylesi gözden kaçırılan diyelim, ama bugün göz önüne getirildiğinde bile ilgili mercilerce “umursamazlıkla” karşılanan bir vatanseverimiz. 1 Nisan 1932-29 Ağustos 1934 tarihleri arasında yayımlanan “MASUM MİLLET” gazetesinin sahibi ve yazarı Con Rifat, kalemiyle hem İngilize hem de yardakçısı Kıbrıslı Türklere sürekli yazılar yazan biriydi. Herşeyi bir kenara bırakınız, Evkaf İdaresi’nin Kıbrıs Türklerine geçmesinde en büyük mücadeleyi veren birkaç kişiden biri.

İşte Sevil Emirzade hanımefendi, çok da kolay olmayan bir formatta kitabı araştırarak, belgeleyerek, adeta dokuma tezgahında dokuyarak bizlere sundu. Niye kolay olmayan? Çünkü bir roman değil, bir “belgesel oyun” olarak tasarlanmış ama bir roman akıcılığında okuru rahatlatmıştır. “Belgesel Oyunlar”, ilk kez devrimci tiyatro uygulamaları ile, politika tiyatrosu içerisinde yer almış bir türdür. Ve bu türde belgecilik, araştırma ve yorumlama büyük önem taşımaktadır.

Sevil Emirzade hanımefendi araştırmacılık yönündeki başarılı bulgularla bizi adeta o yılların Kıbrısına, yaşamına, politikasına ve kültürüne götürüyor.

Con Rifat’ın “Con” isminin de neren geldiğini merak ediyorsunuzdur herhalde. Hani bugünün Con Kahveleriyle bir ilgisi yok. Anadoludan kaçıp Kıbrıs’a gelen İttiakçılar, yani Jön Türklerle Rifat bey sürekli görüşen bir kişilikti. Yobaz Kıbrıslılar tarafından sürekli eleştirilen Rifat bey’e, “Jön Rifat” takma ismi takılmış ve süreç içerisinde de “Jön” değişerek “Con” olmuş.

İşte böye...

Geçmişimize, kaliteli insan duruşuna, yaşanmışlıklarımıza uzanmak isteyen, bu yolculuğu CON RİFAT kitabıyla yapabilir bence.